Halk, edebiyata yabancı, şiirden ve maâliyattan anlamayan insanlar topluluğu değil midir? Halktan dediğimiz kişiler cehd harcar, idrâklerini genişletir, kendi dillerinde yazılmış büyük kitapları anlayacak seviyeye gelirlerse, halk olmaktan çıkarlar. Anlamak bir fetihtir, bir mükâfattır, bir imtiyazdı. Elbette ki avamın da kendisine has bir edebiyatı var. Buna folklor denilir. Ne Bâki, geniş kitlelerin şairi oldu; ne Fuzûli, ne Hâmid, ne Hâşim..
Onca depremi dimdik ayakta kalarak geçiren yapıların inşacısı Mimar Sinan'ları, bugün bile hayranlıkla okunan ve her okunduğunda yeni hikmetlere kapı aralayan şiirlerin şairi Fuzûlî'leri, aradan yüzlerce yıl geçse de fetvaları toplumları felaha kavuşturan Ebüssuûd Efendi'leri ve daha nicesini sayabiliriz. Taşlıcalı Yahya'ları, Sokullu Mehmed Paşa'ları, Barbaros Hayreddin Paşa'ları yetiştiren; büyük-lüğüne hayran bırakarak daha nicelerini bünyesine dâhil eden bu sistem, yaşanan bütün badirelere rağmen Osmanlı'yı asırlarca ayakta tuttu. "Muasır medeniyetler"in izinden gitmek üzere dönüştürüldüğünde ise Devlet-i Aliyye çözülmeye başladı. Sonradan enjekte edilen ne varsa, bünyeyi âdeta küçük bir kurt gibi kemire kemire tüketti. Tazelenmeye muhtaç ne kadar yeri varsa ağulanıp yok olmaya yüz tutunca; sesi, sözü kıtalar ötesinde gür şekilde hissedilen toplum, okyanusların ötesinden gelecek seslere ve sözlere kulak kabartır hale geldi.
Ailemi mes’ud edeceğim diye fuzûlî borçlanmalara girmemelidir. Bu hem israf olur hem de borçlanmalar dolayısıyla ileride bir çok rûhî sıkıntılara sebeb olur. Bilhassa lüks hayat hastalığı aile fâcialarına sebeb olmaktadır.
Buna mukabil çok aileler tanırım ki mâli imkânları olduğu halde namazlarını kılarlar, oruçlarını tutarlar, zekâtlarını verirler, her türlü israf ve gösterişden kaçındıkları için Cenâb-ı Hakk’ın rızâsı bunlar üzerindedir.
Yediklerinde, giydiklerinde orta hâli tercih ederler. Hayır işlerinde önderdirler. Allah’ın rızâsı yolunda oldukları için bunların bütün ferdlerinde sevgi saygı görünür, hep güler yüzlüdürler. Komşularla, fakirlerle iyi geçinirler.