Herşey 6 milyon yıl önce tek bir dişi maymunun iki kızının olması, bunlardan birinin tüm şempanzelerin atası olurken diğerinin insanların büyükannesi olması ile başladı. Homo sapiens yani insan türü: Güney Maymunu, Neandertaller, Homo Soloensis, Homo Denisova ve Homo Rudolfensis türümüzün bilinen üyeleri. Hepsi Homo cinsine ait, hepsi insan.
Yazar beynimizin hacimsel büyüklüğü, iki ayak üzerinde dengeli hareket, doğum, bebeği şekillendirme, avcılık, besin piramidi, ateşin bulunması gibi konularda değişik bir bakış açısını eğlenceli şekilde öğretiyor. Fakat tarım dönemi söz konusu olduğunda buğdayların ve bazı bitkilerin evcilleştirilmesi, doğanın tahribatı, bazı türlerin yok oluşu, evcilleştirilen hayvanların nasıl evcilleştirildiği, süt üretimi için buzağı inek ilişkisi, hayvanların zalimce doğum, süt verme, emzirme, emzirmeden kesme yöntemleri insanın kanını donduracak ve insanlıktan utanılacak boyutta anlatılmıştır.
Tarım devrimi akabinde artık yerleşik hayata geçilmiş, zenginler, köleler, krallar, liderler oluşmuş ve dünyanın hayali düzenleri MÖ Hammurabi Kanunları ve MS Amerika Bağımsızlık Bildirgesiyle sözüm ona adalet düzeni oluşmaya başlamıştır. Bu düzenin asıl adalet için değil daha çok üretmek daha çok başkaldırıyı önlemek daha çok zenginleşmek olduğu teorisini detaylı olarak anlatmaktadır. Burada değinilen önemli bir nokta ise eşitlik yerine farklılık ve doğmak yerine evrilmek terimlerinin de biyoloji bilimi kapsamında anlatılmasıdır.
Ve artık sapiensler çoğalıyor, üretiyor, yerleşik hayata geçiyor, düzen değişiyor. Krallıklar kuruluyor, hukuk ve eşitlik terimleri oluşuyor, tarımla üretilenler kayda alınıyor, yazılar ve matematik kuralları oluşuyor ve Sapiensler ayrılıyor. Bu ayrılma hukuksal hiyerarşi (asiller, normal insanlar ve köleler), cinsiyet,