Sonsuzluğun Delili
Sevdiklerimiz öldüğünde sevme kabiliyetimiz ölmüyorsa demek ki bu filmin devamı vardır.
Kendimle olan kavgam bitti. Bazı şeyler yaşanırken insan her zaman kendini haklı sanıyor. Ben de yıllarca hep öyle sandım ama filmin devamı hiç de umduğum gibi gitmeyince kafam karıştı. Şimdi artık kimseyi suçlamıyorum.
Sayfa 336·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Film, gündelik algı dünyasının aynısını yaratmayı amaçladıgı için, dışarıdaki sokakları az önce izledigi filmin devamı olarak algılayan sinema izleyicisinin bu bildik deneyimi, yapımcıların esas aldıkları kural haline gelmiştir.
O Kediyi Kurtar
Kitabın da adı olan O Kediyi Kurtar'ın işaret ettiği senaryo yazım kuralının şaşırtıcı derecede tartışmalı olduğunu keşfettim! Basılmadan önce kitabı gösterdiğim çoğu senaryo yazarı önermesinden çok etkilense de bazıları da bir tek bu fikirden dehşete kapıldılar ve fikirlerim arasından en kötüsünün bu olduğunu düşündüler. Çoğu Aşk Denizi'ndeki O Kediyi Kurtar örneğini (kitabın "Giriş" bölümünde detaylı bir biçimde yer alıyor) eski moda buldu, faydalı olabilecek bir giriş kitabının en kötü tavsiyesi olarak değerlendirdi. Sırf bu da değil, kahramanı "sevilesi" yapma fikrinin mide bulandırıcı derecede tatlı, sıkıcı ve seyirciye yaltaklanma çabası olduğunu düşünüyorlar. Bir daha üstünden geçelim; O Kediyi Kurtar kuralı, "Kahramanı sevmemiz, başarıya ulaşmasını istememiz için onunla tanıştığımızda bir şey yapmalıdır" der. Bu, filmin yolculuğuna katılmamız için her gördüğümüz filmde kahramanın kör bir adama para verdiğini gösteren bir sahne olmalıdır demek mi? Hayır, çünkü bu, tanımın sadece bir bölümü. Detaycı eleştirmenlerim için bir uçuş ortası eklemesi yapayım: O Kediyi Kurtar'ın devamı şöyle: "Bir senaryo yazarı, kahramanın içinde bulunduğu zor durumla seyirciyi senkronize hale getirmeye önem vermelidir." Ne demek istediğimi açıklamak için kesinlikle seyirciye yaltaklanmaya çalışmayan bir filmi inceleyelim: Ucuz Roman. Ucuz Roman'ın birinci sahnesi temelde John Travolta ve Samuel L. Jackson'la tanıştığımız sahne. "Kahraman"larımız onlar. Ayrıca uyuşturucu bağımlısı kiralık katiller (saç kesimleri de gerçekten feci). Quentin Tarantino, büyük ihtimalle hiç hoş lanmayacağımız bu iki adamı bize tanıtırken çok akıllıca bir şey yapar: Onları komikleştirir. Naifleştirir. McDonald's hamburgerlerinin Fransa'daki isimlerini tartışmaları o kadar eğlencelidir ki... Biraz da
Alıntı
Bazen bir şiirin devamı, filmin sonu olabilir.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Alıntı
"Ne olur filmin devamı çıkmasın. Senin seyredemeyeceğin bir devam filmi hiç var olmasın bu dünyada.."
Alıntı