Puan vermedi·297 syf.··
2025 8. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 18:25
1. Ve 2. Cildi birlikte değerlendirmesini yapacağım.Tolstoy sevdiğim bir klasik yazarı. Neden bu kitabını okumak için bu kadar geç kalmışım bilmiyorum. Kitaba gelecek olursak; ana karakterimiz adından da anlaşılacağı üzere Anna karenina. Onun eşi Aleksey Aleksandroviç, Anna nın kardeşi Stepan, Stepan ın eşi Dolli, Dolli nin kız kardeşi Kiti, Kiti nin aşkı ama daha sonra Anna nın büyük aşığı olacak kişi Vronskiy ve Kiti ye aşık kişi Levin. Kitap bu karakterler arasındaki olaylardan, düşüncelerinden oluşuyor. Kitap boyunca konu aşk mış gibi gözüksede aile, kadın erkek ilişkileri, kıskançlık, ölüm, toplum, toprak... Konularda geniş yer almış. Ana karakter Anna gibi dursa da Levin karakterine de geniş yer verilmiş. Bana Levin karakteriyle sanki Tolstoy kendi otobiyografisini yazmış gibi geldi. Lendi fikirlerini bu karakterler konuşturmuş. Bu beni çok cezbetti. Levin Kiti yi sadakatle sever ve sabırla aikının karşılık bulmasını bekler. Sabrın sonunda da mükafatını alır ve Kiti ye kavuşur. Mutlu mesut sürer evlilikleri. Stepan ve Doli nin evlilikleri problemlerle doludur fakat ısrarla evliliklerini devam ettirmeye çalışırlar. Toplum baskısından belki de. Anna ve Aleksey in evlilikleri problemsizdir. Monoton, sakin ve tutkusuz devam etmektedir. Ta ki Vronskiy le karşılaşmasıyla hayatına bir heyecan gelir ve tutkulu aşkının kurbanı olur. Çünkü evliliğinde bulamadığı sevgiyi, ilgiyi onda buldu. Bazen evlilikte eşlerin sevgi dilleri farklıdır. Eşler birbirlerinin sevgi dillerini fark etmezler. Seviyordur belki ama sevgisini karşı taraf anlamıyordur. Burda da tam olarak bunun olduğunu düşünüyorum. Kitapta dönemin ekonomik ve politikası da sık sık yer verilmiş. Hatta bazı yerlerde aşk geri planda kalmış. Kitabın karakterlerinin yaşadıklarını sizde okurken hissediyorsunuz.
Anna Karenina - 2. CiltLev Tolstoy · Aslı Yayınları · 2007986 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 7. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 00:00
1. Ve 2. Cildi birlikte değerlendirmesini yapacağım.Tolstoy sevdiğim bir klasik yazarı. Neden bu kitabını okumak için bu kadar geç kalmışım bilmiyorum. Kitaba gelecek olursak; ana karakterimiz adından da anlaşılacağı üzere Anna karenina. Onun eşi Aleksey Aleksandroviç, Anna nın kardeşi Stepan, Stepan ın eşi Dolli, Dolli nin kız kardeşi Kiti, Kiti nin aşkı ama daha sonra Anna nın büyük aşığı olacak kişi Vronskiy ve Kiti ye aşık kişi Levin. Kitap bu karakterler arasındaki olaylardan, düşüncelerinden oluşuyor. Kitap boyunca konu aşk mış gibi gözüksede aile, kadın erkek ilişkileri, kıskançlık, ölüm, toplum, toprak... Konularda geniş yer almış. Ana karakter Anna gibi dursa da Levin karakterine de geniş yer verilmiş. Bana Levin karakteriyle sanki Tolstoy kendi otobiyografisini yazmış gibi geldi. Lendi fikirlerini bu karakterler konuşturmuş. Bu beni çok cezbetti. Levin Kiti yi sadakatle sever ve sabırla aikının karşılık bulmasını bekler. Sabrın sonunda da mükafatını alır ve Kiti ye kavuşur. Mutlu mesut sürer evlilikleri. Stepan ve Doli nin evlilikleri problemlerle doludur fakat ısrarla evliliklerini devam ettirmeye çalışırlar. Toplum baskısından belki de. Anna ve Aleksey in evlilikleri problemsizdir. Monoton, sakin ve tutkusuz devam etmektedir. Ta ki Vronskiy le karşılaşmasıyla hayatına bir heyecan gelir ve tutkulu aşkının kurbanı olur. Çünkü evliliğinde bulamadığı sevgiyi, ilgiyi onda buldu. Bazen evlilikte eşlerin sevgi dilleri farklıdır. Eşler birbirlerinin sevgi dillerini fark etmezler. Seviyordur belki ama sevgisini karşı taraf anlamıyordur. Burda da tam olarak bunun olduğunu düşünüyorum. Kitapta dönemin ekonomik ve politikası da sık sık yer verilmiş. Hatta bazı yerlerde aşk geri planda kalmış. Kitabın karakterlerinin yaşadıklarını sizde okurken hissediyorsunuz.
Anna Karenina - 1. CiltLev Tolstoy · Aslı Yayınları · 200755,7bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kelimelerin Albayı ve Kaybedenlerin Başucu Kitabı:Tutunamayanlar
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
"Ben buradayım sevgili okurum, sen neredesin?" Oğuz Atay’ın bu dev eseri, sadece bir roman değil; Türk edebiyatının yönünü değiştiren, okuru kendi iç dünyasındaki mahkemelerde yargılayan bir "varoluş" manifestosudur. Selim Işık’ın intiharıyla başlayan hikaye, Turgut Özben’in bir dedektif gibi arkadaşının izini sürerken aslında kendi sahteliğini keşfetmesine dönüşür. İnceleme Notlar: • Olric ve İç Sesler: Turgut’un hayali dostu Olric, aslında modern insanın yalnızlığının en zarif dışavurumudur. Hepimizin içinde bir Olric var; bize gerçekleri fısıldayan ama kimsenin duymadığı o ses. • Burjuva ve "Tutunanlar": Atay, toplumun kalıplaşmış yargılarını, "mış gibi" yapan insanları ve bürokrasiyi öyle bir hicveder ki, okurken hem güler hem de yüzünüzün kızardığını hissedersiniz. • Oyun İçinde Oyun: Kitap; günlükler, şiirler ve ansiklopedi maddeleriyle örülüdür. Postmodernizmin zirvesidir. Özellikle o meşhur noktalama işaretsiz 75 sayfalık bölüm, okura adeta nefes aldırmaz. "Sanki her şey bir oyundu da, biz kuralları yanlış öğrenmiştik." Sonuç: Tutunamayanlar, bitirilecek bir kitap değil, beraber yaşanacak bir kitaptır. Selim Işık’ta kendinden bir parça bulmayan, Turgut’un o "tehlikeli oyunlar"ından korkmayan bizden değildir. Eğer hala okumadıysanız, "Tutunamayanlar Ansiklopedisi"ne adınızı yazdırmak için geç kalmış sayılmazsınız. Oğuz Atay Tutunamayanlar kadir deniz
Edebiyat & Roman
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202075bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 47. kitabı
ʜᴀʏᴀᴛıᴍıᴢı ɴᴀsıʟ ᴛᴀsᴀʀʟᴀᴍᴀʟıʏıᴢ? Şu soruyu kendinize sorun : "Kendi tasarladığınız hayatı mı yaşıyorsunuz, yoksa başkalarının sizin için tasarladığı hayatı mı? " Siz tasarlasanız da tasarlamasanız da bir hayat yaşıyorsunuz. Tasarlarsanız kendi istediğiniz hayatı yaşama ihtimaliniz çok daha yükselecek... Hafta sonuma eşlik eden, mis gibi rehber niteliğinde bir kitap okudum. Yazarın dili akıcı ve sade ,anlatımı net. Okurken özellikle dikkatimi çeken , yazarın samimi ve sıcacık bir anlatım ile kendi hayatından deneyimler ve hikayeler ile kitabını kaleme alışı oldu. Bu şekilde kaleme aldığı konulara uygulamalar, şablonlar, testler ekleyerek daha anlaşılır bir okuma deneyimi sunuyor oluşu güzeldi . Araştırmalar, deneyler, bilimsel sonuçlar ile doyurucu bir yönü var. İlk sayfalarda öyle güzel bir üslup ile karşılıyor ki, sayfalar ilerledikçe evet diyerek farkındalığın artıyor bir durup düşünüyorsun... Kişisel gelişimden uzak, daha çok fark ettiren, düşündüren, insanı kendi içine döndüren bir yolculuk gibi bu kitap.  Gerçekten istediğimiz, mutlu olduğumuz bir hayatı yaşamak mümkün mü? Ya da sistemin ve yaşamın bize sunduğu hayatı yaşamaya mahkum muyuz? Yazarımız, hayatımızı istediğimiz gibi tasarlamak için öncelikle kendimizi tanımamız gerektiğini ve kendimizi tanıyarak hayatımızı tasarlamamızın daha mümkün olacağını net bir şekilde ifade ediyor... Sizde hayatınızı tasarlamak için geç kalmış değilsiniz. Bu tasarım için gerekli olan ilham ve motive edici güç bu kitapta sizi bekliyor...
Hayatımızı Nasıl Tasarlamalıyız?Gökhan Kara · Elma Yayınevi · 202513 okunma
"Safi" şiirden vücut bulmuş bir şair
10/10
·324 syf.·
2026 10. kitabı
Arabaya bindin, yalnızsın da. Açtın radyoyu. Ya da efkara daldın, açtın televizyonda bir müzik kanalını. Gerçi artık bunların çoğunu yapmaktansa o meşhur müzik uygulamalarından dinliyoruz şarkıları. Yine de her nerede çalarsa çalsın, güzel şarkılar ölümsüzdür bilirsin. Neyse... Bir şarkı başlıyor ki inceden, ruhuna nüfuz edecek sanırsın. Melodinin akışı bir yana, sözler başladığında, "yahu kim yazmış bu sözleri, nasıl bir kalemden çıkmış böylesi efsunlu cümleler" diye içinden geçiriyorsan... İşte orada Cemal Safi varmış. "-mış" diyorum, çünkü üstadın şiirlerini okurken, "bu şarkı da mı üstadın şiirlerinden süzülüp kulağımın pasını almış" dedim çok kez. Dile kolay, 150 civarında şiiri bestelenmiş. Ben de kitabı okurken, bestelendiğini bildiğim şiirlerinden mamul şarkıları yorum olarak ekledim alıntılarıma. Pek şiir insanı değilimdir (böyle diye diye kaç şiir okudum ben de bilmiyorum ama güzel şiirlere denk geldikçe de kendimi yalanlamaktan memnun oluyorum), belki de bu yüzden geç kalmışımdır Cemal Safi okumaya. Fakat "Safi" şiirden vücut bulmuş bir şairle hasbihal etmek, ziyadesiyle memnun etti beni. Temalar genellikle aşk ve ayrılık üzerine kurulu olsa da, yeri geldiğinde o sihirli dizelerini memleket ve tarih üzerine de sıralamış üstat. Dili kullanış, kelime dağarcığındaki zenginlik, çağrışımlar, metaforlar, ahenk... Daha neler neler sayılır da, haddim değil övgülerde bulunmak. Mest olduğumu başka nasıl ifade edebilirim bilmiyorum. Belki de üstat, söylenmesi gerekenleri öylesine güzel söyledi ki dizelerinde, bana da "sen kendini fazla yorma, keyfine varmaya bak" dedi bir yerde. Saygıyla bu çağrıya uyup sözüme son veriyorum ben de. Haydn aşkla kalın...
Şiir
Ya Evde YoksanCemal Safi · Cemal Safi Yayını · 2011752 okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Yeşilçam tadında anlaması ve senaryoları kolay bir kitap. Olumlu ve olumsuz aile iletişimi üzerinde durulmuş ve oluşturulan senaryolarla sürekli ders niteliğinde canlandırmalar yapılmış. Bu senaryolar bende yüzeysellik tadı bıraktı. Basit denk getirmeler, derinliğe sahip olmayışı... Oysa olumlu ya da olumsuz aile kavramı, işlendiğinden çok daha derin duygular barındırıyor. Kitaptaki gibi sonuç davranışların, bahsedilen önceki yaşantılardan çok daha fazla derinliği var kanısındayım. Birde keskin dönüşler.. Yakup bey olaylara dışarıdan ve arkadan bakıp direkt olarak teşhisi ve çözümü kolayca koyabiliyor ve sorun kısa zamanda çözülüyor oysa gerçek dünyada maalesef.. Ki aynı problemlerin Yakup beyin kendi özel dünyasında da yaşandığını ve geç kalınlığını ifade ediyor.. Hasılı okunası kitap, fakat uyku yerine şöyle bir şekerleme...
Duygu ve Düşünce
Mış Gibi YetişkinlerDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20213,264 okunma