Murakami'nin okunması zor; ancak edebi değeri, derinliği, felsefesi, sembolizmi muhteşem bir eseriydi
Kitap iki evrende geçiyor, Haşlanmış Harikalar Diyarı kısmında başkahraman modern zamanda yaşayan bir veri bilimci olarak çalışıyor. Bir gün gizemli bir profesör için çalışmaya başlıyor ve hayatı yön değiştiriyor. Zamanla kendini Sistem adı verilen bir yapıdan kaçmak zorunda buluyor. İkinci evren olan Dünyanın Sonu kısmında ise kahraman yüksek duvarlarla çevrili bir kasabaya geliyor, bu kasabaya giriş yaparken gölgesini bırakması gerekiyor. Görevi kütüphanede rüya okuyucu olarak çalışmak olan bu kahraman zamanla farklı gerçeklerle karşılaşıyor.
Beni etkileyen eserlerden oldu, özellikle sembolizm etkili eserleri seviyor olmam da etken tabi ki. Ha Murakami okumaya bu kitapla başladım o biraz zor oldu :) Çünkü eseri araştırdığımda yazarın en zor denilen eseri olduğunu gördüm.
Benim için keyifli bir okuma deneyimiydi, tavsiye ederim
alt kısım spoiler!
İki farklı kısmın birbirine bağlanacağını tahmin ederek okudum. Kahramanın kendine hazırladığı ikinci bir yapay dünya (Dünyanın Sonu kısmı), bu dünyaya girerken gölgesini (gerçek benliğini, anılarını, yaşanmışlıklarını, sevdiği-sevmediği şeyleri, belki onu o yapan şeyleri) geride bırakmak zorundaydı. Ancak ona iki dünya arasında şans verildiğinde o yine modern dünyayı değil, bilinç dışının oluşturduğu yapay dünyayı seçti. Bu kabullenme miydi, yapay dünya ona daha fazla huzur verdiği için yaptığı bir seçim miydi?
Birey benliğini bıraktığında mı daha huzurlu olabilir, ancak benliğini bıraktığında birey olmayı bırakıp sadece bir varoluşu mu temsil etmez mi?