Mutsuzluğum hayır diyemeyen birinin mutsuzluğuydu. Bir şeyler teklif edilip de reddedince, karşımdakinin yüreğinde de kendi yüreğimde de sonsuza dek onarılmayacak aleni bir çatlağın oluşacağı korkusunu taşırdım hep.
Sonra acı ve boğulma geldi. Bu acı ölüm değildi, düşünceydi, sersemleyen bilincinde dalgalanan düşünceydi. Ölüm acıtmazdı. O yaşamdı, yaşamın acıları, bu korkunç boğan duygusu; bu yaşamın ona uygulayabileceği son darbeydi.