Evimize varmamız için pek çok pislik ve saçmalık içinden bata çıka yürümemiz gerekiyor. Üstelik bize yol gösterecek kimsemiz de yok, tek kılavuzumuz yüreğimizdeki özlemdir.
Ciddilik zamana aşırı değer verilmesinden kaynaklanır. Ben de bir vakit zamanın değerini gözümde fazla büyütmüştüm, yüz yıl yaşamak gibi bir isteğe yer vermiştim gönlümde. Yaşamda ise, biliyor musun, zaman diye bir şey aranmaz; sonsuzluk dediğimiz yalnızca bir an’dır, bir şakanın yer alacağı kadar uzun bir süre yani.
Şimdi bir kez daha yaşamak zorunda kaldığım ölümcül boğulmayı, yalnızlığı ve çevreyle ilişkisizliği, sevgisizliğin ve umarsızlığın bu boş, ıssız cehennemini yaşadım.