Büyüklerin En Büyüğü Gazi M. Kemal'e
Asırlarca müddet zavallı Türk, gaddar sultanların ökçeleri altında ezilmiş, galip geldiği zamanlarda fethettiği beldelerde bile kötü idare perişanlığından ve aciz ve gafletten mağlup zilleti çekmeye mahkumu bırakılmıştı. Bütün hayatında bir kürek mahkumu sefaletiyle beli bükülmüş, uğursuz istibdat zinciriyle sürüklenerek tek bir nefes alamamış, tek bir gün görememişti.
..................
İşte doğar doğmaz etrafına harikalar ve mucizeler saçan güneş gibi sen o zaman bu karanlık içinde doğdun ve ancak o zamandır ki başında bir kahraman görünce tarihin kaydetmediği büyüklükleri meydana getirecek bir tabiatta yaratılmış Türk kendini sana kavuşunca buldu. En kuvvetli milletleri yıkmış, harap etmiş bir savaş ve mağlubiyetten sonra bir işaretinle tekrar canlandı, bir emrinle tekrar dikildi ve nefes alamayacak zannolunurken tekrar savaşa başlayarak muzaffer oldu.
Beyoğlu, 24 Mart 1928
Mehmet Rauf
Bundan çıkacak en önemli sonuç, bir şeye inanma veya iman etme ile bir şeyi bilme arasında, her zaman, asla doldurulamayacak olan bir aralığın, mesafenin bulunacağıdır. Bundan çıkacak bir diğer sonuç ise insanların ancak herhangi bir bilgiyle ortadan kaldırılamayacak varlıklara, değerlere inanmalarının makûl veya kabul edilebilir olacağıdır.
Eğer bilmek, iman etmenin veya inanmanın yerini tutabilseydi veya iman edilen şey aynı zamanda bilinmesi yapısal olarak mümkün bir şey olsaydı, o zaman dine gerek kalmaz, bir süre sonra inancın yerini bilgi alırdı.
Din "insan hayatını, insanın içinde bulunduğu evrenle belli ölçüde doyurucu ve anlamlı bir ilişkiye sokma çabası ve insanî işlerin yürütülmesinde bilgelik sağlama girişimi"dir.
Köyün giriş yerinde sopasına dayanıp eğilmiş,ilkbahar çimenleri üzerinde birbirini kovalayan iki sarı kelebeğe dikkatle izlemekte olan ihtiyar Anognosti’yi gördüm. Artık ihtiyarlayıp kendisini kadınlar, tarla ve çocukların kaygısı ilgilendirmediği için dünyaya bakacak zamanı vardı.