Yemek yeme alışkanlıkları doğrudan, hem çocukluktan hem de mevcut streslerden doğan duygusal meselelerle bağlantılıdır. Nasıl yedigimiz veya yemedigimiz ve ne kadar yedigimiz, yaşadığımız stres seviyeleri ile ve yaşamın getirdiği değişiklikler karşısında geliştirdiğimiz başa çıkma yöntemleriyle yakından ilişkilidir.
Yoğun inançlar; kişileri, derinlerinde yaşanan boşluğu doldurmaya yönelik, benlik duygusu oluşturmak için bilinçsiz çabasından başka bir şey olmayabilir.