Babaya mektup, Kafkadan okuduğum ilk kitap.Kafka'nın babasına yazdığı mektuplar, arkadaşının yayınlamasıyla kitap haline getirilmiş. Çünkü basit bir mektup değil bu. Hem edebi olarak çok güçlü bir babaya iç döküş hem de muhteşem bir psikoloji tahlili. Aynı zamanda Kafka'nın hayatına ışık tutan otobiyografik bir eser. Beni kitapta en çok çarpan şey bir baba oğul çatışmasının bu kadar güzel işlenmesi. Baba Hermann Kafka, otoriter,baskıcı ve ezici kimliğiyle her ne kadar günümüzdeki baba profiline çok uzak olsa da - istisnalar hariç- ben kendimden iki üç kuşak önceki aile babası figürüne baktığım zaman bu adamı görüyorum. Bence okunması gereken klasiklerden diye düşünüyorum ve beni etkileyen çok küçük bir kesitini buraya bırakıyorum. "bana gerçekten vurmadığın da doğru. ama bağırman, yüzünün kızarması, pantolon askılarını telaşla çözmen, bunların iskemlenin sırtında hazır beklemesi benim için neredeyse daha da kötüydü. sanki birinin asılması gibiydi. insan gerçekten asılırsa ölür ve her şey biter. ama asılması için yapılan bütün hazırlıkları yaşamak zorunda bırakılır ve ancak ilmek yüzünün önünde sallanırken affedildiğini öğrenirse, bütün hayatı boyunca bunun eziyetini çekebilir."