“Sahi bre Ali, yaşamamız, ölmekten bu kadar korktuğumuz, yaşamak ne işe yarıyor? Uğruna bu kadar alçaldığımız, zulmettiğimiz, haram yediğimiz, insan öldürdüğümüz yaşamak ne işe yarıyor? Sonunda işte böyle ya bir kasabayı, ya da küçücük bir mezarlığı kokuyla dolduruyoruz. Vay babam, insan ölüsü de ne kadar kokarmış böyle, it leşinden de beter. Ben de böyle kokacak mıyım?”
Aslında bakarsanız beynimizin derinliklerinde ikinci bir saat daha vardır ve bu saat dopamin ile çalışır. Çocukken bir türlü geçmek bilmeyen zaman algımızın yaşlılıkta hızlanmasının temelinde bu saatin dopamin ile olan ilişkisi yatmaktadır.