Kaç mevsim kırlara çıkıp
çiçekler topladık mezarlar için
Belki ürküttük tarla kuşlarını
belki kurdu kuşu ürküttük
ama aşkı ürkütmedik hiç
Hâlâ koynumda resmin
Ve hâlâ sımcıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin
Bu çalışmalar sırasında geçmişte Sakarya Meydan Muharebesi nin şehit miktarı olarak verilen "5.713" sayısının da yanlış ol-duğu, bunun neredeyse %75'inin yaralanarak götürüldüğü sargı yeri/hastane/mecruhinlerde hayatını kaybeden Mehmetler olduğu ortaya çıkmıştır. Arazide beş yıldır gerçekleştirdiğimiz arama faaliyetleri sonucunda, daha önce listelere "kayıp" olarak kaydedilmiş ve bu nedenle bugün firari muamelesi gören 8.600 askerimizin yaklaşık 4.000'ine ulaşılmış ve tamamının aslında şehit olduğu görülmüştür. Kaldı ki Yunan arşivlerinden ele geçirdiğimiz pek çok fotoğrafta da bu şehitlerimizin neden kaybolduğu görülmektedir; bu yiğitler şehit oldukları tarlalara, vadilere, mevzilere Yunanlar ya da civar köylüler tarafından defnedilmişlerdir. Bu nedenle, Ekler kısmındaki Sakarya Meydan Muharebesi Zayiat Cetveli'nde de görüleceği gibi, gerçek şehit sayımız en az 13.000'dir.
Bu kitapta anlatılan, tek suçu şehit olduğunda cephe ötesinde, düşman işgali altındaki sahada kalmış olmak olan, bu nedenle listelere "kayıp" şeklinde kaydedilen ve 98 senedir firari muamelesi gören 8.640 aslanın öyküsüdür. Sakarya boyunda vatana eklenen yaklaşık 13.000 Mehmet'ten beş yılda ulaşabildiğimiz 4.000'inin "bizi unutmayın" çağrısıdır.
Bu kitap aynı zamanda Sakarya Meydan Muharebesi'ni, hatta Milli Mücadele'nin tamamını önemsizleştirme gayretindeki günümüz Ali Kemal'lerine sahadan, gerçek delillerle verilen cevaptır.
Ve hala sımsıcak durur anılar
sımsıcak ve biraz boynu bükük
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış
yasak bir kitap gibi durmaktadır
ve firari bir sevda gibi
Şimdi duvarlarda resmin
Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet- geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?