Puan vermedi·136 syf.··
2026 4. kitabı
·
2783 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 14:21
@tarik_tufan ın #biradamgirdişehrekoşarak ve #vesenkuşolurgidersin kitaplarının ardından #kekemeçocuklarkorosu okuduğum üçüncü kitabı oldu. İlk okuduğumda iz bıraktığı için okumaya devam etmemden de anlaşılacağı üzere seviyorum kalemini. Çok güzel bir radyo programına konuk oldum bu kitabıyla. Anlattıkları sizden, bizden, hep içimizden ama çoğunlukla sustuklarımızdan derlenmiş. Tebessüm ettiğim de oldu, gözlerimin dolduğu da. Rahmetli Yadigar Ejder... Anlattıklarından sadece biri. Hikayesini bilmeme rağmen, öyle bir hatırlattı ki tokat gibi çarptı. Sahi ne çok gülerdik o dayak yerken. "Yüzleri tanıdık ama adları bilinmeyen insanlar vardır hayatın bir yerinde... Makyajsızlar... Figüranlar... " demiş anlatırken. Hayatımızda da yok mu böylesi insanlar? Okumadıysanız boşuna vakit kaybediyorsunuz derim. Alıntılarımı bırakıp müsadenizi istiyorum. "Gecenin bir vaktinde, bir radyo istasyonunda avuçlarıma doldurduğum kelimelerden hayat izleri arıyorum. Tanımadığım sesler değiyor yüzüme, eskitiyoruz birbirimizi ve bir sözcüğün uğruna gözlerimizi feda ediyoruz. Firari düşlerin gettosu oluyor gece..." "Hayatı bir kitap okur gibi geriye yaslanıp okuyamazsın. Direniş ayakta filizlenir, yürüyüştür ayakta kalmanın besini..." "...çocukların yalnızca yere düşen dondurmalarına, kirlenen pantolonlarına, kırılan bisikletlerine, yırtılan kitaplarına ağlamalarını diliyorum..." "Ben hayatı üniversite de öğrenmedim..."
Kekeme Çocuklar KorosuTarık Tufan · Profil Yayınları · 20198,3bin okunma
Puan vermedi·360 syf.··
2026 33. kitabı
#HollySeddon #SakınGözleriniKapama #YabancıYayınları “Bir kez yalan söylediniz mi yolunuzu da seçmiş oluyorsunuz bunun dönüşü yoktur. ” “Bir aileyi ayakta tutan şey ortak yalanlarsa, o ev artık bir yuva değil, sadece suçun örtüldüğü bir suç mahallidir.” Geçmişin hayaleti kapınızı çaldığında; Bazı sırlar paylaşıldıkça azalmaz, aksine sahiplerini diri diri gömer." * * * * * * * * * Merhaba sevgili dostlar 🪽 Holly Seddon, bizi sadece bir gerilim hikâyesine değil; "Bir annenin, çocuklarının çığlığına sağır kalması mı daha affedilmezdir, yoksa o eve , o "canavarı" kendi elleriyle buyur etmesi mi sorusuna cevap ararken aynı zamanda , parçalanmış bir çocukluğun enkazına da davet ediyor. Hikâyenin kalbinde, birbirine zıt fakat bir o kadar da aynı trajedinin iki yarısı olan, ikiz kız kardeşler var.. Bir yanda şöhretin zirvesindeyken panik atakların pençesinde kaybolan, kendini eve hapseden ve dünyayı sadece karşı apartmanı izleyerek kontrol edebileceğine inanan Robin... Diğer yanda ise geçmişin yalanlarından kaçarken ikizine sığınmaktan başka çaresi kalmayan Sarah. Kitap, "Geçmiş" ve "Günümüz" sarkacında gidip gelirken; küçük bir çocuğun dünyasında başlayan o sessiz travmaların nasıl devasa bir yıkıma dönüştüğüne şahit oluyoruz. Ancak bu yıkımın asıl mimarı ,hikâyenin ise en can yakıcı ve mide bulandırıcı katmanı, şüphesiz ki o eve bir "koruyucu" maskesiyle giren ama aslında Robin ve Sarah’nın çocukluğunu parça parça kemiren , kendisini bir kaşık suda boğasım gelen üvey baba figürüdür.. Yazarın satır aralarına gizlediği bu şahsiyetsiz/ sıfatsız adam müsfettesi sadece bir yabancı değil; kızların masumiyetini sömüren, varlığıyla korkuyu sıradanlaştıran ,onların ruhsal evrenine sızan ve orayı içeriden çürüten ,rafine bir istilacı /
Sakın Gözlerini KapamaHolly Seddon · Yabancı Yayınları · 2021123 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·284 syf.··
2024 43. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2024 23:03
Faruk Nafiz Çamlıbel’in bu eseri, Anadolu’nun tozlu yollarını ve sessiz hanlarını Türkçenin en yalın haliyle kucaklayan bir gönül borcudur. Şair, yaylı arabasıyla Kayseri’ye ilerlerken karşılaştığı kimsesiz ruhların acısını kendi kalbinde hisseder ve bu topraklara duyduğu derin hayranlığı her dizede ilmek ilmek işler. ​Firari şiirine gelince, bu dizelerin ardında vatan sevgisiyle harmanlanmış hüzünlü bir kaçış öyküsü yatar. Şiir, Milli Mücadele döneminde işgal altındaki İstanbul’dan ayrılarak Anadolu’nun kalbine, yani bağımsızlık ateşinin yandığı yere koşan bir Türk gencinin ruh halini yansıtır. Şair, bu "firar"ı korkakça bir kaçış değil, aksine özgürlüğe ve öze dönüş yolculuğu olarak kurgular. Geride bırakılan sevgilinin ve şehrin yerini, Anadolu’nun sert doğası ile istiklal umudu alır. Bu eser, bir insanın toprağına duyduğu sarsılmaz bağlılığın ve bağımsızlık uğruna her şeyden vazgeçişinin dokunaklı bir seslenişidir. Memleket edebiyatını tatmak isteyenler bu kitapta çok şey bulacaktır. İyi okumalar dilerim Faruk Nafiz Çamlıbel
Han DuvarlarıFaruk Nafiz Çamlıbel · Yapı Kredi Yayınları · 20213,529 okunma
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 11. kitabı
·
41 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2024 01:25
Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki? "Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkûm olmayan hiçbir "yeni" hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm." E. M. Cioran
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Toroslar'dan Yükselen Bir İsyan Çığlığı: İnce Memed
10/10
·2142 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
“Konuşan insan, öyle kolay kolay dertten ölmez. İnsan konuşmayıp da içine gömdü mü dertlerini, asıl o zaman ölür.” Yaşar Kemal, Çukurova’nın sıcağını, toprağın kokusunu ve insanın fıtratını öyle bir harmanlar ki, kitabı okurken ağaların zulmü altında ezilen köylülerin nefesini ensenizde hissedersiniz. Memed, sadece bir firari değil; haksızlığa karşı sıkılmış bir yumruk, "mecburiyetin" ete kemiğe bürünmüş halidir. İnceleme Notları: • Mecbur Memed: Memed eşkiya olmaya meraklı olduğu için değil, "mecbur" olduğu için dağa çıkar. Yaşar Kemal bize şunu sorar: Düzen seni boğarken, ölmek mi daha zordur yoksa başkaldırmak mı? • Doğa ve İnsan: Romanda Çukurova sadece bir mekan değildir; bir karakterdir. Dikenler, çakırdikenleri, akarsular Memed’in hem dostu hem düşmanıdır. Doğa, Memed’in iç dünyasının aynasıdır. • Abdi Ağa ve Düzen: Ağa sadece bir şahıs değil, kokuşmuş bir sömürü düzeninin sembolüdür. Memed ona ateş ed**erken aslında yüzyıllardır süregelen o adaletsizliğe ateş eder. "İnsan oğlu şu dünyada her şeyi yapabilir, ama bir insanı başka bir insana köle yapamaz." Sonuç: İnce Memed’i okumak, bir insanın kendi sınırlarını aşışına tanıklık etmektir. Kitap bittiğinde kulağınızda hala "Memed, Memed!" diye bağıran köylülerin sesi kalır. Eğer bu topraklarda adalet aranıyorsa, o arayışın en gür sesi bu dört ciltlik destandadır. Yaşar Kemal İnce Memed kadir deniz
1000Kitap
İnce MemedYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20182,249 okunma
Puan vermedi·656 syf.··
Beğendi
·
2026 144. kitabı
Büyük beklentilerin hayal kırıklıklıkları da büyük ve yıkıcı olur,romanı okuduktan sonra aklıma gelen ilk cümle bu oldu. Charles Dickens büyük umutlar isimli bu klasikleşen romanında,okurlarına ;para hırsının insanı körleştirici özelliğine, daha iyi bir yaşantıya kavuşunca, eski kötü günlerinde kendisine destek olup bağrına basanları görmezden gelmelerini, köylü ile kentli, cahil ile okumuş arasındaki uçuruma ve bundan kaynaklanan insanlar arasındaki ayrımcılığa ve de buna olanak sağlayan sosyal düzene dair sakınmadan söyleyeceklerini ana karakter pip in ağzından okurlara lanse ediyor.küçük yaştan itibaren,zengin bir ailenin kızına aşık olan, ama ona erişme umudunun olmadığını bilen pipin ,anlatımıyla başarılar kazanmasını ,nevrotik bunalımlarını,1800 lü yıllar ingilteresini bir solukta okuyoruz. misal: "Onu sevmenin yıkım olduğunu biliyordum ama bunu bilmek ona duyduğum sevgiyi azaltmıyordu. Onun kusursuz biri olduğuna inansam ancak bu kadar ona bağlanırdım." yazar pip karakterini,zannımca kendinden esinlenerek yaratmış,çünkü yaşam öyküsü,çocukluğundan itibaren benzerlikler gösteriyor.Memur bir babanın oğlu olarak 1812 yılında doğan Dickens'ın ilk yılları refah içinde geçse de babasının borçları yüzünden hapse girmesiyle sefaletle tanıştı. Henüz 11 yaşında iken bir boya fabrikasında çalışmak zorunda kaldı.büyük umutlar da ise pip ,11 yaşlarında demirci çıraklığı, demirciliğe başlamadan önce ise,zengin bir ev de hanımefendiye hizmet yapıyor.basit bir iş,onu yürüttme ve sohbet etme gibi haftalık ,bir sene kadar süren,ritüel haline gelen bir iş.fakat bu evde estalla yı görüyor.karakterini,hayatını değiştiren adımları,kararları o ev ve estalla dan sonra atıyor.ablasının zulmü,eniştesinin çocuksu saflığı,eşraftan bıktırıcı yavan tipler,hapishaneden kaçan gizemli
Büyük UmutlarCharles Dickens · Can Yayınları · 201718,5bin okunma