Bir hedef hayal etmek kolay ve eğlencelidir. Fakat bir hedefi, rekabetçi arayışlarla giderek artan gerçekçi yaşam stresleri bağlamında hayal etmek tamamen farklı bir şeydir.
Zira, bir şeyler anlaşılamadığında onu açıklamanın yolu hep bulunur ve din de bunun en pratik yoludur. Çünkü dinler, bilimden evvel ilkel insanların evrene anlam katma çabalarının bir sonucu ve bilinmeyeni izah etmek için kurguladıkları hipotezlerin bir bütünüdür.
Görünmeyen şeyler karşısında cehalet ve kuruntudan doğan korku, insanın kendisinde olunca din, başkasında olunca batıl-itikat adı verilen duygunun tohumunu oluşturur.