Çok keyifle okuduğum çerezlik bir kitap. Cüneyt Arkın filmlerinden hoşlananlara tavsiyemdir Battal Gazi serilerinin modern zamana uyarlanması yazılmış gibi. Onun dışında edebi dili ve tarihi bir ağırlığı yok. Beyazıt Akman'ın diger kitaplarıyla kıyaslarsak vasat olduğunu bile söyleyebilirim ancak bu kadar kötümser bakmaya da gerek yok:) okunabilir, bir kaç saat hoş vakit geçirilebilir bir öykü denemesi.
Hani bir söz var ya "dost acıyı tatlı söyleyendir." diye işte o dost Abdurrahim Karakoç bence.
Keyifle okudum, gönül ferahlatanlardan, yönünü kaybedenlere abi edasıyla yolunu gösterenlerden sayın Karakoç sanki o karşımdaydı da ben dinledim öyle canlı öyle samimi çok sevdim çok. Ruhuna rahmet olsun.
Kitap boyunca evli bir adamın genç kadına olan tutkusu döndü durdu kafamda ve yakıştıramadım. Atsız'ın sevmediğim bir kitabı oldu bu. Hikayesine ısınamadım, sanırım ben kahramanlık üzerine yazdığı hikâyelerini daha çok seviyorum, işin içine aşk öyküsü girince Atsız çuvallıyor.
İlk kitap olan Bozkurtlar'ı bitirdim. Türk gelenek ve adabıyla yetiştirildiğim için bende yüksek hayranlık uyandıran bu destanı bitirmiş olmak içimde kutlu bir burukluk bıraktı. Lakin ben de düşman inine Kür Şad gibi dalanlardanım, maşallah bana:)
Kendini tanımak isteyen, biz kimmişiz yahu diyen herkesin okuması gereken rehber niteliğinde öncül kitaplardan alın kütüphanede bulunsun.
Kendi ahmaklığından, bile isteye korkaklığından teslim oldun Madame de Prie.
Heyecanla okumak istedim, küllerinden doğan bir kadın bekledim kitap boyunca sonunun böyle olacağını düşünmemiştim.