Rodion Romanoviç Raskolnikov

Rodion Romanoviç Raskolnikov
@fovizm
58 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Herkese Merhaba,
Ufak bir ricam olacak sizlerden. Uzun zamandır kitap okuyamama durumuyla karşı karşıyayım. Çok istiyorum okumayı ama bir süre sonra dikkatim dağılıyor. Okuma alışkanlığımı geri kazanmak için az sayfalı kitaplar okumaya çalışıyorum(en fazla 200 sayfalı). Okumak beni iyileştiriyor çünkü. Bu yüzden beğendiğiniz yazarlardan, az sayfalı kitap önerileri verebilir misiniz acaba? Beni ben yapan değerlerimden biri okumak. Ve ben bu alışkanlığımı kaybetmek istemiyorum. Okumak ve öğrenmek bu hayatta en çok sevdiğim şeylerden biri. Lütfen bu alışkanlığımı kaybetmemem için bana yardımcı olun. Yardım eden etmeyen herkese teşekkür ederim şimdiden.
Rodion Romanoviç Raskolnikov
Kitap tavsiyesinden ziyade dikkatinizi dağıtan unsurlara yoğunlaşmanızı tavsiye ederim size. Zira aynı sorunu bir dönem ben de yaşadığımdan samimiyetle yazdım bunu. Bu unsurların başında da telefon gelmekte. Şimdi doğruya doğru, insanın vücudunun bir uzvu haline gelmiş durumda bu nesne. Dolayısıyla bildirimleri tümden kapatmanız yararınıza.. Bu husus dışında size şu durumda yarar sağlayacak tek yazın türünün “novella” olduğu aşikâr. Kısa denemeler de olabilir. Knut Hamsun’ın “Açlık” adlı romanını tavsiye ederim size. Açlık” hem kısa roman (novel) hem de novella özellikleri gösterir, literatürde çoğunlukla “roman” olarak adlandırılır ama teknik olarak novella boyutuna da uygundur.
Sizce?
“Para güçtür…”
Alıntı
Rodion Romanoviç Raskolnikov
Toplumsal bilinçdışında “para güçtür” dogması, ilkel dürtülerin, özellikle de egemenlik ve güvenlik arzusunun, modern bir rasyonalizasyonudur. Bana göre bu sav, insan doğasının daha derin dinamiklerine indirgenirse, kendi içinde paradoks barındırıyor. Güç, özünde bir nesne değildir, bir süreçten ibarettir. Biriktirilebilen bir madde değil, süreğen bir irade halidir. İnsan davranışlarını yönlendiren asıl güç, görünürdeki nesnel araçlar değil, bastırılmış arzuların ve bilinçdışı çatışmaların karmaşık oyunundan ibarettir. Para, yalnızca bu çatışmaların fetiş nesnesine dönüşmüş bir yanılsamadır. Sizin paraya yüklediğiniz güç, sizin kendi varoluşsal eksikliğinizi maskeliyor. Ama eksikliğinizi ortadan kaldırmıyor. Karakter, zeka ve ahlak gibi nitelikler ise paranın sağlayamayacağı bir tür “içsel bütünlüğü” doğuruyor. Karakter, dürtülerin bilinçli süzgeçten geçirilerek yapılandırılması, zeka, arzularla gerçeklik ilkesi arasındaki dengeyi kurabilme yetisidir. Ahlak ise, özne ile öteki arasındaki ilişkinin sorumluluk temelinde kurulduğu etik bir alanı işaret eder. Yavaşça sonuca gelelim… Para, bu süreçlerin hiçbirini kendi başına üretemez. Sadece kısa devre yapar. Özne, gerçek emek ve bireysel gelişim süreçlerinden geçmeden, geçici bir iktidar hissi yaşar. Ama bu his, bilinçdışının derin katmanlarında daima kırılgandır, her an çökebilir. Çünkü gerçek güç, dışsal nesnelerde değil, içsel formasyonun istikrarında bulunan bir şeydir. Yani alıntı yaptığınız “para güçtür” sözü, nevrotik bir savunma mekanizmasından ibarettir. İnsanın kendi ontolojik yetersizliğini, yersiz bir nesneye yansıtarak unutma çabası diyebiliriz. Gerçek güç ise, dışsal nesnelerle değil, içsel bütünlükle kurulur. Kısaca güç, paranın değil, bireyin kendisinin ürünüdür.