Cennetin Dibi, günümüz dünyasının bizlere cennet diye sunduğu o ışıltılı tutsaklığı sorgulatan bir eser.
Gündüz Vassaf; sevgiden aileye, yaşamdaki rollere, cinsel kimliklere, başarıdan düzene kadar en dokunulmaz değerlerimizi kaleme aldığı denemelerle sorgularken, bir konudan bir konuya özgürce uçan o kışkırtıcı anlatımıyla bizi bilerek irite ediyor.
Yazarın kullandığı aşırı uç örnekler ve sarsıcı yaklaşım, aslında birer düşünce alıştırması olarak bizi en duyarlı yerimizden yakalıyor ve üzerine titrediğimiz kutsalların ne kadar dayanıksız bir temelde durduğunu gösteriyor.
Bizi hayali bir cennetten indirip kendi gerçeğimizin dibine fırlatan bu huzursuz edici yolculuk, sonunda şu soruyu sormaya zorluyor:
İnandığın her şey gerçekten sana mı ait, yoksa hepsi sana öğretilen birer rol mü?
Bu kitap, daha önce bir solukta okuduğum, her bölümüyle doğrudan hedefe giden, keskin bir yumruk gibi olan Cehenneme Övgü’nün aksine, o etkinin daha dağınık ve zihin yorucu dolambaçlı bir yola dönüşmüş hali.
Cehenneme Övgü, geceyi ve özgürlüğü bir kurtuluş sözüyle yüceltirken, bu eser bizi doğrudan o sözde cennetlerin sahteliğiyle yüzleştirerek çok daha fazla irite eder. Bu yüzden Cehenneme Övgü bir solukta okunan sarsıcı bir bildiri tadı verirken; Cennetin Dibi, uç örnekleri ve daldan dala atlayan yapısıyla okuru sürekli yavaşlatan, sindirilmesi güç bir okumadır.
Yazar eserlerinde asıl deliliğin/anormalliğin, herkesin tek bir kalıba uymaya zorlandığı “normal toplum” olduğunu savunur. Onun için özgürlük, çoğunluğun dayattığı yaşam biçiminin dışına çıkabilme cesaretidir. Bu kısım gerçekten çok tartışılır. Kimi durummlarda evet ama öyle durumlar da var ki yani bilemiyorum kabulü zor.
Yine de yaşantımızın rahat uykusundan uyanmak isteyen ve olağan denilen her şeyi bir de tersten