F.Nur

back again with stream of consciousness
9/10
·152 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 22:40
Başka bir dilde (İngilizce bile olsa) bilinç akışı gibi takip edilmesi zor bir teknikle yazılan bir romanı ( To The Lighthouse) okurken zorlanmıştım ve büte kalmıştım. Bu kitap Türkçe ve yine zorlanıyorum. (!)
Edebiyat
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Altı harfli bir tatlı mısın?
10/10
·248 syf.··
2026 2. kitabı
Bu kitabın en güçlü tarafı sessiz acıları çok gerçek hissettirmesi. Büyük büyük ağlamalar, şaşırtıcı olaylar ya da aşırı trajik sahneler yerine günlük hayatın içindeki görünmeyen kırgınlıkları anlatıyor. Bu da kitabı daha vurucu yapıyor çünkü okurken “böyle insanlar gerçekten var” hissi oluşuyor. Özellikle Selime Teyze oldukça etkileyici çünkü okurken “böyle bir tanıdığım var.” diyebiliyor insan. Onun görünmez hale gelmesi sadece yaşlılıkla ilgili değil, yıllarca herkes için yaşayıp sonunda kimsenin gerçekten onu görmemesiyle ilgili. Yaşlılarımız için durum tamamen buraya evriliyor. Birinin temel ihtiyaçlarını karşıladık diye ona sevgi göstermiş sayılıyor muyuz? Meltem tarafı da bence kitabın duygusal dengesini kuruyor. Çünkü yalnızca terk edilmiş bir anne hikayesi okumuyoruz, aynı zamanda anne-baba sevgisi olmadan büyümüş birinin boşluğunu görüyoruz. Bu yüzden iki karakter birbirinin yarasını tanıyor gibi hissettiriyor. Benim kitapta en sevdiğim şey şu oldu: Kitap suçlu aramıyor. Çocukları tamamen kötü yapmıyor, anneleri tamamen kusursuz göstermiyor. Daha çok insanların birbirini zamanla nasıl ihmal ettiğini anlatıyor. Bu yüzden gerçekçi geliyor. Özetle, çok hassas bir noktaya çok da bağırmadan gayet hassas bir şekilde değiniyor. Aklımda kalabilecek, tatlı bir kitaptı. Şermin Yaşar
Duygu ve Düşünce
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
7/10
·256 syf.··
2020 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2020 02:33
*: moraliniz bozukken ya da kendinizi iyi hissetmediğiniz zamanlarda eliniz bu kitaba gitmesin. *2: Spoiler içerebilir. Her yazar mutlaka kendini kitabına yansıtır, kurgusuna kendinden bir şeyler katar. Kafka'nın kitaplarında karakter hep ailesiyle sorun yaşar, Edgar Allan Poe'da hikaye hep karanlık, bulanık ve kanlıdır, Cengiz Aytmatov'un baş karakteri hep kara haber getirir ya da bir çocuk mutlaka annesiz-babasızdır... Sylvia Plath de kendi rolünü bulamadığı tiyatrodan ayrılışını bu kitapta Esther üzerinden anlatır. Roman hakkında ve karakter hakkında hiç bilgim olmadan okuduğum ilk 100-120 sayfası "hadi bir şeye de karar ver, bir şeyden de memnun ol" demekle geçti. Kitabın kalan kısmında karakterin ait olamama, sevememe, topluma "topluluklara" yabancılaşma gibi problemlerin onu nasıl bir sona sürüklediğini okuyoruz. "Son" demekle kastettiğim aslında ölüm değil. Çünkü karakter -bana göre- tam anlamıyla ölmek istemiyor. İntihar konusunda bile "Tabancayla yapamam, tam olarak nereye nişan almam gerektiğini bilmiyorum" şeklinde kararsızlaşabiliyor. Kitabın psikolojik etkileyiciliği (gerilim, korku, -biraz daha abartırsak- nefes darlığı gibi) karakter ve yazarın aynı düşüncede olmasından kaynaklanıyor. Son olarak intihar üzerinde empati yapmakta zorlanılacak bir konu. Bu yüzden önyargıların ya da kafanızda oluşan soru işaretlerinin kitaba devam etmenizi engellemesine izin vermeyin. "Sağlıklı" okumalar dilerim.
Edebiyat
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
Bir Buruk İnceleme
9/10
·536 syf.··
2017 43. kitabı
·
118 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2017 14:05
Yıllarca nar mevsimi her geldiğinde “Nar cennet meyvesidir, sakın ha bir tanesini bile yere düşürme!” tembihiyle büyütüldüğümden olsa gerek bu kitaba ayrı bir değer verdim. Her bir sayfası, tanesi düşmesin diye özenle ayıkladığım nar gibiydi. Aytmatovumsu, coğrafya temelli yazarların günümüzdeki (bana göre) en güzel temsilcisi Nazan Bekiroğlu... Aytmatovumsu-coğrafya temelli ile ne demek istiyorum? Ürünü yaşadığı coğrafyadan besleyerek ortaya çıkaran. Aytmatov’da bozkırın soğuğunu, sıcağını, yalnızlığını, sadeliğini ne kadar hissedebiliyor ve resmedebiliyorsanız; bu kitapta da Karadeniz’in dalgalı soğuğunu, dik yokuşlarını o kadar net hissedip resmedebiliyorsunuz. Hiç gitmeyen birine bozkırda yürürken zaman zaman ayağınıza değen cılız otların ciltte kağıt kesiği hissi yaratan esintide sağa sola savruluşundan çıkan hışırtıyı duyurmaktan bahsediyorum. Haliyle bu kitapta da hiç gitmemiş olmanıza rağmen Karadeniz’in kıyısında fırtınalı gecede dalga sesleriyle uyuyup sabah toprak kokusundan aldığınız o muazzam enerjiyle çıkılan yokuşların tepesinden seyrettiğiniz manzara anlatılınca kendinize “yağmur mu yağıyor, hava biraz soğudu mu?” sorularını sorarken buluyorsunuz. Settarhan ve Zehra’nın aşkları ilkbahar güneşinin kalbe verdiği sıcaklık gibi ılık ılık yayılan ve kilometreleri aşan bir hikaye. Ilık diyorum fakat “nâr” kelimesinin “ateş” anlamına geldiğini düşünürsek, kitabı okurken farklı ‘yanma’lara mensup karakterlerin sayfalara düşürdüğü ateşten yüzümüz yanıyor bazen. Herhalde bir kitap en fazla bu kadar sabrın sınırlarıyla oynayarak imkansızları imkanlı hale getirebilirdi. Herhalde bir kitap en fazla bu kadar yoğun duyguları -göç, aşk, savaş, ayrılık- bir arada verirken bir İran halısı gibi ince ince dokunabilirdi. Herhalde bir kalp en fazla “İran’dan Trabzon’a
Edebiyat
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
"Dünyanın En Güzel Aşk Hikayesi" Ardından Gelenleri Etkileyendir.
8/10
·80 syf.··
2020 8. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2020 00:12
Kitabın özgeçmişiyle alakalı küçük bir bilgi vermek isterim. Hikaye ilk yazıldığında adı ''Cemile'' değil, hikayede müziğin etkisinin çok güçlü olması ve hikayedeki olay akışının temel taşlarından biri olmasından dolayı adı "Melodi" imiş. Fakat kitabın Rusça çevirilerinde ve kuvvetle muhtemel Rus çevirmenin de etkisiyle kitabın adı "Cemile" olarak değiştirilmiş. İlk defa Aytmatov okuyacak olanlar için hafif ve yazarı tanıma adına güzel bir başlangıç sayılabilecek, kısa ama bir o kadar da derin bir hikaye. Güçlü aşkların veya arzuların hiçbir engel tanımadığını görüp bundan ilham alarak kendi hayallerini, kendi geleceğini, kendi yolunu seçenlere... İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma