8/10
·430 syf.··
2026 31. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:59
Bazı kitaplar okunduktan sonra zihinde fikirler bırakır, bazıları ise insanın içine yerleşir. Bin Muhteşem Güneş benim için ikinci gruba dahil oldu. Kitabı bitirdiğimde aklımda savaşın tarihi ya da Afganistan'ın siyasi geçmişinden ziyade, hayatın en sert koşullarında bile insanı ayakta tutabilen bağlar kaldı. Meryem ve Leyla'nın hikayesi, aynı acının farklı yüzlerini gösterirken dayanışmanın ne kadar dönüştürücü olabileceğini de hissettiriyor. Khaled Hosseini , karakterlerini kahramanlaştırmadan anlatmış. Onları kusurları, korkuları ve kırılganlıklarıyla olduğu gibi bırakmış. Bu yüzden yaşadıkları daha gerçek, daha sarsıcı geliyor. Kitabın bazı bölümlerinde duygunun yoğunluğu zaman zaman okuru yorabilecek kadar yükselse de anlatının samimiyeti bunu kaldırabiliyor. Bin Muhteşem Güneş , benim için insanın umuda yer açmak için gösterdiği dirençle bile yaşayabileceğini düşündüren nadir romanlardan biri oldu. Kader bazen elinden her şeyi alır, geriye kim olduğunu bırakır.
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
Tebessüm ettiren , tatlı bir hikaye
8/10
·112 syf.··
2026 32. kitabı
Son derece sıcak, samimi ve insanın yüzünde sürekli bir tebessüm bırakan bir kitaptı. Tamamı mektuplardan oluşmasına rağmen hiçbir zaman yapay hissettirmedi; aksine sanki gerçek insanların sohbetlerini okuyormuşum gibi geldi. Helene ile kitabevindeki insanların arasındaki ilişki zamanla öyle doğal gelişiyor ki, okurken onların dostluğunun bir parçası oluyorsunuz. Kitabın en sevdiğim yanı büyük olaylara ihtiyaç duymadan insanı mutlu edebilmesi oldu. Sayfalar boyunca kitap sevgisini, dostluğu, nezaketi ve mesafelerin gerçek bağlar kurmaya engel olmadığını görüyoruz. Sonu beni üzse de bu hüzün kitabın genel sıcaklığını gölgelemedi; aksine bütün o mektupların ne kadar gerçek ve değerli olduğunu hissettirdi. Mektuplar aracılığıyla kurulan dostluğun yıllar boyunca nasıl büyüdüğünü görmek çok etkileyiciydi. Bu yüzden kitap bittiğinde geriye büyük bir dram değil, tatlı bir özlem kaldı. Bana göre mektup romanlarını seven herkesin okuması gereken, insanın içini ısıtan ve kitap sevgisini yeniden hatırlatan çok güzel bir eserdi.
84, Charing Cross RoadHelene Hanff · Everest Yayınları · 2025235 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·308 syf.··
2026 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:42
#KitapYorum #KuzgunYemini #KamuranElagöz #EdebiyatistYayınları #Papatyakitaplığı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Edebiyatist Yayınları'ndan çıkan, Kamuran Elagöz'e ait, "KUZGUN YEMİNİ" isimli polisiye romanı tanıtmaya çalışacağım. Bazı kitaplar bitmez. İsteseniz de hayatın devamı gibi o arka planda kendi kendini yazmaya devam eder. Çünkü gerçek duygular, doğrular, vicdan, adalet, hırs, kötülük, gizem, aşk, dostluk, ölüm, doğum ve daha nice olgular sönümlenmeden bir yerlerde, rutin yaşanır. Bilinir ki; "Vicdan adaletin kalbidir. İyiliğin çoğalması için bazen kötülüğe izin verirsin." Tabi hakkaniyet adına. Bu cümle aklımın süzgecinde kumla altının ayrışması gibi kaldı. Bir altın avcısının avuçlarındaki serinliği, çizikleri, sevinci, acıyı, cesareti, sabrı, beklemenin kudsiyetini, heyecanı, bulmayı hisseder gibi." KUZGUN YEMİNİ " düşündüren, düşündürürken kendinizle, yüzleştiren, kimliğinize, benliğinize bir soğuk su vurumu misali şoka sokan bir yolculuk daveti. Bildiğimiz ancak itiraf iplerini sıkı tuttuğunuz tüm sırların çözümü, o anda kayboluşun soğukluğuna sıcak bir darbe sanki. Şimdi konu penceresinden şehrin ıslak sokaklarında izler bizi nereye götürüyor hep birlikte bakalım. "KUZGUN YEMİNİ" Polisiye, gizem ve tarihi gerilim unsurları taşıyan bir kurgu eser. İstanbul'un dar sokaklarında geçen, Da Vinci gibi gizemli bir figürün etrafında şekillenen bir intikam ve ihanet hikâyesi. Karanlık sokaklarda işlenen cinayetlerin ardında yatan sembolik ve titizlikle işlenmiş izleri takip eden bir anlatı. Eski Başkomiser Cenk’in yıllar sonra danışman olarak çağrıldığı bu karmaşık dosya, yalnızca bir katilin değil, parçalanmış bir ruhun haritasını da açığa çıkarır. Yirmi yıl önce ekilen kötülük tohumları, bugün kanla sulanarak filizlenir. Hemen aklıma genelde bu tip
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202621 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:48
Ah, Sybil. Canım Sybil. Ben Sybil'ı çok sevdim, o kadar gerçek bir karakter ki... Zor bir kadın belli, biraz kibirli ama yumuşak kalpli de. Yeri geldiğinde komik ama bir yandan çok da kırılgan. Zaman zaman insanları kendinden uzaklaştırıyor; bazen en yakınlarına en uzak, yabancılara ise sevecen. Ve bence bu çok insani, o yüzden bu kadar gerçek ve yaşadığını hissettiğim bir karakter, böyle biri bu evrende bir yerlerde kesin var bence. Kendimle bazı benzerlikler gördüğümü de itiraf etmeliyim. Bir defa yazmayı seviyor, yazıyla düşünen ve yaşayan biri, ben de zaman zaman kendime mektuplar yazıyorum :) İster yüzleşme ister iyileşme aracı olsun kendine mektup yazmak güzeldir bana göre. Dışarıdan öyle bağımsız ve güçlü görünürken aslında içinde çok hassas bir yan taşıması. İnsanlarla derinlikli bağlar kurmak istemesi, yüzeyselliği onu tatmin etmemesi. Yalnızlığını sevmesi ama bir yandan yakınlık da istemesi, duvarlarını belki kolay indirememesi. Hepsi hepsi çok tanıdık. Huysuz ve tatlı kadın Sybil'ı ben çok sevdim, kendisi sanki hep aklımın bir köşesinde kalacak.
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026165 okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 146. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 12:53
Selam kitap dostlarım Bugün sizlere Samet Karaveli'nin Adada Bir Sabah adlı hikâye kitabından bahsetmek istiyorum. Kitap, sekiz farklı hikâyeden oluşuyor ve hepsinin ortak noktası, insanı ve hayatı merkezine alması. Yazar; günlük yaşamın içinden karakterlerle bazen hüzünlü, bazen umut dolu, bazen de düşündüren olayları samimi bir dille anlatıyor. Okurken kendinizi bir adanın sakinliğinde buluyor, bir başka hikâyede yılların yükünü omuzlarında taşıyan insanların hayatlarına konuk oluyorsunuz. Kimi zaman özlem, kimi zaman mücadele, kimi zaman da hayata tutunma çabası satırlara yansıyor. Hikâyelerin en sevdiğim yanı ise abartıdan uzak, gerçek hayattan izler taşıması oldu. Yazar, insanın yaşadığı zorluklara rağmen yoluna devam edebilmesini, umut etmenin önemini ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmeyi hatırlatıyor. Bunun yanında yalnızlık, gurbet, fedakârlık, aidiyet duygusu ve geçmişle kurduğumuz bağlar da hikâyelerin arasında kendine yer buluyor. Bazı hikâyeler yüzümde tebessüm bırakırken bazıları içimde hafif bir burukluk oluşturdu. Çünkü anlatılanlar kurgu olsa da hayatın içinden, hepimizin bir şekilde karşılaşabileceği ya da tanık olabileceği duygular taşıyor. Eğer hayatın içinden gelen, insanı yormadan okunan ama okuduktan sonra üzerinde düşündüren hikâyeleri seviyorsanız, Adada Bir Sabah güzel bir tercih olabilir.
Adada Bir SabahSamet Karaevli · Ceres Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi
... Merhaba... Sırlarla dolu bir kitabevine girmeye hazır mısın? Yalnızlar Odası & Nehir Güzel @_nehir.gzl Kitabevine gelen gizemli bir genç... Kitaplarına sığınan yalnız ve umutsuz bir adam... Hüzün dolu aşklar... Olayların peşini bırakmayan bir komiser ve kayıp iki kadın... ●● Yazarın kaleminden okuduğum üçüncü kitap oldu devam kitabının geliyor müjdesi mutlu etti beni. ●● Sabit annesinin yeniden evlenmesiyle üvey baba evinde büyür, yalnızlığı onu kitaplara yöneltir, annesinden kalan dükkanı kitabevi, merdivenle çıktığı üst kat yirmi yıldır yalnızlığının tanığı dünyasıdır, Kimim ben sorusu zihninden hiç gitmeyen hele son zamanlarda bu soruya yeterli cevap bulamayan yapayalnız bir insan portresi var karşımızda. Bir gün ünv.ögrencisi Semih' in gelmesi ve kitabevinde çalışmaya başlaması bu iki insanı ortak bir bağla birbirine bağlar. Semih' in kız arkadaşı Pelin' in onunla ilgili gerçeklerin hiç de anlattıgı gibi olmadığını öğrenmesiyle olaylar farklı bir yöne evrilir. Kitabevinden alışveriş ettiği tesbit edilen iki kadının kayıp olmasıyla komiser Haluk olayı araştırmaya başlar, ipuçları, yarım kalmış hayatlar, kırık kalpler, bir katil var ama... Acaba komiserin ulaştığı sonuç ne kadar gerçek? Kitap yalnızca bir polisiye kurgu değil, karakterlerin iç dünyalarına da odaklanarak onları geçmişleriyle de tanıtıyor okura. ●●
Yalnızlar OdasıNehir Güzel · Çınaraltı Yayınları · 202613 okunma