Konusunu birde benden okuyun
Puan vermedi·448 syf.··
2026 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:25
Oyunbozan da yazarın Nakavt kitabında okuduğumuz Rüyanın annesi ve babasını okuyoruz. Adal ve İmge'nin yakın arkadaşları bu ikilinin ruh izi olduklarını anlayıp birbirine yakıştırıyorlar ve sevggili olmaları için plan yapıyorlar. Normal bir tanışma olmasın daha akılda kalıcı birşey olsun diyerek Adal'ın telefonuna İdili kalbimin pili, İdil'in telefonuna da Adalı gelecekteki kocam diyerek kaydederler ve bundan sonra türlü bahanelerle ikiliyi bir araya getirmeye çalışıyorlar Adal ve İdilde onların oyununu bozmak için Oyunbozanlık yapmaya karar verirler. Plan şudur; Önce aşık rolü oynayıp ilişkilerinin güzel gittigini gösterecekler sonrada bu ilişkiyi toksik gösterip iki çöpçatanı planlarından dolayı pişman edecekkerdir. Planları istedikleri gibi gider ta ki ellerinde patlayıp birbirine aşık olana kadar. ~~~YORUMUM~~~ Kitap yazın okunmalık, tatlı, çerezlik hemen okunup bitecek türden akıcı. İçerisinde sakıncalı unsur barındırmaz. Bence Nakavt kitabını okumadıysanız ilk bunu okuyun sonra onu..
OyunbozanAyça T. K. · Pukka Yayınları · 202657 okunma
17 Haziran…..Alex Schulman
10/10
·272 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:46
Çocukluğunuzla konuşabilseydiniz ne sormak isterdiniz… işte kitabın ve kurgunun kalbi bu soru.. #okudumbitti #17haziran İskandinav edebiyatının gözde yazarlarından Alex Schulman.. .acaba hangi kitabı vesilesiyle tanışsam derken son çıkan *17 Haziran *kitabında karar kıldım.. Müthiş bir anlatım ve hikaye.. Schulman bu hikaye için *benim en otobiyografik kitabım* demiş zaten.. Bence bu itirafı olmasa bile, bu kitapta bir yaşanmışlık seziliyor kesinlikle.. çünkü çok derinden, çok içerlerden bir yerden gelen bir hikaye okudum düşüncesindeyim.. . Hikayede kahramanımız bir öğretmendir.. adı Vidar ..ablası anne ve babasıyla sorunlu bir aile onlar..  o dönemde ailesinden kendine kalan yazlık evlerinde bir koli görür.. o kolide ise bir kağıtta evlerinin telefon numarası çıkar ..numarayı tuşlar ve çocuk olduğu 17 Haziran 1986 tarihine gider .. Ve bundan sonrasında çocukluğunun travmalarla geçtiğini ,yer yer sisli olan o zor geçmişi sahne sahne yaşar .. anılarındaki ,kavgaların hiç bitmedigi bir ev hayatı ,onun sarsıntılı bir yetişkin hayatının da ilk temelini atmış olur.. çünkü Vidar birbirini sevmeyen ,her yaptıkları birbirinin sinirlerini zıplatan ebeveynlerin ona sunduğu bir ailede doğmuştur.. duygusal hiçbir destek vermeyen sevgisiz hırçın, vicdan yoksunu bir anne ..ve ona paralel seven ama sevgisini çok belli etmeyen, kendini daha çok seven ,umursamaz bir babanın büyüyen ,daha doğrusu büyümeye çalışan bir çocuğudur.. . Vidar ve ablasının yaşadığı yalnızlık ve duygu sarsıntıları yetişkinlikte de kendini gösterir.. . kitapta beni en derinden yaralayan bir annenin nasıl bu kadar vicdan yoksunu olabileceği.. babalar için bir fikir belirtemem ama *anne ya anne* var mı bir çocuk için daha ötesi.. saç baş yoldurur cinsten bir anne
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,576 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
5/10
·192 syf.··
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 13:54
Sarah ve Şemsi, arkadaşımın beğendiği için ödünç verdiği bir kitaptı. Fakat ben arkadaşım kadar zevk alarak ya da beğenerek okumadım. Kitapta 1800’lü yıllarda yaşamış olan ve ilk uluslararası tiyatro yıldızı sayılan Sarah Bernhardt’ın İstanbul turnesine geldiği bir hafta anlatılıyor. Yazar, büyük büyükbabası Molla Şemsi’nin Sarah Bernhardt ile geçmişte bir ilişki yaşadığını hayal etmiş ve bunu roman şeklinde kaleme almış. Fakat kitapta ne bir olay var ne de gerçekten hissedebileceğim bir aşk hikayesi mevcut. Karakterlerin ağzından sürekli olarak seviyorum, aşığım tarzında konuşmalar duysak da ben o hissiyatı alamadım.  Aslında konu güzel işlenebilse ilgi çekici bir kitap ortaya çıkabilirmiş. Fakat her şey çok yüzeysel; sürekli olarak bir kırılma noktası bekledim, ama yoktu. Her şey oldukça durağandı ve kitap neredeyse elle tutulur bir mevzu olmadan bitti. Sanki yazar Sarah Bernhardt için bir biyografi yazmak istemiş ama çok da derine inmek istemediği için bir roman olarak kurgulamış. Zaten kitabın sonundaki yazıda da araştırmalarını çok derin tutmadığından ve ne kadar yararlanabileceği biyografik kaynak olsa da iki üç tanesini referans aldığından, neredeyse tamamen kurmaca bir metin yazdığından bahsetmiş. Sürekli olarak sanki bir biyografi kitabıymış gibi Sarah Bernhardt ile ilgili bilgiler okuyoruz.  Molla Şemsi aslında ilgi çekici bir karakter olabilirmiş; ama kitap boyunca o kadar tuhaf yansıtılıyor ki kendimi karakteri hiç sevmemiş bir vaziyette buldum. Kitap üzerinden konuşursak Sarah Bernhardt’ı sahiden seven bir karakter mi derseniz bence hayır, saplantı olduğunu düşünüyorum. Bir hafta boyunca gizli aşıklar gibi Sarah ile buluşup gezen Şemsi, karımı da seviyorum diyip akşamları eşi Saide’nin yanında ona sarılarak uyuyor. Sarah’ın kendisini öpmesine izin
Sarah ve ŞemsiNilüfer Kuyaş · Sia Kitap · 2024527 okunma
GÜN OLUR ASRA BEDEL İNCELEME
9/10
·416 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 17:23
Gün olur asra bedel, İlk bakışta, bozkırda yaşayan demiryolu işçisi Yedigey’in, yakın dostu Kazangap’i son yolculuğuna uğurlamasını anlatıyormuş gibi görünse de kitap ilerledikçe ve bu yolculuk ilerledikçe roman, insanlığın geçmişine, bugününe ve geleceğine uzanan geniş bir düşünce dünyasına dönüşür.Bence Aytmatov bu kitabın da birbirinden farklı konuları çok başarılı bir şekilde bir araya getirmiş. Bir yanda dostluk ve vefa, diğer yanda devlet baskısı, uzay araştırmaları, mankurt efsanesi, savaşın insanlığa maliyeti ve insanın kimliğini koruma mücadelesi gibi bir çok konuya değinerek aynı zamanda güçlü cümleler ile bizi derin düşüncelere itmektedir.. Örneğin; “Bu atın o attan üstünlüğü ne? Güzel yürür, hızlı gider, yol alır. Bu yiğidin o yiğitten üstünlüğü ne? Hem akıllı hem bilgili, erdemli.” Bu cümle, bana insanın değerinin bedeninde değil; düşüncesinde ve karakterinde olduğunu anlattı. oysa Güzel yürüyüş kusursuz vücut, hız, fiziksel güç hayvanlar için önemlidir.Kitapta Bunun gibi birçok düşünceler mevcut.
İnceleme & Yorum
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
Canan Tan - Yüreğim Seni Çok Sevdi
Puan vermedi·444 syf.··
2026 21. kitabı
Piraye'de olduğu gibi yine eğitimli, aşka mesafeli ve uçarı bir kız; zengin ve bunu göğüslemeye çalışan bir erkek, yazlık ve çalıştığı için buraya gelemeyen baba, erkeğin ailesinin kızı istememesi, sevgilisi olan en yakın arkadaş (tam Türk dizisi) senaryosudur. O eserde de karakter davranışlarında bir şımarık çocuk tutarsızlığı, sinamekilik tadında olaylar cereyan ederken bunda da benzerleri yaşanır. Canan Tan'ın çok derinlikli bir yazar olmadığını düşündüm. Bence Elif Şafak çok çok daha derin bir isim. Aslı Bursa'da yapılacak akademik bir etkinlik için rektörden davet alır. Hem tez yazmaktadır ve az bir zamanı kalmıştır hem de maziden kalan bir yara olan ve konuşma yapacağı yere Bursa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılacak olan Murat Alkanlı'yı davetliler listesi içinde görmüştür. Yine de ismi görünce daveti kabul eder. Aslı özgürlüğüne düşkün ve uçarı bir kızdır. Murat onun üniversite aşkıdır. Kızlar ona hayrandır ancak onun ilgisi Aslı'nın üzerindedir. Aslı da ondan hoşlanmaktadır ancak onun aşık olmak konusunda bir yetersizliği vardır. Aslı'nın babası İTÜ inşaat fakültesi mezunu bir mühendistir. Aydın ve solcu, bababacan bir adamdır. Aslı da İTÜ İşletme Fakültesi'ni kazanır. En yakın arkadaşı Ferda da aynı fakülteyi kazanmıştır ve birlikte okurlar. Ferda'nın dersaneden Bursalı Emre isminde bir erkek arkadaşı vardır. Çocuk sürekli Murat isimli çok yakın bir arkadaşından bahseder. Alkanlı Holding'in veliahtı, hazırlık okumamak için İngiltere'ye dil okuluna gitmiş, sırf dershane okumak için İstanbul'a gelip arkadaşını da yanında götürmüş bir gençtir. Sosyalist temayülle büyütülen Aslı daha hiç tanımadan çocuk hakkında adeta bir sınıf kini duyar. Sonunda Murat'la tanışırlar ve Aslı'nın çocuğu oldukça beğenir. Murat'ın arabası olmasına rağmen okula
Yüreğim Seni Çok SevdiCanan Tan · Doğan Kitap · 201638,7bin okunma
6/10
·400 syf.··
2026 32. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:52
"Demek insanların yüzü başka, içleri başkaydı." Allah hepimizi korusun böyle insanlardan. Orhan Kemal öyle bir kaynana figürü yazmış ki şeytana dudak uçuklatır. Gelini Nazan'a yapmadığını koymayan Hacer Hanım ikiyüzlü, yalancı, dini istismar eden, bencil, çıkarcı bir kaynanadır. Oğlunu istediği gibi manipüle edip gelinine karşı doldurmakta üstüne yok. Torunu Haldun'u da pis işlerine alet edip kendine kalkan olarak kullanıyor. Bence kendinden başka kimseyi sevmeyen kaynana Hacer Hanım bir yuvanın yıkılmasına bir kadının hayatının kararmasına sebep oluyor. Nazan ise tam vur eline al elinden ekmeği tabirine uyan bir gelindir. Yazarın cümleleri ile: "Hayatı boyunca çekilen tarafa sürüklenmiş, istenen her şeyi yapmış, sonunda suç onun olmuştu." Her olayda kabak başına patlar ve hep o suçlu çıkar fakat kendini hiç savunamayan bir kadındır. Eşiyle güzel zamanlar geçirmek ister fakat yetiştirilme tarzından dolayı içindekileri dışarı yansıtamaz, utanır. Kimseye karşı gelemez, nereye çekilirse oraya gider. Kaynanasının yaptıklarına boyun eğmek zorunda kalır ve ona kurulan tuzağı fark edemez. Daha sonrasında kaynanasının sahte iyi niyetlerine de inanarak ne kadar saf olduğunu gösterir. Başına daha neler neler gelir sayfalar ilerledikçe. Anne oğul, kaynana gelin, toplum ve dedikodu ekseninde dönen roman bir yandan çok abartılı olaylarla ilerliyor. Bu kadar da olmaz dedirtecek şeyler oluyor kitapta. Nazan'ın uysallığına, kaynananın şeytanlıklarına ve Mazhar'ın eşine karşı davranışlarına sinir olmamak elde değil. Sonrasında hikayeye dahil olan bar kızı Jale bence kitaptaki en mantıklı aklı selim olan karakter. Tabi onun da kusurları var elbette. Orhan Kemal'in bizi çıldırtmak için yazdığını düşündüğüm El Kızı kitabı bazen üzüp bazen de saç baş yoldurtacak bir kitap. Okurken
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,5bin okunma