Muhteşem bir giriş...
Harika bir akşamdı; böyle bir akşam insana ancak gençken nasip olur sevgili okur. Gökyüzü öyle yıldızlı öyle, öyle berraktı ki, onu gören kendine sormadan edemezdi: Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?
Sayfa 3 - İş bankası·Kitabı okudu
Alıntı
Bilim üstüne düşünme kesinlikle bilim değildir.
Sayfa 68 - Serbest Akademi, 35.Baskı·Kitabı okuyor
... Kant'a göre insan sadece bilme ihtiyacı içinde olan bir varlık değildi; aynı zamanda eyleme, eylemde bulunma ihtiyacı içinde olan bir varlıktı.
Sayfa 60 - Serbest Akademi, 35.Baskı·Kitabı okuyor
Atatürk'ün arılattığına göre, okulun giriş sınavına annesine haber vermeden katılmış. Sınavı kazanınca da annesinin onay vermekten başka yapacağı bir şey kalmamış. Bu röportajda Atatürk askeri okula gitme fikrinin kendisinden çıktığını söylüyor ama herhalde komşusu Binbaşı Kadri'nin de yönlendirmesi ve desteği olmuştur. Ayrıca seçtiği yol hiç de olağandışı değildi. Geniş ailesinin üç üyesi ve sonradan en güvendiği kurmayları konumuna gelecek olan Salih (Bozok), Nuri (Conker) ve Fuat (Bulca) da aynı yolu izleyecekti. Atatürk'ten bir yaş küçük olan Salih (Bozok) anlaşılan, askeri okula gitmeden önce devlet okulunda aynı öğretmenden dayak yemişti. Atatürk'ün geniş anlamdaki ailesinin genç kuşağı gibi, Avrupa'da tehdit altındaki topraklarda yaşayan Türk ailelerin çoğu da çocuklarının geleceğinin askerlik mesleğinde olduğunu arılamışlardı. Yaptıkları seçimin nedeni Kaymak Hafız'ın elinin ağır oluşu ya da üniformaların çekiciliği değildi. İlerleme hırsı, kendine yeterli olma ve vatanseverlik duygusu hepsine aynı yolu işaret etmişti. Daha sonraki meslek yaşamında olduğu gibi çocukluğunda da Atatürk yaptığı seçimlerde yalnız değildi. Ama yetenekleri kendine özgüydü.
Sayfa 55
...Orta Çağ edebiyatımızın dinî ve mitolojik konuları mevzu olarak almasının temel noktası da herhalde Türk milletinin bilinçaltında var olan mitolojik olgulardır. Orta Çağın hiçbir epik eseri Türk mitolojik düşüncesinden dışarıda şekillenmemiş, yazarı her ne kadar İslam Medeniyeti temsilcisi portresi çizmeye çalışsa da yazdığı eser kökleri açısından millî bilincimizin özünü oluşturan mitolojimizin şu veya bu tarafını az ya da çok derecede yansıtmıştır. Şunu söylemek mümkündür ki mit, sözlü ve yazılı edebiyata dönüşüm süreci yaşamış ve hâlâ yaşamaktadır.
Sayfa 75·Kitabı okudu