Tarikatlar hakkında şöyle yazıyor: "Yüzyıllardır bu kadar insan, saçlarını kesip kesmemek ya da belirli günlerde su içmemek için mi bir araya gelmişti?"
Rönesans ile başlayıp Aydınlanma ile doruğa tırmanan nesnel gerçekliği kavrama düşü, bu düşün yarattığı saldırgan ve tektipleştirici öznenin tahakkümünden öyle bunaldı ki, bu kez de nesnel gerçeklik fikrini bütünüyle terk edip, hayatın her alanını popülist zırvaların önlenemez kirliliğine bıraktı.
İnsan beyninin, başka insanların yokluğunda ne kadar kısa sürede adeta hamurlaşabileceğini tahmin edemezsiniz. Bir insan tek başınayken tam insan olamıyor, çünkü başkalarıyla ilişkimiz sayesinde varlığımızı sürdürüyoruz. Ben tek insandım burada ve "hiç" insan olma tehlikesi içine girmiştim.