'' Bir kabahat işleyecek olursam sizlerden kırmızı bir gülle özür dileyeceğim. Bu gül aynı nedenle bana uzatıldığında ise bağışladığımı dile için beyaz bir gül takdim edeceğim.''
Bir an duraksadı. '' Peki ya... özür kabul edilmeyecek olursa? O zaman ne olacak? Pembe güller de mi dikeceğiz? ''
Osmanlı devrinde Hariciyecimizin daima ağzı açık fakat kulakları sağır ve hatta gözleri kördü. Yani kendi sırrını tutamaz, düşmanların aleyhimizdeki hareketlerini duyamaz, göremez veya anlayamazdı. Bir milleti felakete sürüklemek için de bu kadarı yeterliydi.