Betül

Puan vermedi·208 syf.··
2026 5. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 23:54
Bahçıvan ve Ölüm; ölüm, zaman ve yas kavramlarını sade, gerçekçi ve romantize etmeden anlatan bir kitap. Benim için bu kitabı özel kılan, babamı kaybettiğim bir dönemde karşıma çıkmış olmasıydı. Bu süreçte, yasımı kabul etmek, insanların benzer acılarla nasıl başa çıktığını görmek ve ölümü biraz da olsa kabullenebilmek için bu kitaba yöneldim.Haliyle okumakta oldukça güçlük çektim. Kitapta net bir olay örgüsü yok; okurken olaylar çoğu zaman iç içe geçmiş gibi geliyor. Ancak zihnimiz bir olayı bütün hâliyle değil, parçalar hâlinde hatırladığı için, bu yaklaşım bana oldukça hayatın içinden gelmiş gibi hissettirdi. Son olarak, kitabın bana fark ettirdiği en önemli şey, her insanın acısının ne kadar benzer olduğu ve buna rağmen herkes için biricik oluşuydu. Acı, farklı hayatların sessiz ortak paydasıydı ve her birimiz, kendi yolumuzda onu taşırken, hayatta küçük mutlulukları görmeyi de unutmamalıydık.Unutmamak dileğiyle…
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Betül
Allah rahmet eylesin başınız sağ olsun 🥺
Reklam
Bir gün annemiz kızmış evin içerisinde yüksek bir sesle bir şeyler söylüyor, bağırıyor, çağırıyor. O anda da Hz. Ebû Bekir haneye giriyor. Kızının o halini görünce ne olduğunu sormadan, Âişe annemizi bir köşeye çektiği gibi: "Ey Filanenin kızı! Sen nasıl olur da Resûlullah'ın huzurunda böyle konuşursun?" deyip elini vurmak için kaldırıyor, o anda Efendimiz (sas) Hz. Ebû Bekir'e: "Sakın ha Ebû Bekir!" deyip vurmaması için uyarıyor. Hz. Ebû Bekir utancından hiçbir şey diyemeden çıkıp gidiyor. Annemiz mahcup, ama Efendimiz (sas) yine tebessüm halinde ne diyor biliyor musunuz? "Seni nasıl o kızgın adamın elinden kurtardım. Nasıl seni onun elinden aldım?"
Sayfa 490·Kitabı okudu
Betül
💙💙💙
Hz. Ömer anlatıyor, diyor ki: "Bir gün hanımlarım beni çok kızdırdı. Artık dayanılmaz bir noktaya gelince dedim ki: Gideyim bunları Resûlullah'a (sas) şikâyet edeyim. Bunlar Mekke'de iken bize karşı hiç konuşamazlardı. Ama geldiler Medine'ye, ensârın hanımlarına uydular, bize karşı seslerini yükseltiyor, sözlerimizi dinlemiyorlar." Bu düşünce ile çıkıp geldim hücre-i saâdetin kapısına bir de ne göreyim, içeriden Resûlullah'ın (sas) hanımlarının sesleri geliyor, öyle bağrışmalar, öyle kavgalar... Kendi kendime dedim ki: 'Ömer! Resûlullah'ın hali senden daha farklı değil; dön geri ve bir şey deme!" [58]
Sayfa 490·Kitabı okudu
Betül
😁 Demek ki normalmiş
Batı'nın ilk önce, geleneksel, dine dayalı toplumsal yapıyı çözmeye çabalaması doğaldı. Daha sonra, Müslümanların bir daha asla ona dönmeyi düşünmemelerini temin için, dinin asılları konusunda onlanı kuşkuya dūşürmek ve dinin yaşanabilir (kabili hayat) olmadığını ileri sürmek geliyordu.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Betül
Şimdi en çok duyduğumuz argümanlardan biri bu, "Bu devirde artık hükmü kalmadı, yaşanmaz vs." Halbuki aslı her zaman yaşanabilir, hayatın her alanı içindir. Bunu göstermek de bizlerin elinde aslında.