Son yaklaştıkça, anımsanan birtakım imgeler kalmaz artık, yalnızca sözcükler kalır. Zamanın, bir zamanlar benim sözcülüğümü etmiş sözcüklerle bana yüzyıllarca eşlik etmiş kimsenin yazgısını simgeleyen sözcükleri karıştırması garip değil aslında.
Homeros olmuşluğum vardır; yakında kimse olacağım Ulysses gibi; yakında herkes olacağım; öleceğim.
Ölümsüzlük, anlamsızdır; insan dışında bütün yaratıklar ölümsüzdürler, çünkü ölümden habersizdirler; tanrısal, korkunç, anlaşılmaz olansa, kendi ölümsüzlüğünü bilmektir.
Süleyman, yeryüzünde yeni bir şey yoktur, buyurur. Böylece nasıl Eflatun, bütün bilginin yalnızca ansıma olduğunu kurmuşsa, Süleyman da bütün yenilik, yalnızca unutuştur diye yargı verir.