Ne var ki, başkalarının arabası doluyken boş arabayla dolaşmanın da bir sınırı vardı; bir noktadan sonra insan imreniyor, yüreği burkuluyor, artık dayanamıyordu. Karısına, çocuklarına ellerini hiçbir şeye sürmemelerini tembih ettikten sonra, Marcovaldo da tezgahlar arasındaki bir geçitten hızla kıvrıldı, ailesinin görüşü dışına çıktı, bir raftan bir kutu hurma alıp arabaya koydu. Yalnızca, hurmayı on dakika süreyle dolaştırma zevkini tatmak, herkes gibi alışveriş yapıyor görünmek, sonra da onu aldığı yere bırakmak istiyordu. Bu kutunun yanına bir de kırmızı şişeli acılı sos, bir küçük torba kahve, bir de mavi paketli makarna. Marcovaldo, dikkatli davranırsa, en azından on beş dakika mal seçme keyfi tadacağına inanıyordu, hem de bir kuruş bile harcamadan.
Değişimin sancılarını hissettiğimiz her durumda kendimize insan olduğumuz gerçeğini hatırlatmamız gerekir. Bu bizi güçlendiren bir duruştur. Çünkü emek verilmiş bir değişim, kıymetini bildiğimiz ve içselleştirdiğimiz bir duruşa kapı aralar.