8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:23
~yorum Vefa ve Zeyrek'te geçiyor olaylar. III. Murad dönemi ile başlıyor. Osmanlı döneminde sadece sarayda değil, dışarıda da entirikalar doluymuş. İşte bu kitap bunları anlatıyor. Bir süre merakla okuyorsunuz, bir süre sıkılıyorsunuz. Yazarın dili biraz ağır olsa da, yine de severek okuyorum. Eski İstanbul'u okumayı da seviyorum. Tarihi polisiye severler okusun.
Forsa HalilReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2017223 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 12. kitabı
Mahmut Yesari,Ömer Seyfettin’in hikâyeleri için şöyle söyler:“Ondan evvel küçük hikâye tatsız, yavan bir şeydi.Edebiyat -ı Cedidecilerin küçük hikâyeleri lisan itibarıyla cıvık,kozmopolit, mevzu noktainazardan da daha toy,çocukçaydı.” Ömer Seyfettin’den birçok öykü okudum.Bu kitabındaki öyküleri ağırlıklı olarak “milli değerlerin halka yansıtılması,hatırlatılması ve bu hatırlatmanın neden yapıldığı” temelinde incelemeye çalışacağım.Yazarın tarihi konu edinen öyküleri zaten kitabın içeriğini oluşturur; dolayısıyla “Yeni Lisan”dan,cocukluk temasından,tebessüm ettiren Ömer Seyfettin’den pek bahsetmeyeceğim. Ömer Seyfettin,Balkanlar’ın acısını yaşamış ve Osmanlı’nın adım adım,an be an yıkılışını gözlemlemiş,hissetmiş ve bunun üzerine fedakârlıkla ilgili ve insanların cesaretini taze tutmak için milli değerlerin topluma güç olması adına konusunu tarihten alan hikâyeler yazmıştır. Milli değerleri ve vatan sevgisini üst seviyeye çıkarma hedefi olan bu öykülerde,geçmişin destansı kahramanlıkları yer alır.Bu kitaptaki bazı hikayeler kurgusunu ve konusunu destanlardan da almıştır. Başını Vermeyen Şehit hikayesi, Peçevi Tarihi’nde yer alan destanın unsurlarından yararlanmıştır.Bu hikâyelerin kahramanları,yazarın kurgusuyla birleşince ideal,vatan sevgisi barındıran,örnek alınacak kişilere dönüşür.Türk halkının kendine olan güvenini,motivasyonunu yerine getirme amacı bulunan bu hikâyelere,anlatıcısı her açıdan örnek sayılacak özelliklere sahip Ferman hikâyesi örnek verilebilir. Kahramanlık,Ömer Seyfettin’in tarih konulu hikâyelerinde en çok işlenen temadır.Bu doğrultuda yazılan hikâyesinde de babası haksız yere idam edilmiş Tosun Bey,cesareti ve hızlı yapısıyla kahramandır. Aynı zamanda devletin kendisi için aldığı karara da boynu kıldan incedir;onu büyüten baba yadigarının “
Seçme Hikayeler 1Ömer Seyfettin · Bilge Kültür Sanat · 2014431 okunma
Reklam
Ömer Seyfettin
10/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ömer Seyfettin'in öykülerini kapsayan bir kitap içinde kaşağı ,forsa, topuz ..gibi öyküler bulunmaktadır. Sade bir dil ,yalın,anlaşılır bir öyküler mevcut.Her öyküsü anlamlı ve düşündürücü. Nerden... Nereye...
KaşağıÖmer Seyfettin · prizma yayıncılık · 200619,8bin okunma
Başarılı bir kariyer, duygusal eksiklikleri iyileştir mi?
Puan vermedi·348 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 11:42
Romanın merkezinde, istenmeyen bir çocuk olarak büyüyen Sonay'ın, çocukluk travmaları yer almakta. Sevgisiz büyümek ,kabul görmemek küçük bir çocuğa yüklenen en büyük cezadır bence. Görünmez çocuk olmak Sonay karakterini hem kendinden hem de ailesinden kopmasına yabancılaşmasına neden olur. İlerleyen yaşlarda bunun ikili ilişkilere yansımasını işleyen kitap, bize birçok konuda tanıdık gelecek diyalogları yansıtıyor. Kitabın dili sade, türü psikolojik gerilim & aşk romanı türünde ilerlese de bireyin iç dünyasını anlamaya çağıran, kişisel gelişim tadı da barındıran bir romandır.
Kış GüneşiAynil Onur Yüksel · Ange Yayınları · 202364 okunma
Forsa, Kürek Mahkumu
Puan vermedi·64 syf.··
2022 102. kitabı
Ömer Seyfettin, kısa hikâye geleneğimizde yalın dil ile derin anlamı bir araya getirme maharetiyle öne çıkar. Forsa, bu ustalığın en çarpıcı örneklerinden biridir. Metin, yalnızca bir esaret anlatısı değildir; zaman, umut, aidiyet ve hürriyet kavramlarını iç içe geçirerek insan direncinin uzun soluklu bir portresini çizer. Hikâye, Osmanlı denizcisi Kara Memiş’in Malta kuşatması sırasında esir düşmesiyle açılır. Yıllar süren forsa hayatı, bedeni tüketirken zihni ve inancı ayakta tutan tek dayanak umuttur. Metnin omurgası, rüya ile gerçeğin birbirine değdiği bu umut ekseninde kurulur. Kurtuluş, tesadüf değil; sabrın ve bekleyişin ahlaki bir karşılığı olarak gelir. Nihayetinde baba–oğul kavuşması, bireysel kurtuluşu kolektif hafızaya bağlayan güçlü bir düğüm noktasıdır. Forsa, özgürlüğü yalnızca zincirin çözülmesi olarak değil, insanın iç dünyasında koruduğu irade olarak ele alır. Esaret mekânları dar, umut ise sınırsızdır. Uzun yıllar boyunca sönmeyen beklenti, hikâyenin ahlaki çekirdeğini oluşturur. Çaresizlik içinde bile hayata tutunma iradesi, metni duygusal bir yüceliğe taşır. Kitabın kapak görseli, özellikle çocukluk okur deneyimimde metnin önüne geçen bir etki yaratmıştı. Zincire vurulmuş beden, karanlık fon ve sert renkler; daha okumadan esaretin ağırlığını hissettirmişti. Bu görsel çağrı, metnin ruhunu sezdirir: karanlığın içinden sızan direnç. Pek çok okur için Forsa, önce kapakta hissedilen bu ağırlıkla belleğe kazınmış, sonra metinle anlamını derinleştirmiştir bence. Forsa, hürriyetin değerini esaretin karanlığında parlatan, dilde sadelikle duyguda derinliği buluşturan kalıcı bir metindir. Okurun zihninde ve kalbinde yer eden kapakla başlayan yolculuk, metnin vicdani gücüyle tamamlanır. Bu nedenle eser, Türk hikâyesinin vazgeçilmez duraklarından biridir.
ForsaÖmer Seyfettin · Karanfil Yayınları · 20143,068 okunma
Puan vermedi·348 syf.··
2025 59. kitabı
️ Hayran olduğunuz kişinin, Bir caniye dönüşmek üzere olduğunu fark ettiğinizde... Kaçmak için ya artık çok geçse? . . ️Güvenimi kazanıp beni en zayıf anımda, en zayıf noktamdan vuracaksın değil mi? . . ️Ben söylemiştim demek istemiyorum ama insan kendi hayat derslerini kendi tecrübe etmeden anlamıyor.. . . ️ Merhabalar sevgili kitap dostlarım. Sevgili, Aynil Onur Yüksel kaleminden okuduğum ve diğer iki kitabı gibi elimden bırakmadığım bir eser Kış Güneşi ... Psikolojik Gerilim ve aşk romanları olmazsa olmazımdır... İşte Kış Güneşi , bu iki alanı da içinde ustaca barındırmış dolu dolu doyurucu bir okuma deneyimi sunan bir eser. Sonay ve Selen ikilisi ile tanışmak için hazırsanız başlıyoruz . . ️ Selen Önder... Türk Dili ve Edebiyatı mezunuydu ve iş bulması gerekiyordu.. Yazdığı hikaye ve makalelerin yanı sıra, basılmayı bekleyen 440 sayfalık bir romanı vardı. İzmir'de yaşıyordu ... Ani bir kararla İstanbul'a gelmişti. Çünkü, hayranı olduğu dünyaca ünlü yazar Sonay Çelikel'in asistanı olmak istiyordu ve seçmelerde hazır bulundu. Seçmeleri beklerken de kitap okuyordu.. Hatta kitap okuyan tek adaydı.. . . ️ Sonay Çelikel... Adayları memnuniyetsiz şekilde inceliyordu... Bu seçmelerin zaman kaybı olduğuna artık emindi.. Taa ki, elinde kitapla sıra bekleyen adayı görene kadar... . . ️ Çalışmak için bir araya gelen bu ikili , hayatlarının geri dönülmez şekilde değişeceğinden habersizdi elbette... Sonay , bir adada oturuyordu.. Selen ise , adaya gidip gelmek zor olacağından köşkte bir odada kalması teklifiyle gelen Sonay Bey'in teklifini kabul etti. Korku ve cinayet romanları yazan bir adamla aynı evde kalmak fikri birazcık ürperti veriyordu elbette...Ve tabii , rüzgar adanın tepesindeki eski köşkün etrafında eserken çıkardığı o korkunç sesler hiç de yardımcı
Kış GüneşiAynil Onur Yüksel · Ange Yayınları · 202364 okunma
Reklam
Reklam