Gerçekten Garip bir yaşam alanı ülkemiz
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Gürgen Öz ün sosyal medya paylaşımlarını kısa videolarını konulara bakış açısını ve eleştirel yönünü beğenerek takip ediyorum. Kitabı olduğundan haberim yoktu. Konu ana temada kısacık aslında lakin beyefendi öyle bir yazmış ki yolda olanları iç düşünceleri dilden dökülmeyen çatışmaları ve öyle bir seslendirmiş ki hikayeyi bir çok yerde sesli gülmeme neden olduğundan toplu taşımada garip bakışlara maruz kaldım Sonu çok etkileyici özellikle o son iç dökme sorgulama hesaplaşma göz yaşlarımı tutamadım. Hikayede bahsedilen birçok konuyu ülkemizde sürekli yaşayarak gözlemleyerek maruz kalmamıza rağmen yazarında bahsettiği gibi normalleştiriyor beynimiz maalesef. Ambale oluyoruz bir çok konuda sürekli ve çoklu uyaranlara maruz kaldığımız sürekli bir sistemsizlik, güvensiz, ahlaksızlığın moda olduğu adaletsizliğin normalleştiği insanlık dışı bir yaşam olanı oldu ülkemiz. O kadar azalıyor ki insan olabilen insanlar. Bunu görmek çok üzücü. Keyifli bir kitaptı her karakteri ayrı ayrı garson dahil çok sevdim ve takdir ettim. Hesaplaşmalarına ve dürüstlüklerine bayıldım. Okumak ve düşünmek için güzel bir hikaye.
Garip Bir YerGürgen Öz · Masa Kitap Yayınları · 0108 okunma
3/10
·470 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
iyi bir tema ama tema dışında kalan her şey berrrrrbat. kitabı alırken beni kandırmışlar resmen, yok murakami stili yok rüya atmosferi yok onun kalemi bambaşkadır falan. eksik ve amatörce yazıyı size bir özgünlük olarak yutturmaya çalışıyorlar. iki karakterin gözünden okuyorsunuz, tengo ve aomame birbirini tamamlayan ama çokça da farklı karakterler. tengo herhangi bir karakter gibi sunulurken aomame ve kitaptaki diğer kadın karakterler inanılmaz seksist ve objeleştirilerek yazılmış. uazar bir kadın karakteri tanımlarken göğüslerinin şekli duruşu boyutu ve bir sürü aptal saptal şekilde tanımlamayı uygun görüyorken erkek karakter için herhangi bi adam gibi tanıtıyor. sürekli anlamsız cinsellik sahneleri beni bıktırdı. iki karakter adamakıllı konuşurken birdenbire ya memelere odak kayıyor ya da seksten bahsetmeye başlıyorlar. ucuz bir porno okuyormuşum hissiyatını silen hiçbir sahne olmadı. karakterler derin değil, tutarlı da değil. kitabın yarısına kadar hikaye açılmıyor, gizemi çözmek için ortaya atılan olgular daha da çorbaya çeviriyor. sürekli bir ara metin geçiyor ve kitabın bitmesine son kırk sayfa kala bile sana random bi bilgi atıyo yazar. konuşmalar da akıcı olmadığı gibi karakterleri yansıtmıyor, yazar karakterlerin ağzını açıp kendi istediklerini onlara söyletiyor gibi hissetmekten kendimi alamadım. gerçek dünyada ya da gerçek dünyayı taklit eden bir dünyada olmayacak sohbet konuşmaları geçiyor, örneğin iki kız dışarı yemeğe çıkıyorlar ve birbirlerini tanımaya çalışıyorlar kızlardan biri çocukluğunda erkekler sana kötü şeyler yaptı mı diye bi soru ortaya atıyor, yeni tanıştığın kimseye böyle sormazsın ya da konuşmazsın ki... bilgi aktarımı yapay: karakter bir silahın modeli hakkında endişeye düşüyor ve yatmak için yaklaştığı adama sohbet esnasında modeli
1Q84 - 1. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20243,530 okunma
Reklam
9/10
·838 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 21:48
Elfida Alaner, küçük bedeninde ailesinin ve geçmişin ağırlıklarını taşımaya çalışırken on sekiz yaşında kendisini bir uçurumun kenarında bulmuştur. İntihar ona bir adım uzaktayken onu oradan karanşığın içinde beliren bir adam çekip kurtarmıştır. Ve Elfida, adama karşı önüne geçemediği bir saplantı duymaya başlamıştır. Aradan üç yıl geçmiş ve Elfida onu kurtarana adamın Kurşun Arduvaz Alpugan olduğunu öğrenmiştir. Yıllardır Kurşun farkında olmasa da Elfida onun her anını bilmektedir. Hatta Kurşun'a ait olan Mavzer adı verilen yasa dışı dövüşlerin yapıldığı yerin en iyi dövüşçülerinden biri olmuştur. Ve bir sonraki rakibini yendikten sonra Kurşun'la karşı karşıya kalacaktır. Ve yıllardır tek istediği şey bu olmuştur. Ta ki dedesi fazla harcama yaptığı için onu sahibi olduğu gece kulübünde garson olarak çalıştırmaya başlayana kadar... Çünkü o gece Kurşun ve kuzenleri de oradadır. Ve Kurşun, ilk kez Elfida'nın o gece farkına varmıştır. Elfida planlarını uygulamanın ve Kurşun'un hayatında daimi bir yer edinmeye çalışırken, Kurşun bir şekilde onun çekimine kapılmışken kendini bulacaktır. Ancak gerçekler ve yalanlar karmakarışık bir hal aldığında Elfida planının çok dışında kalacaktır. Ben ne okudumm.Bir yandan Elfida'ya gel şu işten vazgeç dedim bir yandan da yaşadıkları yüzünden ona sempati besledim.Kurşun'a olan yaklaşımı ise tamamen bildiklerinizin dışındaydı.Gerçekten takıntılı olmanın hakkını veriyordu.Ve geçmişi beni çok kırdı.Gerçekten neden bir kişi bile sevememiş bu kızı?Kurşun ise görünenin ardında çok farklı biriydi.Özellikle de Elfida'ya yaklaşımı ve merhameti beni eritti.Ancak bazı şeyler ortaya çıktıktan sonra yaptıkları 'pişman olacaksın yapma' dedirtti.Özellikle de sonda olan şeyler kafamda deli sorular oluşturdu.Kurgu genel olarak kısımlar ve
Mavzer Çığlığı - INaz Alina · Lapis Kitap · 202643 okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2022 82. kitabı
Jean-Paul Sartre’ın 1938’de yayımlanan Bulantı romanı, 20. yüzyıl edebiyatının ve felsefesinin en önemli eserlerinden biridir. Varoluşçuluğun (existentialism) en çarpıcı ve etkili manifestolarından sayılır. Roman, felsefi bir tez gibi okunurken aynı zamanda güçlü bir edebi eser olarak da ayakta durur. Roman, Antoine Roquentin adlı bir tarih araştırmacısının Bouville (kurgusal bir liman kenti) günlüğü şeklinde ilerler. Roquentin, bir adamın biyografisini yazmak için arşivlerde çalışırken yavaş yavaş bir “bulantı” hissine kapılır. Bu bulantı, fiziksel bir mide rahatsızlığı değil, varoluşun kendisinin yarattığı ontolojik bir rahatsızlıktır. Sartre, Roquentin’in gözünden nesnelerin, insanların ve kendi bedeninin “fazlalık” (de trop) olduğunu, hiçbir zorunlu neden olmadan var olduklarını gösterir. Her şeyin tesadüfi, saçma ve anlamsız olduğu duygusu doruğa çıkar. En ünlü sahnelerden biri, Roquentin’in parkta bir kestane ağacının köküne baktığı andır; burada varoluşun çıplak, yapışkan, iğrenç gerçekliğiyle yüzleşir. Ana Temalar Varoluşun Saçmalığı (Absurdite): Nesneler ve dünya, insan bilincine yabancıdır. Anlam, bizden gelmez; biz onu dayatmaya çalışırız ama başarısız oluruz. Bu tema Albert Camus’nün Yabancı ve Sisifos Söyleni ile paralellik gösterir, ancak Sartre’da daha fenomenolojik ve içseldir. Özgürlük ve Sorumluluk: Roman, Sartre’ın ünlü “varoluş özden önce gelir” (existence precedes essence) tezinin edebi halidir. İnsan, herhangi bir tanrısal veya metafizik temele dayanmadan özgürdür; bu özgürlük aynı zamanda ezici bir yük getirir. Kötü Niyet (Mauvaise Foi): Roquentin, çevresindeki insanların (garson, Self-Taught Man, sevgilisi Anny) rollerine sığınarak varoluşun boşluğundan kaçtıklarını gözlemler. Kendisi de bu tuzağa düşmemeye çalışır. Zaman ve
BulantıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 202128bin okunma
7/10
·597 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2026 15:46
Herkese selamlar Yine basladigim ama istediğim verimi alamadığım bir seri ile geldim Niye son zamanlarda icime sinen, iste budur diyebileceğim bir karanlık romantizm okuyamıyorum? * Zorunlu Yakınlık, * Takipçi Kahraman, * Zıt Kutupların Çekimi, * Yas farkı, * Huysuz ve Gun Işığı, * Koruyucu Anti-Kahraman, * Ahlaki Açıdan Gri Erkek karakter, * Bratva Pakhani * Karanlık romantizm #eyesonyou ya baslarken hem bu kliseler hem de #goodreads puanı yeterince yüksek olması beni seriye baslamaya iten en buyuk etkenler oldu Ama gelgelelim o kadar da aman aman bir kitap değildi. Bir kere yazar karakter oluşumu konusunda kararsiz kalmisti. Kitaba baslarken oldukca dikkat cekici isledigi kisiler bir sure sonra o etkileyiciliklerini yitirdi. Kadin karakteri tam sevdigimi hissederken alik ama kendini zeki sandigi kisimlar yüzünden goz devirir oldum. Ustelik ikili arasındaki etkilesim ve duygular bana geçmedi. Kitabin temposu ve ilişki gelişimi bana biraz hizli geldi, bu da karakterlerle tam olarak bağ kurmamı zorlaştırdı. Genel konsepti ve bazı karanlık ve romantik sahneleri beğendim, ancak başroller arasında biraz daha etkilesim olmasını isterdim. Yine de potansiyeli yuksek bir yazardı ve cevirisi bence cok iyiydi. Ikili bakis acisi ile yazilmisti. Ve ayrica seri 6 kitaptan olusacakmis. Yani meali Yenilen pehlivan gurese doymazmis hesabi bir ara ikinci kitabi da okuyacagim Hem ilkinin günahı olmaz derler Nikolai mafya yaşam tarzıni istemiyordur ama babası öldürülunce başından beri hiç istemediği Rus Bratva'sının başına geçer. Ustelik Nikolai cok iyi bir bilgisayar korsanidir ve diger mafya orgutleri hakkinda gizlice bilgi topluyordur. Etrafındaki tehlikelerin farkında olmayan masum bir garson gözüne çarptığında, ilgisini çeker ve onun hakkında her şeyi öğrenmek ister. Lyla yarı
Eyes on YouEvie James · Three Sided Publishing, Inc. · 20256 okunma
Kafamdaki Fillerin Hepsi Mavi 🩵
9/10
·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 15:38
·
Herkese bir şans verilse ve aşık olduğu kişinin bedeninde bir gün misafir olacağı söylense bunu kim göze alabilirdi? Merhabalar sizlere biraz kişisel gelişim türünde bir romanla geldim. Yazar keskin bakış açısını, metaforları ve mistik hikayesiyle birleştirmiş. Belçikalı yazarımız, hem profesör hem de yaşam danışmanı. Yazarın ikinci kitabı olmasına rağmen güzel bir anlatışı var ve ben birçok yerlerin ve sözlerin altını çizip post-itledim. Hollanda, Almanya, Belçika olmak üzere öyküleri Avrupa'da çeşitli dillere çevrilmiş. Denk gelirsem diğer kitaplarını da okumayı düşünürüm. Gelelim kitabımızın konusuna... Barış insanlardan kaçan, insanlarla bir arada olmaktan hoşlanmayan, topluluktan uzak durup yalnızlığı tercih eden kimse. Özgürlük savunucusu olsa da hayatında getirdiği zorluklarla mücadele etmek zorunda kalmış bir inşaat işçisi ama kitap okumayı yeni bilgiler edinmeyi düşlerinde gezinmeyi çok seven bir adam. Sevgi ise ailesinin baskılarıyla yaşamaya mecbur bırakılmış bir temizlik işçisi. Sevgi, Barış'ı çalıştığı bir evin penceresinden karşı inşaatın yapım aşamasında olan Barış'ı kitap okurken görüp aşık oluyor onu elde etmek içinde kitap okuyor numarası yaparak onunla bir bağ kuruyor ve bir süre sonra evleniyorlar. Bu ikili birbirlerini çok sevse de patronlarının değişik baskılarına maruz kalıyorlar ama kendi düşsel özgürlüklerinde mutlular. Taa ki bu ikilinin bir çocuk sahibi olamadığını anladıkları zamana kadar. Toplumun bir de bu baskısına maruz kalan ikili zor bir dönemden geçse de tam 18 yıl sonra Galip isminde bir erkek çocuk sahibi oluyorlar. Galip ise çok zeki, babasının anlattığı hikaye düşsel özgürlük kavramlarıyla yetişmiş bir çocuk. Fakirlik ve yokluk bu aileyi çok zor durumda bıraktığı için Galip lise zamanında iken bir gece babası bu duruma
Roman
Kafamdaki Fillerin Hepsi MaviMurat Gülen · Koyu Kitap · 2017613 okunma
Reklam
Reklam