Tarihin Tozunu Yutmuş Bir Yalnızlık
8/10
·320 syf.··
2025 15. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 00:00
Öncelikle dürüst olalım. Ben yüzlerce yıldır yaşıyorum, ah ne kadar acı çekiyorum, herkes ölüyor ben kalıyorum edebiyatından biraz kusma noktasına gelmiş olabilirsiniz. Ben de kitabı elime alırken ,yine mi vampir dizisi kıvamında bir ölümsüzlük dramı?, dedim. Ama Matt Haig abimiz sağ olsun, klişelerin etrafından dolanmayı iyi becermiş. Kitabımızın kahramanı Tom. Kendisi bir tarih öğretmeni ama hani şu tarihi yaşıyormuş gibi anlatıyor denilen hocalardan. Adam haklı, çünkü zaten Shakespeare’le takılmış, Kaptan Cook’la gemi turlarına katılmış, Fitzgerald’la kadeh kaldırmış. Romanda bir Albatros Derneği var. Tom gibi yavaş yaşlananları koruyor (sözde). En büyük kuralları ise asla aşık olma. Yahu adam zaten 400 yıldır yaşıyor, hormonları bile emekli olmuş, sen hala aşk yasağı koyuyorsun. Ama tabii ki bizim oğlan kuralı çiğneyecek, yoksa kitap bitmezdi. Kitap boyunca Tom’un sürekli günümüz dünyasından şikayet edip geçmişi özlemesini okuyoruz. Telefonlar kötü, internet tü kaka, herkes acele ediyor... Tamam Tom anladık, en otantik yüzyıl senin yüzyılındı. Bu kısımlar beni baydı şahsen. Gece Yarısı Kütüphanesi 'ni okuyanlar bilir, Matt Haig kişisel gelişim soslu roman yazmayı sever. Burada da satır aralarında bize anı yaşa, geçmişe takılma, gelecek zaten yok gibi mesajları fırlatıyor. Neyse ki bunu kafamıza vurarak değil, güzel bir kurguyla yapıyor. Kitap kötü mü? Asla değil. Hatta o kadar akıcı ki. Sadece sonlara doğru olaylar biraz aceleye gelmiş, sanki Matt Haig'in teslim tarihi yaklaşmış da alelacele toparlamış gibi bir hava var. Yine de piyasadaki o içi boş fantastik kitaplara bin basar.
1000Kitap
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,2bin okunma
9/10
·168 syf.··
2026 32. kitabı
Cengiz Aytmatov hayatını okuyunca ve Kırgız tarihini tanıyınca anlamlandırılabilecek bir kitap . Hikâye çok iyi olsada bence sembolize ettiği şeyler çok daha önemliydi. Beyaz Gemi aslında bir sistem eleştirisidir SSCB döneminde komünist rejimin Kırgız halkına baskısını anlatmaktadır. Hikaye ormanlık bir arazide yaşayan tek çocuk etrafında şekillenir. Çocuğun annesi ve babası ayrılmış ve çocuğu dedesine bırakmışlardır. Çocuğun sembolize ettiği şey ise bu sistemde ki her çocuktur o yüzden hiç bir zaman ismi gecmez. Dede Mümin ve Damadı Orozkul hikayenin kilit isimleridir. Mümin ismi gibi inançlı, iyi yürekli ve kültürüne bağlıdır Orozkul ise (isminin anlamı Rus kulu demektir ) içki içen, karısına şiddet uygulayan herkesi baskısı altına alan, rüşvet yiyen baskıcı sistemin hikayemizde ki karşılığıdır. Kırgız halkının yıllar süren baskı rejimi içinde yaşamı yine de kültürlerine bağlılıkları Mümin dede ve Orozkul ile anlat ilm iştir. Mümin dedenin içten içe baş kaldırmak istemesi ama Orozkul'un güçü ve sevdiklerine zarar verebilecek konumda olması tarihte Ruslara karşı birleşerek direnen Kırgızların büyük kayıplarla ailelerini korumak için Çin tarafına çekilmek zorunda kalmalarıyla benzer bir çaresizlik içermekte. Kitapta anlatılan Kırgızların Boynuzlu Maral Efsanes Millî kimlik ve bağımsızlığın bir tezahürüdür. Sonu biraz üzücü olsada anlamı çok büyük . Hikaye iyi kalmayı yaşama tercih eden bir çocuk etrafında şekillenirken en büyük derside ondan almış oluyoruz . Kötülüğe karşı İyi kalmak bir duruştur.
1000Kitap
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Feride Çiçekoğlu - Uçurtmayı Vurmasınlar
Puan vermedi·104 syf.··
2026 18. kitabı
Eser, tam olarak Dostoyevski'nin Beyaz Geceleri gibi Barış isimli bir çocuğun İnci isimli kendi gibi cezaevinde büyümüş bir arkadaşına yazdığı tek taraflı mektuplar şeklinde kurgulanmıştır. Tek seferde biten okuması kolay bir eserdi. Barış başta mektuplarını arkadaşına bir türlü ulaştıramamakta, cevap alamamaktadır ancak sonradan tek tük karşılık almaya başlar ancak hapishane yönetimi mektupları okumakta ve düzgün yazılsın diye insanları uyarmaktadır. Bu insanlar genellikle düşünce suçlularıdır ve solculardır. Bazı suçlulardan bahsederken "Onun suçu halkını sevmekmiş, bu yüzden cezaevine atmışlar, ben halkımı sevmeyeceğim.", "Onun suçu kitap okumakmış, ben kitap okumayacım." diyerek eser içerisinde mesajlar verir. Mektupları sansüre uğramasın diye yetişkin bir mahkuma ironik bir şekilde hükümet ağzıyla şifreli mektuplar da yazdığı olur. Zaten Barış'ın mektupları neredeyse tamamen cevapsız kalmaktadır çünkü çocuk aklıyla tabiri caizse "zülfiyare dokunmaktadır". Tvde Af çıkacak haberi görürler ve bir şenlik havası hakim olur ancak palavra çıkar ve insanların bütün tadı kaçar. İnsanlar ekip başı denen koğuş ağasını oylarıyla kendi seçmektedir ancak cezaevi müdürü emrivaki şekilde Sümbül diye bir kadını seçer. Eski sorumlu Zeynep hakkaniyetli bir kadındır ancak Sümbül hoyrat ve adaletsiz biridir. Mahkumlar onu döverler ancak karşılığında kendileri de idareden sağlam bir dayak yerler. Olaydan sonra Sümbül gemi daha da azıya alır. Esere adını veren olaylardan birinde annesi hastaneye gittiği için hayatında ikinci defa dışarı çıkan Barış bir uçurtma görür ve başında bekleyen askerlere "Uçurtma hapishanenin göğünden kaçmış ancak onu vurmayın." der. Hapishane üzerinde yine bir uçurtma uçurulur, kadın mahkumlar bunu izler ancak yönetim buna bile izin vermez. Gülünç bir
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,3bin okunma
10/10
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:00
Serinin kesinlikle en iyi kitabı. Çocuk kitabı sayılsada az çok korku hikayelerini sevenler okuyabilir bence. Korkutucu bir tarafı yok ama hikayeler gerçekten özgündü. Kurgu konusunda da serinin diğer iki kitabından çok daha iyiydi. 10/10 Denizcilerin hikayelerini anlatması ve ana hikayenin sonu bakımından da harika bir kitap. (Salyangozlu hikaye favorim) Kara Gemi'den Dehşet Hikayeleri
Kara Gemi'den Dehşet HikayeleriChris Priestley · Tudem Yayınları · 2010122 okunma
6/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Bir orman mezrasında 6 - 7 yaşlarındaki bir çocuğun çevresi ile yaşadıkları, hayal dünyası ve ruh dünyası etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Efsanelerin bir milletin tarihinde nasıl yer tuttuğu gözler önüne seriliyor. Kitabın sonunda yazar eleştirilere cevap veriyor.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
aynı noktaya geri geldik sancılı sarsıcı etkileyici...
7/10
·168 syf.··
2026 75. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 20:18
"Kocalarımızı ilk gördüğümüzde onları kesinlikle tanıyamayacağımızı bilmiyorduk. Bize gönderilen fotoğrafların yirmi yıl önce çekildiğini bilmiyorduk. Bize yazılan mektupların kocalarımız değil, mesleği yalan söyleyip gönülleri fethetmek olan, güzel el yazılı kişiler tarafından yazıldığını bilmiyorduk. Suyun ötesinden isimlerimizle bize seslenildiğini ilk duyduğumuzda birimizin eliyle gözlerini kapatıp arkasını döneceğini ama diğerlerimizin başlarımızı öne eğip kimonolarımızın eteğini düzelterek sakin ve ılık güne adım atacağını bilmiyorduk. Burası Amerika, diyecektik kendimize, endişelenmeye gerek yok. Ve yanılmış olacaktık." EVİ NASIL TANIMLARIZ? HERKESİN EV TANIMI AYNI MIDIR ? "Geceleri kapı eşiğinde durup batıya doğru baktığımızda uzaklarda soluk, titrek bir ışık görürdük. Orası, demişti kocamız, insanların yaşadığı yer. Artık biliyorduk ki evimizden hiç ayrılmamalıydık. Ne var ki annemize ne kadar seslensek de sesimizi duyuramayacağımızın farkındaydık; bu yüzden elimizdekiyle yetinmeye çalıştık." Kimine göre büyüleyici kimine göre baş yapıt kimine göre kitabın elmas hali Ödüllere de doymayan bir eser. 2011 National Book Award Finalisti 2012 Pen/Faulkner Roman Ödülü Yılın en iyi kitabı BOSTON GLOBE, VOGUE 1900'lerin başında "Amerikan Rüyası" vaadiyle ABD'ye göç eden yüzlerce Japon gelininin trajik ve sarsıcı hikayesini anlatır. Eser, bireysel bir karakter yerine tüm göçmen kadınların ortak sesi olan "biz" diliyle yazılmış tarihi ve edebi bir romandır. Julie Otsuka tarafından kaleme alınan Tavan Arasındaki Buda DUYGU AKIN'a ait ceviri ile domingo yayınlarından 168 sayfalık sarsıcı roman. Farklı şehirlerden genç Japon kadınları, ellerinde sadece yakışıklı erkek fotoğraflarıyla San Francisco'ya doğru okyanus aşırı bir gemi yolculuğuna çıkarlar. Ancak limana indiklerinde
1000Kitap
Tavan Arasındaki BudaJulie Otsuka · Domingo Yayınevi · 20181,233 okunma