Kitabın ilk yarısı sadece bir günlük izlenimi veriyor. Çok güçlü tasvirler kullanılarak sizi “varoluşun” içine çekiyor. Karakterleri ve çevreyi iyice tanıttıktan sonra kitabın diğer yarısında varoluşmanın üzerine düşünceler dile getiriliyor. Bu felsefi görüşlere bir renk skalası gibi hafif hafif geçilmesi görüşe aşina olmayan okuyucular için kolaylık yaratmış ve kısa zamanda varoluşçuların kült eserlerinden biri haline gelmiş olabilir.
Tamamen benim okuma tercihlerimle alakalı olarak ilk yarıda yoğun tasvirlerden yoruldum (bu yüzden 1 puan eksik verdim) ancak ikinci yarıda olayların hızlanmasıyla kitap bir hayli keyifli hale geldi.
Sartre öyle bir son hazırlamış ki sanki şehir karakterimizin üzerine yıkılıyor ve nihayetinde Paris’e yolculuğun başlangıcı ile kitap bitiyor. Başlangıçla biten bir son Sartre’ye ne kadar yakışan bir son diye düşünmeden edemiyor insan.
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
Doğum, yaşam ve ölüm hakkındaki görüşlerinizi derinden sarsacak sıra dışı bir eser.
Felsefi pesimizmde önemli yeri olan Cioran’ın varlık ve din felsefesi üzerine çok ciddi kafa yorduğu anlaşılıyor.
Fikirlerini anlatırken klasik filozoflara, doğu din felsefesine ve varoluşçulara sık sık atıfta bulunuyor Cioran, bu alanlarda okuma yapmış okuyucuların çok keyif alacağına inanıyorum.
Gündelik olaylara nihilist yaklaşımını ihmal etmiyor, hayatımızdaki kalıplaşmış bakış açılarına karşıdan bakmayı gösteriyor ve bazen sizi karamsarlığa sürüklüyor.
Nietzsche’nin Almanca’daki ustalığından etkilenmiş olacak ki kendisi de Fransızca kelimeler üzerinden pek çok zihin oyunu tasarlamış. Böyle cümleler ana dilinde ne kadar lezzetliyse çevrilmesi bir o kadar zordur. Bu yük orijinal cümlede yapılan kelime oyunlarına dair ufak notlar düşülerek hafifletilebilirdi. İleri seviyede Fransızca bilen okuyucuların kesinlikle asıl eseri okuması gerektiğini düşünüyorum.