Yiğit Baran

Bilgi, kişinin özünde var olanı bilmesidir. Cehalet ise kişinin sadece yanılsamalarla yaşamasıdır.
Felsefe
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
KUVAYI MİLLİYE'DEN Düşündü birdenbire kayalardaki adam kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri Kim bilir onlar ne kadar büyük ne kadar uzundular? Birçoğunun adini bilmiyordu yalnız, Yunan'dan önce ve Seferberlikten evvel geçerdi Gediz'in sularını başı dönerek. Dağlarda tek tek ateşler yanıyordu Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında birdenbire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar. O, saati sordu. Paşalar: "Uc" dediler, Sarisin bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun basına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.
Şiir
Atatürk’ün yaptıkları tarih mahkemesi önünde yargılanmış ve kendisi tüm uygar insanlığın alkışlarını almıştır.
Hayat bir oyun ve biz bu oyunu yaşamaya mahkûmuz.
Felsefe, her şeyden önce, yaşamın anlamı ve değerleri hakkında derinlemesine düşünme arzusuyla başlar. Felsefi düşüncenin kökenleri, insanların kendilerini ve dünyayı anlamaya yönelik bu temel meraklarından doğar. Bu, basit bir cevap arayışından ziyade, soruların ve bu sorulara yönelik farklı bakış açıları arasındaki tartışmanın bir sonucudur.