Dünya Döner Renkler Kalır nasıl değerlendireceğime karar veremediğim bir roman oldu. Anlatıcılardan biri olan Cahide'nin eşinden boşanmasından sonraki dönemde başlayan hikaye arkadaşı Feride ve abisi Fikret'in de anlatıcı olarak dahil olmasıyla genişliyor. Cahide'nin ve etrafındakilerin hikayesi olarak şekillenen romanda arka planda bir şirketin jeotermal santral yapmak için memleketlerindeki aile arazilerini satın almak istemesi hikayesiyle de paralel bir şekilde ilerliyor.
Benim açımdan sıkıntı biraz da burada başladı. Cahide'nin boşanmasından sonra hayatına devam etmesi ve Feride ve Fikret'in yıllar sonra bir araya gelmeleri üzerine de yoğunlaşan roman ara ara da ve çoğunlukla Fikret üzerinden şirketin hareketleri hakkında bilgi veriyor. Bu da bu mücadelenin bir yan hikayeden öteye geçememesine sebep oluyor. Kitabının arka kapağında yazan "bir avuç insanın doğanın katline karşı verdiği mücadelenin" sözünün kitabı doğru tanıtmadığını hissettiriyor.
Kitabı okurken keyif almadım diyemem. Ama galiba hikayesinden ziyade karakterlerin hayatlarına dahil olmak hoşuma gitti. Bende çok etki bırakmadı.