Kadının, yaşlanabileceği bir vitrine ihtiyacı vardır, ışıklara, sahne dekoru ve kostümüne, siyah kadifeye, çocuklara, saçlarının kırçıllaşmasına ve kilo almaya, kıs kıs gülmeye ve bir şeyler araklamaya, sevgiye, korunmaya, küçük değişikliklere, durgun ve basit bir kocaya ya da onun daha da durgun ve daha da basit vasiyeti ile vakıf fonuna. Tek başına yaşlanan bir kadın işe yaramaz, bir kenara atılmış çöptür; acıları için yakınıp homurdanacağı, ağrıyan yerlerini ovacak aksak uşakları olmayan buruş buruş bir müstehcenlik.
Yani siz, ilgisiz seçmene karşı sövüp sayıyorsunuz. Kendilerini suçlu hissetmeleri için. Onları donuk tutmak için. Besleyin onları. Eğlendirin. Ama aşırıya kaçmayın!
Kızın kendisi için taşıdığı anlam tamamen değişmişti. Artık onu bir kadın, hatta farklı bir birey olarak göremiyordu. Kendinden bir parça haline gelmişti. Garip ve beklenmedik bir şekilde kendisinin bir parçasıydı işte.