Genesis-Ulusal Anlatı
10/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Murat Belge’nin en sağlam kitabı. Kendi alanında yazdığı için gayet kıyıcı bir dili haiz. Salt Osmanlı kuruluş dönemi üzerine 3 romanı tahlil ve mukayese etmekle kalmıyor, ayrıca Bahadıroğlu, Atsız ve Mavi Anadolu akımı gibi muhtelif romancıların da tarih kurgularını ilmekten geçiyor, ekseriya haşlıyor. Kemal Tahir'in Devlet Anası şüphesiz aralarında okumaya en değer ve kendisinin de merhumla berhayat iken araları iyi olmakla beraber hiciv oklarını ondan da esirgememesi takdire şayan. Bilhassa essentialism yahut özcülük meselesine yaklaşımı gayet yerinde ve romanın kalitesini tayin eden şeyin yerellik değil evrensellik olduğunun bilincinde. O bakımdan da tahlilleri tutarlı ve güçlü. Salt edebiyat eleştirisi açısından herhangi bir metin kritiği anlamında da kesinlikle okunması gereken, ağzımda lezzetli bir tat bırakan bir eser.
İnceleme
GenesisMurat Belge · İletişim Yayınları · 200819 okunma
7/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2025 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 08:12
Roma İmparatorluğu 3 lider tarafından yönetilmektedir: Antonius, Caeser ve Lepidus. Ancak Mısır seyahati sonrası Kraliçeye aşık olan Antonius Mısır'da kalmaya karar verir. "Sevgide ölçü mü aranır? Dilencilerin olsun öyle sevgi." Kleopatra ve Antonius arasındaki aşk, Antonius'un görevlerini ihmal etmesine sebep olur ve diğer liderler ile aralarında gerilimler başlar. Shakespeare'in bu eseri Antonius ve Kleopatra aslında Batı ile Doğu'nun yani Mısır ile Roma'nın bir çatışması olarak karşımıza çıkıyor. Mısır'da sevmek-sevilmek, keyif ve güzellik duyguları ön plana çıkarken Roma'da ise siyaset, savaş, yükselme hırsı ve görevler ön plana çıkar. Tarihteki iki ünlünün ve aşklarının sonu büyük bir trajedi ile son bulur. William Shakespeare 'in en uzun oyunlarından biri olan Antonius ve Kleopatra eserini büyülenmiş bir şekilde okudum. Akıcı kurgu ve olay örgüsü ile sıkılmadan okuyup keyif alacaksınız; okuyun ve okutun mutlaka. :) "Göklerin bütün yıldızları ışık şaçsın yoluna!
1000Kitap
Antonius ve KleopatraWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,866 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·464 syf.··
2025 22. kitabı
İnsanlıq Tarixi kimi Tənhalıq... Qabriel Qarcia Marquez "Yüz İlin Tənhalığı " Yadlıq yüzilliyində Markesin "Yüz ilin tənhalığı "kitabını oxumaq məni daha da yadlaşdırdı... Yadlaşdıqca özümə yaxınlaşır, yaxınlaşdıqca daha da uzaq düşürəm... Ədəbiyyat real olana güzgü tutur... O zaman məndə yenə eyni düşüncələr yarandı, xoşbəxtlik genetikdirmi...?! Valideynlərin gəzdiyi bədbəxtlik ağacını ,övladlar budaq-budaqmı gəzir...?! Axı onların paralel ehtimallar içərisindən xoşbəxtlik ehtimalını seçmək imkanları vardı... Görəsən, Freud və Jung . Buendia ailəsinin psixoanalizini necə çıxarardı...?! Freud çox güman sevərdi bu ailəni))) Əgər bir nəsil yüzillik tənhalığa məhkum olubsa, həyat ikinci şansı vermir... İnsan təkcə fərd olaraq deyil, toplum olaraq da tənhadır... Hər xalq, hər mədəniyyət, hər nəsil öz dairəsinə qapanır və təkrarların içərisində boğulur... Təkrarlanan səhvlər, ehtiraslar ,adlar ,iztirablar əsrlər boyu davam edən tənhalıq öz tariximizdir... Əsər magik-realizm janrında olsada Markes uşaqlıqdan şahid olduğu hadisələr və yerləri fərqli təsvir edib... Reallıq olsada, əsərdə reallığa uymayan hadisələr var təbiki... Əslində biz də gündəlik həyatımızda “magik realizm” yaşayırıq – reallığın içində izah olunmayan anlar, təsadüflər, anlaşılmaz dövrlər var. Əsər günümüz reallığını əks etdirir, əslində hər insanın qaldıracağı əsər deyil... Marquezin Genesis (yaradılış kitabına)ə cavabı... Yalnızlıqla imtahana çəkilən, bu yalnızlığın içində bir-birlərinə sığınan bir nəslin timsalında bütün bir bəşəriyyətin keçirdiyi hiss və həyəcanları, insani duyğuları, təcrübələri, sevinc və kədər anlarını bibliya və zəngin latın amerikası mifologiyası qazanında əridərək bizə alternativ bir insanlıq tarixi olaraq təqdim edən Marquezin özü "omniscient point of view-ilahi
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Kabil
Puan vermedi·139 syf.··
2025 14. kitabı
Portekizli yazar ve Nobel Edebiyat Ödülü sahibi José Saramago, son dönem eserlerinden biri olan “Kabil” ile okuyucuyu yine sorgulayıcı ve çarpıcı bir anlatı dünyasına davet ediyor. Kitap, Kabil ile Habil’in bilindik öyküsünü merkeze alsa da Saramago’nun tipik ironik ve eleştirel üslubuyla bambaşka bir boyuta taşınıyor. Peki, bu roman edebi ve teknik açılardan nasıl bir değerlendirmeyi hak ediyor? Edebi Bir Alegori Olarak “Kabil” Saramago, eserlerinde mitleri ve dini anlatıları yeniden yorumlamaktan çekinmeyen bir yazar. “Kabil” de bu geleneği sürdüren bir roman. Yazar, İncil’in Tekvin (Genesis) bölümüne dayanan anlatıyı ele alırken, Kabil’in Habil’i öldürmesiyle başlayan olaylar zincirini tamamen farklı bir bağlamda işliyor. Tanrı’nın adaletini ve insanın kaderini sorgulayan roman, klasik mitleri tersyüz eden güçlü bir edebi metin olarak karşımıza çıkıyor. Saramago’nun dili, her zamanki gibi ironik ve sert. Yazar, Tanrı ve peygamberler hakkındaki söylemlerini hicivle yoğurarak, okuyucuya alışılmışın dışında bir dini eleştiri sunuyor. Roman boyunca Kabil, zaman içinde farklı dönemlere yolculuk yaparak çeşitli kutsal anlatılarla karşı karşıya kalıyor ve adeta tarih boyunca süregelen adaletsizliklere şahit oluyor. Bu zaman yolculuğu, anlatıyı lineer bir akıştan çıkarıp, postmodern bir yapı kazandırıyor. Bu yönüyle “Kabil”, klasik tarihsel kurgu eserlerinden farklı bir yapıya sahip… Geleneksel tarihsel romanlar belirli bir dönemi temel alarak karakterlerin o zaman dilimi içindeki olaylarını anlatırken, Saramago’nun romanı zaman içinde sıçramalar yaparak tarih boyunca süregelen dinsel ve etik meseleleri sorguluyor. Teknik Açıdan Romanın Yapısı ve Üslubu Saramago’nun üslubu her zaman olduğu gibi “Kabil”de de kendine özgü. Uzun cümleleri, alışılmış noktalama
KabilJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814,2bin okunma
10/10
·644 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Ben bir kitabı bitirdikten sonra yazarın neden o ismi verdiğini araştırırım.. Özellikle usta kalemlerin elinde yazılan eserleri... John Steinbeck’in romanına “Cennetin Doğusu” ismini vermesi, hem teolojik hem de sembolik açıdan derin anlamlar taşır. Bu başlık, romanın merkezindeki İncil referanslarına, özellikle de Kabil ve Habil hikâyesine doğrudan bağlıdır. 1. İsim, İncil’deki Yaratılış Kitabı'ndan Gelir “Cennetin Doğusu” ifadesi, İncil’in Yaratılış (Genesis) kitabında geçer: > “Ve Kabil, Rab’bin huzurundan ayrıldı ve Aden’in doğusunda, Nod diyarında yaşadı.” — Tekvin 4:16 Bu, Kabil’in Habil’i öldürdükten sonra Tanrı tarafından sürgüne gönderildiği yeri tanımlar: Cennetin doğusu, yani artık cennetin dışında, suçla lekelenmiş, ama hâlâ yaşayan bir yerdir. 2. Cennetin Doğusu = İnsanlığın Sürgün Hali Roman, insanın: Günahla, Suçlulukla, Kardeş çatışmalarıyla, Baba sevgisi arayışıyla, İyilik ve kötülük arasında sıkışmışlığıyla kendi içindeki “sürgün” halini anlatır. Tıpkı Kabil gibi, Cal de doğruyu yapma potansiyeline sahip olduğu hâlde hata yapar. Ama “Timşel” sayesinde, bu sürgün yerinden yani “cennetin doğusu”ndan” geri dönüş şansı vardır. 3. Amerika’nın Batısı - Eden’in Doğusu: Coğrafi Sembolizm Roman, Kaliforniya'nın Salinas Vadisi'nde geçer. Burası Steinbeck’in memleketidir. Salinas Vadisi, onun için hem bereketli hem karanlık bir yerdir – tıpkı Aden bahçesinin dışı gibi. Steinbeck, bu vadide geçen hikâyeyi anlatırken aslında “modern insanın cennet dışında yaşama mücadelesi”ni yazar. Yani: > “Burada, cennetin doğusunda yaşıyoruz. Ama hâlâ iyiliği seçme şansımız var.”
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · İletişim Yayınevi · 202411,4bin okunma
7/10
·54 syf.··
2025 11. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2025 22:48
Marc Madrigal'ın elinden çıkmış ve Kutsal Kitaptaki Yaratılış (Genesis veya İbranice olarak Bereşit) bölümünün Sümer, Babil, Akad, Asur gibi kavimlerinden taklit edilerek oluşturulmuş, Yaratılış anlatısının bilimle çeliştiği tezine karşı gelmek için sade dil ile yazılmış bir kitap. Öncelikle metin işlediği konuya oranla oldukça kısa kalıyor ve ele aldığı konuları basit ve anlaşılır olması için çok derine inmemeye dikkat ediyor. Eminim ki Hristiyan arkeologlar veya Kutsal Kitap tarihçilerinin bu konu hakkında yazdığı daha kapsamlı akademik çalışmalar vardır ama bu kitap bu alana karşı iyi bir giriş kitabı diyebilirim. Öncelikle bu alanda yeterli okumam yok ve bu kitabın ortaya sunduğu tarihi ve bilimsel argümanlarda ne denlice doğru olduğunu tam olarak bilmiyorum. Yazarın ise inançlı bir mercek tarafından olaylara baktığı ise oldukça belli. Bu kitap için eksi midir, eksi olmaktan çok yazarın savunma amaçlı olarak bu kitabı yazdığının göstergesidir. Madrigal eserinde Yaratılış anlatısının Mezopotamya medeniyetlerindeki efsanelerle olan benzerliğini reddetmek yerine bağlamlar kurmayı tercih ediyor. Çok tanrılı inanıştan tek tanrılı inanışlara geçildiği tezini reddederek aksini savunuyor. Sık sık diğer yaratılış mitleri ile Yaratılış kitabını kıyaslıyor ve benzerlikler ve farkları bize gösteriyor. Yukarıda da dediğim gibi yazarın eseri hacim olarak oldukça küçük. 54 sayfa. İşlediği konu ise oldukça ciddi konular. Şahsen ben kitabı okurken kitabın yarım kalmış olduğunu hissettim. Bu kitabın bu alanda ilgi ve merak uyandırabileceği kanaatindeyim. Çünkü Boşluk Teorisi, Genç Dünya veya Yaşlı Dünya gibi açıklamalardan haberim yoktu. Bu kitap sayesinde bu açıklamalar ile karşılaştım ve kısaca öğrendim ama bu kavramlar tek paragraf ile açıklanacak kavramlar değil. Ben bu
Din
Yaratılış ve TarihMarc Madrigal · Kitabı Mukaddes Yayınları · 201529 okunma