Ben bir kitabı bitirdikten sonra yazarın neden o ismi verdiğini araştırırım.. Özellikle usta kalemlerin elinde yazılan eserleri... John Steinbeck’in romanına “Cennetin Doğusu” ismini vermesi, hem teolojik hem de sembolik açıdan derin anlamlar taşır. Bu başlık, romanın merkezindeki İncil referanslarına, özellikle de Kabil ve Habil hikâyesine doğrudan bağlıdır.
1. İsim, İncil’deki Yaratılış Kitabı'ndan Gelir
“Cennetin Doğusu” ifadesi, İncil’in Yaratılış (Genesis) kitabında geçer:
> “Ve Kabil, Rab’bin huzurundan ayrıldı
ve Aden’in doğusunda, Nod diyarında yaşadı.”
— Tekvin 4:16
Bu, Kabil’in Habil’i öldürdükten sonra Tanrı tarafından sürgüne gönderildiği yeri tanımlar:
Cennetin doğusu, yani artık cennetin dışında, suçla lekelenmiş, ama hâlâ yaşayan bir yerdir.
2. Cennetin Doğusu = İnsanlığın Sürgün Hali
Roman, insanın:
Günahla,
Suçlulukla,
Kardeş çatışmalarıyla,
Baba sevgisi arayışıyla,
İyilik ve kötülük arasında sıkışmışlığıyla
kendi içindeki “sürgün” halini anlatır. Tıpkı Kabil gibi, Cal de doğruyu yapma potansiyeline sahip olduğu hâlde hata yapar. Ama “Timşel” sayesinde, bu sürgün yerinden yani “cennetin doğusu”ndan” geri dönüş şansı vardır.
3. Amerika’nın Batısı - Eden’in Doğusu: Coğrafi Sembolizm
Roman, Kaliforniya'nın Salinas Vadisi'nde geçer. Burası Steinbeck’in memleketidir.
Salinas Vadisi, onun için hem bereketli hem karanlık bir yerdir – tıpkı Aden bahçesinin dışı gibi.
Steinbeck, bu vadide geçen hikâyeyi anlatırken aslında “modern insanın cennet dışında yaşama mücadelesi”ni yazar. Yani:
> “Burada, cennetin doğusunda yaşıyoruz.
Ama hâlâ iyiliği seçme şansımız var.”