10/10
·307 syf.·
2026 34. kitabı
Fatih Yaşlı’nın Halkçı Ecevit adlı çalışmasının, Bülent Ecevit’in siyasal çizgisini tarihsel materyalist bir perspektiften ele alması bakımından önemli bir katkı sunduğunu belirtmek gerekir. Buna karşılık Mustafa Çolak’ın Bülent Ecevit: Karaoğlan kitabı daha çok liberal bir çerçeveye yaslanmakta; yer yer Türkiye siyasetini açıklarken merkez-çevre yaklaşımının izlerini taşımaktadır. Bu durum, iki eserin aynı siyasal figüre farklı metodolojik ve kuramsal pencerelerden bakmasına olanak sağlamaktadır. Bununla birlikte, Çolak’ın çalışması Ecevit’in yaşam öyküsünü ve siyasal serüvenini bütünlüklü bir biçimde özetleyebilmesi açısından başarılı bir eser olarak değerlendirilebilir. Kitap yalnızca Ecevit’in kişiliğini, karakter özelliklerini ve siyaset anlayışını anlamaya imkân vermekle kalmamakta; aynı zamanda Türkiye siyasal tarihinin kritik dönemeçlerini de okuyucuya sunmaktadır. Ecevit’in gazetecilik yıllarından CHP içerisindeki yükselişine, “ortanın solu” söyleminin inşasından demokratik sol anlayışının şekillenmesine kadar uzanan süreç, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dönüşümleriyle birlikte ele alınmaktadır. Bu yönüyle eser, yalnızca bir siyasetçi biyografisi olmanın ötesine geçmekte; Cumhuriyet sonrası Türkiye’nin siyasal gelişim çizgisini Ecevit ekseninde takip etmeyi mümkün kılan bir çalışma niteliği kazanmaktadır. Her ne kadar kuramsal çerçevesi bakımından eleştiriye açık yönleri bulunsa da, Ecevit’i ve onun içinde şekillendiği tarihsel bağlamı tanımak isteyen okurlar için faydalı bir giriş kitabı olduğu söylenebilir.
Düşünce
Bülent Ecevit KaraoğlanMustafa Çolak · İletişim Yayınları · 201659 okunma
8/10
·420 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 02:24
Hayvanlaşan İnsanHayvanlaşan İnsan Émile Zola – Hayvanlaşan İnsan: İçimizdeki İlkel Canavarın Anatomisi ​Giriş: İnsanın Özündeki Vahşet ​İnsan dedikleri canlı, zaten başlı başına bir hayvan değil midir? Bizleri medeni gösteren maskelerin altında, sadece ortaya çıkmayı bekleyen ilkel ve hayvani içgüdüler yatar; tıpkı kendi çıkarlarımız uğruna bir başkasının canına kıymak gibi. Émile Zola'nın bu eseri incelenirken, hikayedeki olay örgüsünden önce bu felsefi altyapıyı ele almak gerekir. Romandaki hemen her karakter, içten içe birinden intikam almayı düşünüyor ya da öldürme isteğiyle yanıp tutuşuyor. Hikayemiz gayet sakin başlarken, Roubaud’nun, karısı Séverine’in küçükken üvey babası tarafından tecavüze uğradığını öğrenmesiyle büyük bir kırılma yaşanır. ​Gelişme: Gurur, Arzular ve Raydan Çıkan Hayatlar ​Bu noktada Roubaud’nun verdiği tepki oldukça dikkat çekicidir. Roubaud, bu durumu karısının çocuk yaşta uğradığı bir trajedi olarak görüp ona şefkat göstermek yerine, tamamen kendi erkeklik gururuna ve mülkiyet hakkına yapılmış bir saldırı olarak algılar. Karısının istismara uğramasını adeta bir aldatılma, bir "boynuzlanma" gibi düşünmesi, içindeki ilkel mülkiyetçi öfkeyi tetikler. Bu hastalıklı gurur, Séverine'in üvey babası olan Başkan Grandmorin’in öldürülüp tren raylarına bırakılmasıyla geri dönülemez bir şiddet sarmalına yol açar. Olay, diğer bir karakterimiz olan makinist Jacques’ın cesede tanık olmasıyla devam eder. ​Jacques, içindeki büyük öldürme arzusuyla yanıp tutuşan bir adamdır ve bu vahşi sahne onun içindeki arzuları tekrar uyandırır. Onun bu karanlık dürtüsü genellikle kadınlara yöneliktir; onlarla yaşadığı herhangi bir birliktelik sırasında onları boğma ya da göğüslerine bıçak saplama isteğiyle yanıp tutuşur. Ta ki Séverine’i görene kadar... Jacques, Séverine’i gördüğünde ona aşık
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,961 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
4/10
·112 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 21:56
4/10 Bugün elimde, bittiğinde bende kocaman bir nötrlük ve duygu boşluğu bırakan bir kitap var: Melanie Klein, Melanie Klein! Neden 4 puan verdim? Neyi sevdim önce ondan başlayayım. Kitap akıp gitti ama bende hiçbir iz bırakmadı, ta ki o son sayfalara gelene kadar. Romanın genelindeki o hissizliği kıran ve aklımda yer eden tek yer, kitabın kederli sonu oldu. Daha en başından aslında ipuçları verilen, o kaçınılmaz ve buruk son, kitabın geneline kıyasla çok daha gerçekçi ve vurucuydu. İki insanın birbirinin evreninde kaybolmaya çalışırken finalde bıraktığı o kederli tortu, keşke kitabın bütününe de yayılsaydı demeden edemedim. Ayrıca Melanie Klein’ın kuramlarına meraklı olanlar için kısa bir giriş/hatırlatma işlevi görebilir. Psikanalitik kavramlara olan ilgi, okuma sürecini bir nebze ayakta tutuyor. Peki neden hayal kırıklığı? Bu kitabın bende büyük bir hayal kırıklığı yaratmasının çok net sebepleri var. Kitap, Melanie Klein göndermeleri ve iddialı yapısıyla bana çok katmanlı bir psikolojik derinlik vadetmişti. Ancak araya serpiştirilen çizimler ve playlistler, ne yazık ki metnin edebi zayıflığını kapatmak için yapılmış birer makyajdan öteye gidememiş. Karakterlerin dünyası o kadar yapay geldi ki bana, okurken ne aşklarına ne de sancılarına ortak olabildim. En büyük hayal kırıklığı ise finalde saklı. Yazar aslında okura dokunabilecek kederli bir son yazmış; ama bunu tüm hikayeye yaymak yerine sadece son sayfalara sakladığı için, geçmiş 100 sayfanın ruhsuzluğunu kurtarmaya yetmemiş. Kısacası; bir kitaba dair en zor deneyim, bittiğinde sizde öfke veya büyük bir beğeni gibi güçlü bir duygu uyandıramaması, sizi tamamen nötr bırakmasıdır. Benim için biçimi süslü, vaatleri büyük ama ne yazık ki hayal kırıklığı ile hatırlayacağım bir okuma deneyimi oldu. Her zaman
Melanie Klein, Melanie Klein!Cem Tunçer · Budala Kitap · 2026694 okunma
50 Maddede Ezoterizm
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 20:07
50 Maddede Ezoterizm50 Maddede Ezoterizm Osman BalcıgilOsman Balcıgil Ezoterizm, ne kadar merak uyandırıcı ve etkileyici bir kavram öyle değil mi? İçeriği de bir o kadar etkileyici ve ucu bucağı olmayan bir kavram tabi ki. Araştırma yaptıkça derinleşen, öğrendikçe haz uyandıran ve tarih boyunca merak edilen olmuş bir kavram. Bu merak uğruna canından olanlar mı dersiniz, bu merak edileni korumak adına kurulan birçok örgüt, tarikat ve topluluk mu dersiniz, işte böyle bir kavram ezoterizm. Tabi bunun bir de egzoterik olan tarafı var. Ama o kısım zaten egzoterik olduğu için ezoterizme olan arzulanmayı içermiyor pek hatta basit ve indirgemeci olarak görülüyor. Bu kitap ezoretizm alanına giriş için çok uygun bir eser. Ezoterizmi merak ediyorum ama hangi kısmını merak ettiğimi bilmiyorum veya hangi kısım ilgimi çekiyor bilmiyorum diyorsanız eğer yazarımız bu kitapta bir çok kısmına değiniyor ve bizlere bu kısımlar için derinleşmek adına kaynak önerilerinde bulunarak kısa ve ilgi çekici açıklamalarda bulunuyor. Kitap benim için uygun olmasa bile ki bunun sebebi benim zaten birkaç okuma yapmış olmam, bir çok yeni kaynak için şahsıma faydası oldu diyebilirim. Teolojik, tarihsel, metazfiziksel ve sosyolojik kısımları bulunan ezoterizm sizin ilginizi kesinlikle çekecektir. Bu eseri okuyup hangi kısımla başlayacağınıza karar vererek kaynakları edinip egzoterizmden ezoterizme geçişi başlatabilirsiniz. Kitapla ve sevgiyle kalın. :)
Ezoterizm
50 Maddede EzoterizmOsman Balcıgil · Kara Karga Yayınları · 201997 okunma
Hem fantastik kurgu hem de karakter hikayeleri açısında şaheser!
9/10
·448 syf.··
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 06:08
·
Kızıl Yükseliş serisi benim (serinin ilk 3 kitabını) 3. defa okuyup bitirdiğim bir seri oldu. İncelemesini yazmak şimdiye nasibmiş. Öncelikle bu kitaba dair konuştuğum bazı insanlar seriyi sevmelerine rağmen ilk kitabın özellikle giriş kısmını sıkıcı bulduklarını söylediler ama ben buna şahsi olarak hiç katılmıyorum. Kitabın başlangıç kısmı tam bir distopyanın başlayabileceği en iyi şekillerden birinde başlıyor ve karakterin hikayesini benimsemek adına benim için gayet mükemmel bir girişti. Genel kanı 2 ve 3. kitapların ilk kitaptan daha iyi olduğu yönünde sanırım ama benim için ilk kitabın akademi kısımlarıyla beraber serinin ilk 3 kitap arasında en iyi kitap olduğu yönünde. 2 de mükemmel bence ama 1 ondan bir tık önde. Oldum olası derin bir karakter backgrounduyla birlikte akademi hikayelerine hep bayılmışımdır. Kingkiller Chronicle, Kan Şarkısı, Test, Uyumsuz gibi fantastik kurgu akademi serilerinde de o gelişim insan ilişkileri karakterin çocukken kişiliğinin gelişimi vs hep aşırı zevk aldığım bir tür olmuştur. Bu seri genel anlamda Brandon Sanderson serileri (özellikle Sissoylu ve Stormlight Archive) ve Kingkiller Chronicle ile beraber benim için en efsane fantastik kurgu serileri arasında en başta gelir. Basitçe spoilersız hikaye olarak; gelecekte geçen, distopik bir toplumda kast sistemi benzeri bir sistemin var olduğu ve insanların fizyoloji ve genetiklerinin dahi bu sisteme göre oynandığı bir ortamda Altın'lar toplumun mutlak yöneticileridir. Genetik olarak insan ötesi şekilde güzellik, güç ve atletizm ile ileri teknoloji ve insan yönetimi alanında da çok öndedirler. Kızıl, Mor, Beyaz, Yeşil, Turuncu gibi diğer kast grupları ise mutlak yönetici altınların hizmetinde diğer işleri yaparlar ve Altınlar da onları kendilerinden ve insanlığın kötülüklerinden
Kızıl YükselişPierce Brown · Pegasus Yayınları · 20152,530 okunma
Savaşın Arka Planını hiç Okumamıştım
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 23:46
Kitap öncelikle çok rahat ve eğlenceli akıyor. Okurken sıkılmadım keyif aldım. Yazımı basit anlamı kolay. Olumsuz bir hususla karşılamadığım gibi gerçeklerin aynı şekilde yansıtıldığını düşünüyorum. Bir olayın nasıl olduysa o şekilde aktarıldığı bence objektif bir kitap. Tek garipsediğim olay bütün kitap boyunca sadece 35 kere Atatürk kelimesi geçerken hemen hemen her sayfada Enver ismimin geçiyor olması. Bize öğretildiği mi farklı? Yoksa gerçek bambaşka bir şey mi? Ben bu kitapta milli mücadele dönemini sorguladım. Şahsen sağ sol veya muhafazakar veya yenilikçi kesimlerin bu iki şahsiyet üzerinde söyledikleri bu kitapta karışıyor. Türk Tarih Kurumu objektif bir tarih yazacağına inandığım için bu durumun doğru olduğunu düşünerek kendi içimde milli mücadeleye bakışım değişti. En bariz örneği Almanya yenildiğinde müttefikimiz olduğu için bizde yenildik sözü katiyen bir yalan olduğu veyahut Atatürk'ün bir çok konuda Enver ile dost ve birlik içinde olduğu gibi daha bir çok konunun uydurulmuş gerçekler olduğunu bu kitap sayesinde anlamak zor değil. Sözün kısası bu kitabın ilk bölümü Avrupa esasına dayanırken ikinci bölümü Osmanlı esasında. İlk bölümde Avrupalıların Türkler ve Osmanlı için düşündüklerini okumak bir yandan ilginç bir yandan üzücü zira savaşın başında Orta Doğu ve boğazlar dışında İtilaf Devletlerinin Osmanlı'dan bir beklentileri yok lakin yalnış emir komuta yalnış yönetim ve birazda hırs bütün Osmanlı Devleti'nin kötü bir şekilde sonlanmasına vesile olduğu görülüyor. Şüphesiz önereceğim bir kitap. Zaten hali hazırda Türkçe literatürde bir çok konu ve alanda giriş seviyesi kitap eksikliği vardı. Bu eksikliği TTK'da fark etmiş olacak ki "Genel Okuyucu Dizisini" bizlere sunmuş bulunuyor. 100 adet giriş seviyesi tarih alanından olacak şekilde güzel bir kitap
1000Kitap
Birinci Dünya SavaşıÖnder Duman · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 202532 okunma