Efsane! Okuyun okutun!
Puan vermedi
Hayatımda ilk defa belki bir fantastik kitap okumuş olabilirim. Bir fantastik kitabı çok sevdim ve ilgi duymaya başladım. Gerçekten yazarın kalemine ve emeğine verdiği zamana sağlık diyorum tebrik ediyorum! Kitap şu an üç seri ama beş seri olacakmış maalesef iki kitap duyduğum üzere gelecek yıl yani 2027 yılında çıkacakmış:( Yazar biraz dinlenmek istemiş. Birinci kitap yani Dördüncü Kanat'ın ilk bölümlerini okurken ve ana karakter olan Violet'in o köprüden geçtiği anlarda hiç bu kadar gerildiğimi hissetmedim. Resmen sırat köprüsü mübarek orayı geçiyormuş hissiyati verdi. Aksiyon gerilim macera çok fazlaydı benim için. Bu kitabı okumadan önce gerilim aksiyon sevdiğimi bilmiyordum. Kitabı bir günde okuyup bitirdim! Gerçi gece hiç uyumadım finali okurken güneş doğuyordu yani bu ertesi güne geçtiğimin kanıtı hatta bir ara kitaptaki harfler bulanıklaşmaya başladı çünkü yirmi dört saatten fazla gözümü harflerden hiç ayırmadım.(tansiyonum düşmüş bayıldım:) yani kitap beni o derece kendine çekti. Violet'in ilk ejderhasıyla karşılaşması ve ejderhanın onunla konuşması ikisi arasındaki diyaloglar bana kahkaha attırdı. Xaden. Ana erkek karakterimiz Violet'in sevgilisi gerçi kitapta birlikte oluyorlar ama sevgili lafı geçmedi ama sevgililer ve özel çekim var aralarında. Onların ilk birleşme sahnesinde Violet kendi gücüne engel olamayıp şimşeklerin çakması Xaden'in gölgelere hükmedememesi o sahnede kahkaha attım. Ve final sahnesi hiç şaşırmadım ters köşe vardı ama ben biraz öngörülü olduğum için, ehee. Violet'in ölen abisinin ortaya çıkması falan beni hiç şaşırtmadı hatta tahmin bile etmiştim. Ve üzücü yanı şu ki kitabın sonu bana mutsuz bitecekmiş hissi veriyor. Umarım hislerimde yanılıyorumdur. İkinci kitabı çabucak okumaya başlasam iyi olacak gibi:)
Dördüncü KanatRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20236,3bin okunma
10/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2026 169. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:22
"SABAHIN KÜKREYİŞİ" "Bazen kendimi bir anlığına zamandan ve mekândan, bağlılıktan ve çekingenlikten kurtarmayı başarıyorum. O zaman hayatıma zorla girmiş olan insanlar, köpekler ve günahlar pislik gibi kayboluyor ve o kutsal ruh halinde artık kendi varlığımla çelişmiyorum." Karayip edebiyatıyla ilk tanışmam bu kitapla oldu. Ama bu, “olay örgüsü, düğüm çözülüyor” tadında bir roman değildi. Ölümün eşiğindeki bir insanın kendisiyle hesaplaşmasıydı. Büyük patlamalar, entrikalar yoktu. Sadece bir hayat, bir oda, bir nefes ve bolca sessizlik vardı. Yazar, karakteri konuşturarak bize ölümü değil, yaşayıp yaşayamadığımızı sordu. Yazar, bizi tropik bir adanın yalnızlığına, kitapların ve köpeklerin eşlik ettiği uzun bir geceye davet ediyor. Yaşlanmış anlatıcının iç hesaplaşması, doğanın gece sesleriyle iç içe geçerken, bizler bilinçle bilinçdışı arasında salınan düşüncelerin akışına kapılıyoruz. Yalnızlığın, dışlanmışlığın ve varoluşsal yabancılaşmanın izini sürerken, insanın doğayla kurduğu kırılgan ilişkiyi ustalıkla işliyor. Her sayfada ölüm ve yalnızlık temaları, Karayipler’in büyüleyici ama bir o kadar da ürkütücü atmosferinde yeniden şekilleniyor. Bazen bu kırıntılar arasında ben de koptum. Çünkü alıştığımız tempoya değil, yavaşlığa davet ediyor. Ama kopuşlarımın arasında yalnızlığı daha net hissettim. Karakter yalnızlaştıkça ben de kendi yalnızlığımla yüzleştim. En çok sevdiğim kısımlar karakterin geçmişinden gelen kesitler oldu. O anlar kitaba nefes verdi. Yazar burada sadece bir hayat anlatmıyor. Arada insanlara, devlete, gücün kötüye kullanımına dokunduruyor. Bazen alayla, bazen tokat gibi direkt. “İnsanların acımasızlığı” dediği yerde sustum. Çünkü o acımasızlığı hepimiz bir yerlerde gördük, belki de yaptık. Ben gerçekten mutlu muyum? Beni en çok vuran yer
Edebiyat
Sabahın KükreyişiTip Marugg · İdeal Kültür Yayıncılık · 202528 okunma
Reklam
Puan vermedi
"Hayatı anlamak zorunda değilsin. Yaşaman yeterli." Kaçıp gitmek istediğim kişiyle dönüştüğüm kişi meğersem aynıymış. Nora Seed tam bu çıkmazın içerisinden bizlere seslendiği yerin mekansal açısından tevafukluğu da göz ardı edilemez. kitapların arasından sesleniyor. çünkü her kitap bir ihtimal, her raf başka hayatın kapısı. Olmam gereken tek bir kişi varmış. Eseri okurken ve bitirirken Şair Nazım Hikmet'in o dizeleri aklıma geldi Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığından.
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 187. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:01
Anemonları bilir misiniz ? Anemon, kelime anlamı ve özellikleri bakımından iki farklı dünyaya ait varlıkları ifade eder. Narin yapılı bir çiçek ve okyanuslarda yaşayan zehirli bir deniz canlısı .. Kitapta da iki farklı dünya okuyoruz.Aslında ilk gördüğümde ben bu kitabın kişisel gelişim türünde oldugunu düşünmüştüm .Ama farklı bir hikaye ile karşılaştım. Engin üniversiteyi kazandığı yıl arkadaşının çağrısıyla yazı geçirmek için Cunda ya gider .Tahsin Amcanın köhne teknesini onaracaklar ve kamarada kalacaklar.Yan taraftaki teknede huysuz bir kaptan var .Bir gün yanına bir kadın ve küçük bir kız gelir .Onun adamın kızı ve torunu oldugunu öğrenirler. Küçük Mavisu onlara neşe getirir. Ta ki bir sabah annesiyle ortadan kaybolana kadar . Yirmisekiz yıl geçer aradan.Engin doktor olmuştur. Aylin le evlidir ama evlilikleri pek de yolunda gitmiyordur. O da başka kadınlarda gönül gezdirir . Serap bankacı ..Tek başına yaşıyor. Çocukluk travmalarıyla başedebilmek için psikoloğa gidiyor .Bir gece kapısı çalınınca karşısında küçük bir kız buluyor .Üst komşunun kızı. Annesi Jale acil bir iş için şehirdışına çıkmış. Gelemeyince o da Serap ın yanına geliyor .Bir günlük diye başlayan konaklama uzuyor. Engin , Serap ve Jale nin yolları Hayal sayesinde kesişiyor. Jale ye başta kızsam da yaşadıkları sonucu nasıl da sessizce ,ama inatçı bir şekilde yaşadığını okuyunca hak verdim aslında .. Geçmişten gelen travmalar kaç yaşına gelirsen gel geçmiyor ,bitmiyor .Ama ne olursa olsun hayata tutunmak ,düştüğün yerden kalkmak lazım .. İçindeki sesi dinlemeye cesareti olanlara diyor kitabin kapağında. .Ne dersiniz ?sizin var mı cesaretiniz? Anemonlar Zeynep Kesler
AnemonlarZeynep Kesler · Ceres Yayınları · 20266 okunma
BİR ERKEĞİ ÖLDÜRECEK KADAR SEVMİŞ OLMALARI.
Puan vermedi
ROY : 24 Kasım 1961'de Hindistan'ın Kerela eyaletinden Hristiyan bir anne ile Hindu bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. Aymanam Köyü'nde annesinin işlettiği okulda okudu. 16 yaşında evi terk etti. Delhi Mimarlık Okulu'nda okudu, ama mimarlığı hiçbir zaman sevmedi. Dört yıl süren ilk evliliğini bir okul arkadaşı ile yaptı ve bir süre eşiyle birlikte çiçek çocuk olarak(hippi-Savaşa hayır-doğayla uyumlu) yaşadı. Daha sonra bu hayatı bırakarak Ulusal Şehir İşleri Dairesi'nde çalışmaya başladı. Bir bursla İtalya'ya giderek anıt restorasyonu üzerinde çalışırken yazarlık yönünü keşfetti. İkinci eşi ile birlikte bir televizyon kanalı için dizi film, Hindistan'da üniversite öğrencilerinin yaşamına ilişkin bir film senaryosu, Hindistan'ın kırsal kesiminde eşleri tarafından istismar edilen kadınların kahramanı haline gelen Phoolan Devi hakkında tartışmalı bir film senaryosu yazdı. Son filmi mahkemelik olunca aerobik öğretmenliği yapmaya ve romanını yazmaya başladı. Kendi çocukluğundan esinlenerek beş yılda yazdığı romanını 1996'da tamamladı. 1997'de ilk ve tek romanı Küçük Şeylerin Tanrısı romanı ile İngiltere'nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker ödülü'nü aldı. Bu ödülü alan ilk Hint kadın oldu. Kitap çeşitli dillere çevrilerek yaklaşık 8 milyon satış rakamına ulaştı. "Sokaktaki İnsanın İmparatorluk Rehberi", "Ya çek defteri ya Cruise Füzesi" adlı kitapların da yazarı olan Roy, yirmi yol boyunca siyasi konularda kitaplar yazmış ve küreselleşme karşıtı görüşleri ile tanınmıştır. 2002'de Lanan Kültürel Özgürlük Ödülü, 2004 yılında Sydney Barış Ödülü'nü kazanan Roy, 2005'te Irak Dünya Mahkemesi adlı küresel girişim nedeniyle İstanbul'da bulundu. 2002'de Narmada'daki baraj projesine karşı çıktığı için bir günlük hapis cezasına çarptırılmış olan Roy, 2014 yılında Mahatma
Küçük Şeylerin TanrısıArundhati Roy · Can Yayınları · 20191,749 okunma
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
Merhabalar, Hush Hush serisinin 4. ve son kitabı olan Final kitabıyla geldim. Son kitap olan Final’de Vee ile ilgili beklemediğiniz bir bilgi ile karşılaşıyorsunuz, bir de dedektif Basso ile ilgili. Dürüst olmam gerekirse o dedektifte başka bir şey olduğunu baştan beri tahmin ediyordum ama Vee benim için de sürpriz oldu. Scott… Harika bir karakter gelişimi gösterdi bütün seri boyunca, en çok sevdiğim karakterdi diyebilirim. Nora’nın kendine güveninin gelmesi, Patch ile aralarındaki inanılmaz bağ, hepsi çok güzeldi. Ben bu seriyi çok severek okudum. Akıcılığı, konuları işlemesi, beklenmedik ihanetler vs derken nasıl sonuna geldim bilemedim. Bu tarz fantastik kitaplar seviyorsanız bence bu seriyi kitaplığınıza ekleyin. Ben ikinci el olarak gardrops uygulamasından bulmuştum, eski basım olduğu için yenisinin basılmadığını biliyorum 2009 yılında çıkan bir seri çünkü. Gardrops dolap gibi uygulamalarda bu tarz serileri bulabilirsiniz. Gece evi serisini de o şekilde ikinci el olarak almıştım ama onu Nadir Kitap’ta bulmuştum, o sitede çok güzel ve uygun bir sahaf sitesi. Her neyse evet seriyi kesinlikle öneriyorum ve size keyifli okumalar diliyorum :)
1000Kitap
FinalBecca Fitzpatrick · Pegasus Yayınları · 20147,4bin okunma
Reklam
Reklam