Fırat Ürper

Fırat Ürper
@firaturper
Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği / Sosyoloji
Lisans Mezunu
Darıca/Kocaeli
Uludere/Şırnak, 8 Mart
142 okur puanı
Ağustos 2014 tarihinde katıldı
***Hissi spoiler içerebilir.
Puan vermedi·104 syf.··
2024 3. kitabı
·
72 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 17:20
Yazar, bu kitapta sınıfsal farklılığın, insan evrimine etkisiyle birlikte modern zamandan yaklaşık 900 bin yıl sonrasına götürüyor okuyucuyu. Kitapta, insan ırkının yoksullar ve zenginler olarak iki farklı türe evrildiği görülüyor. Zaman makinesi ile yapılan yolculuk sırasındaki detaylar bana göre, okuyucuya bu cihazın bir gün gerçekten icat edilebileceğine inandırıyor. Hikayenin bir dost meclisinde başlaması ve sonrasında bir dost ziyaretiyle son bulması, zaman kavramından bağımsız, buruk bir his bırakıyor.
Edebiyat
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bilinçaltının Gücü ve Değiştirilebilir Kader
Puan vermedi·288 syf.··
2021 26. kitabı
Kitabı okumaya başlarken, içindekiler sayfasını es geçmemenizi öneririm. Çünkü yazarın bilinç ve bilinçaltı konularına yaklaşım stratejisi burada belli oluyor. Fizik, Felsefe, Biyoloji, Psikoloji gibi farklı disiplinlerden yaklaşımlarda bulunulacağını görmek, okuma iştahınızı arttırabilir. Ancak maalesef okuma sırasında bu iştah yer yer kesiliyor. Çünkü bazı konularda fazlasıyla yer alan akademik terimler, tepeden inme bir şekilde karşınıza çıkıyor. Bu durum hem akıcılığı bozuyor hem de anlatım kopukluklarına sebep oluyor. Bir ara 'Acaba haksızlık mı ediyorum? Akademik kitap olarak mı yayınlandı yoksa? ' diye kitabın satışa sunulduğu kategoriye baktım. Bir çok yerde 'kişisel gelişim' kitabı olarak sınıflandırılıp piyasaya sunulmuş. Aslında bu kitap, popüler bilim konsepti ile yazılsaydı, bence çok daha güzel bir iş ortaya çıkardı. Kitabı okurken çok çok sıkıldığımı söyleyemem ama mahsulü olduğumuz eğitim sistemini ilk kez 'İyi ki...' diye başlayan bir sözle olumluyarak andığımı söylemek isterim. Evet! İyi ki ortaokul, lise ve üniversitede farklı branşların teorik bilgilerinde boğulma deneyimimiz var. Yoksa bu kitabın sonunu getirmek için geçen süre, Karamazov Kardeşlerden her gün 10 sayfa okumaya benzer bir hal alırdı. Bir kişisel gelişim okuru için bence kitapta yer alan en önemli husus, bilinçaltının gücü konusuydu. Çünkü hayatta başarı sağlayanların ortak bir sırrı burada ifşa ediliyor. İşte bu noktada okuduğum en etkileyici kişisel gelişim kitabı olan Joseph Murphy'nin Bilinçaltının Gücü kitabına değinildiğini görmek çok hoşuma gitti. Biz sıradan insanlara, başarılı olmanın formülü veriliyor. Üstelik en somut, en sade ve en anlaşılır haliyle. Formülü şu şekilde tek cümleye indirgeyebiliriz: Doğru bir hedef belirleyip bunu bilinçaltının gücüne teslim etmek...
Bilincin ve Bilinçaltının GücüMeltem Soyugüzel · Eftalya Kitap · 201970 okunma
Fahrenheit 451 ile Gelecek Kaygısı Üzerine
Puan vermedi·208 syf.··
2021 21. kitabı
Fahrenheit 451, okuduğum en etkileyici kitaplardan biriydi dersem, kesinlikle yalan söylemiş olurum :) Çünkü genel itibariyle distopik kurgular beni sarsmıyor, korkutmuyor, endişelendirmiyor ve diğer türlerde olduğu kadar etkilenmiyorum. Sebebi üzerine düşündüğümde, benden kaynaklı ihtimalleri ihmal edersek aklıma tek bir ihtimal geliyor. Coğrafya... Yaşadığı ülkenin gündeminden ötürü ciddi gelecek kaygısı yaşayan toplumların bireyleri, bir distopik kurgudan ne kadar çok etkilenebilir. Sansasyonel ve kendinden emin bir ağızla söylemek gerekirse, Adolf Hitler yaşıyorken hiçbir Avrupalı okur veya entelektüel distopik kurgu romanlarından etkilenmez :) Size inandırıcı gelmiyor ise 1984, Cesur Yeni Dünya, Fahrenheit 451, Hayvan Çiftliği, Biz vs. gibi önde gelen distopik kurgu romanlarının yayınlandığı tarih veya sıçrayış yaşadığı yıla bakmanızı öneririm. Neredeyse tamamı 2. Dünya Savaşı sonrasına denk geliyor. Bu sebeple Fahrenheit 451'den etkilenebilmem için nereden baksanız 5 yıllık temiz bir işleyen demokraside yaşamam gerekiyor :) Şimdi Fahrenheit 451'in bazı noktalarına değinmek isterim. Aksi durumda bu yazı Fahrenheit 451 inceleme yazısı olmaz. İncelemeye alınan, sosyal medya hesaplarım olur :)  Kitap bana Matrix filmindeki Cypher'ın 'Cehalet Mutluluktur' sözünü hatırlattı. Kitapta bu sözü ilke edinen bir dünya düzeni anlatılıyor, diyerek konuyu tek cümlede özetleyeyim. İtfaiyeciler yine halkın mutluluğu için varlar. Ama söndürmek için değil bu kez yakmak için. Çünkü insanlara acı veren, düşündüren kitaplar yakılmalı, yok edilmeli. Ancak bu şekilde düşünmeden eğlenip mutlu kalabiliriz. Bu haliyle bence oldukça özgün bir kurgu. Kitabı çok akıcı bulmadım fakat sonunda şöyle bir düşünceyle kitapla vedalaşabilirsiniz: Düşünmemenin getirdiği mutluluk mu, sorgulamanın
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Zweig'in Kızıl'ı ve Çaylaklığa Öğütler
Puan vermedi·72 syf.··
2021 25. kitabı
Stefan Zweig'i, insanın duygu durumunu yazıya aktarmanın piri olarak görüyorum. Defalarca kez yaşadığım ama hiçbir zaman dile getiremediğim, isimlendiremediğim hatta 'Bana has saçma bir histir' deyip önemsemediğim bazı duyguları, Zweig'in cümlelerinde gördüğümde, okumayı bırakıp başımı kitaptan kaldırarak 'Vay bee' dediğimi birkaç kez hatırlıyorum. Aynısı bu kitapta da oldu. 'Kızıl' adlı novellasını okurken, geçmişte çaylağı olarak girdiğim tüm o ortamları hatırlattı bana. Yeni bir ortama girerken kendimizi kabul ettirme çabasına girmek, kendimizle yabancılaşmamıza neden olabilir. Stefan Zweig bu kitapta böyle bir çabanın kişiyi nasıl sefil bir duruma düşürebildiğini işlemiş. Tabi çıkış yolunu da yazmayı ihmal etmemiş. Her insanın muhakkak bir ideali olmalı ve onun peşinden koşmalı. İşte ancak o zaman değer gören, özgün bir birey olabilir. Bu kitapta kahramanımızı böyle bir dönüşüme sokan gelişme ise kızıl hastalığına yakalanan bir kız çocuğuna karşı hissettiği duygular oluyor. (Esas kızın yaşını yazmamak daha iyi oldu sanırım) Kitabın sonunda, amacı olmayan sağlıklı bir bireyin yaşamı ile ideallere sahip hasta birinin yaşamı arasında bir kıyasa girerken bulabilirsiniz kendinizi. Esas oğlanın yeni karizmatik halinin hastalıktan kurtulacağı ihtimalini biz okuyucunun insafına bıraktığı için Stefan Zweig'e teşekkürler :)
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Bülbülü Öldürmek
Puan vermedi·360 syf.··
2021 17. kitabı
Kitabın akıcı olmadığını kabullenmek üzereydim ki bir anda farklı hisler içerisinde olduğumu fark ettim. Yaşananların Scout adlı küçük bir kızın gözünden anlatılması, bende olay örgüsündeki basitliği biraz perdeledi. Scout'un avukat olan babasına ismiyle hitap etmesi her seferinde gelenekselci yanıma bir tokat atıyor gibiydi:) Kitap bana ırkçı anlayışın baskın olduğu bir sosyolojide ikamet etmenin deneyimini yaşattı diyebilirim. Bir okuyucu olarak birkaç yerde ırkçılığa karşı artık ben bile pes etmek istedim. Ama her defasında Scout'un avukat babasının kendinden emin duruşu beni kendime getirdi. Demek ki yanlışı savunan kalabalıklara rağmen her zaman doğruyu söylemek gerekiyor. Tabi eğer siyahi değilseniz. Siyahi mahkum Tom Robinson'un mahkemedeki savunması, ufacık vicdanı olan en beyaz tenlisinin dahi yüreğini cız eder nitelikteydi.
Edebiyat
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Epsilon Yayınevi · 202088,6bin okunma