Ölmüşüm gibi arkamdan konuşur musunuz rica etsem?
8/10
·72 syf.··
2026 4. kitabı
Uzunn zaman sonra geldim size. Ne olursam olayım yine geldim. Kim olduysam onunla geldim. Okuyamayan biri olarak geldim. Son zamanlara öyleydim yani. Toparlanma aşamamın 2. kitabıyla geldim size işte karşınızdayım... Ölürsem arkamdan iyi hatırlayın diye kendimi açıklamaya geldim ama insanoğlu vicdanı sebebiyle ölünün arkasından kötü konuşmaz zaten. Konuşmazsınız di mi? İşte bunu merak ederek aldım kitabı. Ölü birinin ardından ne düşünürüz, neler söyleriz ve en önemlisi neleri söyleyemeyiz? Bunun kitabını yazmış #y:179909. Kadıköy kitap günlerinde Sel yayıncılıkta görev alan bir beyefendinin tavsiyesi üzerine aldım kitabı. Çok güzel övdü, gerçekten çok samimiydi. Kitabı ne kadar içselleştirdiğini o kadar içten ifade etti ki kayıtsız kalamadım. Sel yayınlarının zaten okuyup beğenmediğim kitabı çok çok nadirdir. Yapıyorlar bu sporu. Kitap intihar eden Luc'un arkasından anne-babasın, yenge-amcasının ve onların kızı (yani Luc'un kuzeni) Celine'in Luc ile ilgili bilinç akışı şeklinde düşüncelerini içeren bir metin. Ara sıra Luc'un kendisi de dahil oluyor hatta bu akışa. Akış dediğim de öyle bir akış ki; hop oraya hop buraya atlayıp duruyor yazar. Bir annesi konuşuyor, bir yengesi; bir Luc'un yaşadığı dönemdeyiz, bir intihar ettiği günde. Allak bullak oldu zihnim ne olduğunu anlayana kadar. Ama bir kere anladıktan sonra akıyor gerçekten, korkmayın. Kitapta en çok hoşuma giden şey, aile ilişkilerini anne-baba gözünden görüp onların biz evlatları hakkında neler düşündüğünü anlayabilmek oldu. Benim fazlasıyla cebelleştiğim ve hatta ülkemizde birçok gencin de muzdarip olduğunu düşündüğüm bir konu. Hani ebeveynlerinize karşı durabilecek gücünüz kalmadığında, artık yapacak, deneyecek herhangi bir yol, bir çare kalmadığında yavaş yavaş uzaklaşırsınız ya; aranıza uçurum girer,
1000Kitap
Onlardan UzaktaLaurent Mauvignier · Sel Yayıncılık · 2026138 okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 237. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 20:06
Mahmud ile Yezida, Murathan Mungan’ın kaleme aldığı, biri Müslüman diğeri Yezidi olan iki düşman köyün gençleri arasındaki imkansız aşkı ve törelerin yıkıcı etkisini konu alan bir tiyatro oyunudur :Konu: Yıllardır süren kan davaları ve dinsel/kültürel farklılıklar nedeniyle bir araya gelmesi imkansız olan Mahmud (Müslüman) ve Yezida (Yezidi) adlı iki gencin destansı aşkı anlatılır. İki aşık kavuşmak için gizlice plan yapar. Mahmud, Yezida'nın saçlarına kırk gün boyunca her gün bir örük örer ve kırkıncı gün Yezida'yı kaçırmaya karar verirler. Aşklarının önündeki tek engel toplumsal tabular değildir. Aynı dönemde Müslüman köyün ağası, Yezidi köyünün arazilerine el koymak için bölgeyi Yezidi inancına göre dışına çıkamayacakları bir çember içine alır. Mahmud, Yezida'yı kaçırmak için sabırsız davranıp dilek ağacının yanına erken gidince yakalanır. Bu aceleci adım, iki gencin trajik sonunu hazırlar
Hayata Dair
Mahmud ile YezidaMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 20131,272 okunma
Reklam
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 234. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:57
Köyün Kamburu, Kemal Tahir'in 1900'lü yılların başında bir Çorum köyünde (Narlıca) geçen romanıdır. Eser, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda kusurlu/kambur olan "Çalık Kerim" adlı bir gencin, ezilmişlikten ve yoksulluktan kurtularak kurnazlığı ve düzenbazlığı sayesinde köyün en güçlü ağalarından birine dönüşme sürecini konu alır. Romanın Öne Çıkan Temaları ve KonusuGeleneksel Türk köy romanlarındaki "haksızlıklara başkaldıran idealist köylü" kalıbını yıkan, olayları ve karakterleri son derece gerçekçi, hatta zaman zaman çarpıcı yönleriyle ele alan bir eserdir. Sistem ve İnsan Psikolojisi: Kitapta dönemin devlet otoritesinin zayıflaması, yalnızlaşan taşra hayatı, kıtlık, sıtma ve medrese hayatındaki yozlaşmalar gibi unsurlar işlenir. Çalık Kerim'in Yükselişi: Romanın ana karakteri Kerim; dışlanan, ezilen ve köyün adeta "günah keçisi/kamburu" durumundayken, hayatta kalabilmek için kurnazlığı (şark kurnazlığını) ve makyavelist bir bakış açısını benimser. Güce ulaşmak için her yolu mubah gören bir yapı sergiler. Gerçekçi Köy Tasviri: Köy ve köylü güzellemesi yapmaktan ziyade, iyi ve kötü yanlarıyla köylünün iç yüzünü, menfaat çatışmalarını ve yozlaşmayı anlatır.
Hayata Dair
Köyün KamburuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018959 okunma
Erkekler çalışın! yoksa sevdiklerinizin gözünde böcek olursunuz
9/10
·84 syf.··
2026 2. kitabı
1915te yayımlanan bu kurgu öyküde Kafka, kitabın kahramanı ve diğer konularda süprizini bozmak istemem ama üzerine biraz düşündüğünüzde tükenmişlikle depresyona giren bir gencin en yakınları tarafından nasıl yalnız bırakıldığını, ötekileştirildiğini ve nihayetinde çöpe atıldığını o kadar zahmetsizce anlatıyor ki, bazıları öykünün böceğe dönüşen bir genç ve ailesi hakkında olduğunu sanabiliyor. Çeviri rahatsız etmedi, zengin bir tat da bırakmadı, yavan da değildi, akıcıydı ama öykünün Almancasını okumak kelimeleri "bağlamında" anlamak isterdim. Genç erkeklere ve tüm erkeklere tavsiyem hayatınızı adadığınız insanlar nezdinde böceğe dönüşmemek için çalışmaya devam edin, erkeklerin bu dünyada rolü başkalarını (eş, ana, baba, çocuk, sevgili, arkadaş vs.) mutlu etmek. Çalış yoksa böcek olursun evlat! Franz Kafka Dönüşüm
Psikoloji/Kişisel Gelişim
DönüşümFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 2018268,1bin okunma
10/10
·336 syf.··
2026 93. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Daha önce hiç Nurullah Gençı duymamıştım şiir sevmediğim için sanırım Bir Dünya Kitap Kulübü ile okudum onlardan Allah razı olsun yani okuduğum en güzel kitaplardan biriydi her şeyiyle Nurullah hocamız küçüklüğünden bu yaşına yaşadıkları gördükleri geçirdikleri beni çok etkiledi babasıyla olanları babasını bile çok sevdim yani ne dicemi bilemiyorum bu kitabı için kesinlikle şiir kitaplarını da alicam Nurullah hocamın iyi ki bu kitabı yazmış
Omuzlarımda DünyaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20242,035 okunma
Puan vermedi
Anthony Burgess'in Otomatik Portakal adlı romanı, ilk bakışta şiddet ve suç üzerine kurulmuş bir hikâye gibi görünse de aslında özgür irade, ahlak ve devlet kontrolü gibi daha derin konuları ele alan bir distopyadır. Romanın başkahramanı Alex, arkadaşlarıyla birlikte çeşitli suçlar işleyen genç bir karakterdir. Yakalandıktan sonra devlet tarafından uygulanan deneysel bir yöntemle suç işlemeye karşı şartlandırılır ve yeniden topluma kazandırılmaya çalışılır. Kitapta beni en çok düşündüren konu, bir insanın gerçekten iyi olmasının ne anlama geldiğiydi. Alex'in uygulanan tedavi sonrasında kötülük yapamaz hâle gelmesi ilk başta olumlu gibi görünse de bunu kendi isteğiyle yapmaması dikkat çekiciydi. Bu yüzden roman boyunca iyiliğin bir seçim olup olmadığı sorusu aklımda kaldı. Kitabı bitirdiğimde bile bu konu üzerine düşünmeye devam ettim. Eserde kullanılan "Nadsat" adlı argo dil başlangıçta okumayı zorlaştırdı. Bazı bölümlerde olayları tam anlayabilmek için cümleleri tekrar okumam gerekti. Fakat ilerledikçe bu dile alıştım ve bunun kitabın atmosferine önemli bir katkı sağladı. Bu yönüyle roman diğer okuduğum kitaplardan farklı bir his verdi. Alex karakteri de kitap boyunca dikkatimi çeken yönlerden biri oldu. İşlediği suçlar nedeniyle çoğu zaman ona karşı olumsuz duygular hissettim. Ancak yaşadıkları ve maruz kaldığı yöntemler, özgürlük ve seçim hakkı üzerine düşünmeme neden oldu. Bu yüzden karaktere sadece iyi ya da kötü demenin zor olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak Otomatik Portakal, sadece suç işleyen bir gencin hikâyesini anlatan bir roman değildir. Kitap boyunca insanın seçimleri, devletin birey üzerindeki etkisi ve iyi-kötü kavramları sorgulanmaktadır. Bazı bölümlerini anlamak zor olsa da okuduktan sonra üzerinde düşündüren bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Roman-Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
Reklam
Reklam