Bu son yıllarda Şehrimde genç Erkeklerden çoğunluk, intihar olayı arttı.
Sebebler nedir, Kurumlar bir inceleme başlatıyor mu? başlatmıyor mu? bilmiyorum, ama Ölme eylemine girmeden önce İnsan geride kalanlarını, varsa bebelerini, çocuklarını, sevenlerini kendilerinden önce düşünmeli. Hiç kimsenin öylesi vahim acıyı ailesine, sevenlerine yaşatma hakkı yoktur.
Rabbim yarattıklarını, en ağır sınavda dahi olursa olsun, Bir kimseyi ölümün kurtuluş sanrısına düşmesinden kurtarsın.
Kaan Aktürk
@KaanAkturk
·
Ölene kadar sorumlusun,
gönül bağı kurduğun her şeyden..
Bir rivayete göre Davud Lokman'a bir koyun kesmesini ve kendisine en iyi yerinden iki parça et getirmesini söyler. Lokman koyunun yüreğini ve dilini getirir. Başka bir gün Davud kendisine koyunun en kötü yerinden iki parça et getirmesini söyler. Lokman yine yüreğini ve dilini getirir. Davud neden böyle yaptığını sorunca Lokman şöyle cevap verir: "İyilik için kullanıldığında yürekten ve dilden daha iyi bir şey yoktur. Kötülük için kullanıldığında da yürekten ve dilden daha kötü bir şey yoktur."[1]
Su yolunu buluyor, gitmesi gereken yere gidiyor
Hayvanlar ve Kuşlarda da yolunu buluyor, gitmesi gereken yerlerine gidiyorlar.
Bazı insanlar da yolunu buluyor, gitmesi gereken yer için bu Dünyada çabasını gösteriyor.
Diğer bazı insanlara ne oluyorda, Yollarını kaybederek, İnsanlığın en yüksek mertebesine ulaşmak varken Şeytanın orduları oluyorlar?
6 Şubat gecesi sadece yer kabuğu değil, ruhumuzun fay hatları da kırıldı. O uğultuyu bizzat iliklerinde hissetmiş, o soğuğu ve karanlığı genzinde tatmış birisi olarak yazıyorum: Biz o gece, kıyametin küçük bir provasını yaşadık.
Biz o gece yıllarca sümen altı edilen liyakatsizliğin, denetimsizliğin, "bir şey olmaz" zihniyetinin ve imar rantının altında ezildik. Bize "kader" dediler. Ama kolonları kesilen binaların, deniz kumundan yapılan mezarların, cennetten bir köşe diye pazarlanan tabutlukların kader olmadığını, bunun taammüden işlenmiş bir cinayet olduğunu o enkazın tozunu yutanlar yani bizler çok iyi biliyoruz.
O dondurucu soğuğu, o çaresiz bekleyişi, o kesilmeyen siren seslerini ve boşluğa haykırılan "Sesimi duyan var mı?" çığlıklarını unutursak kanımız kurusun.
Yas tutmak yetmez, hafızayı diri tutacağız. Çünkü unutmak, aynı enkazın altına tekrar girmeyi kabul etmektir.Kaybettiklerimizin ruhu şad olsun, ama hesabını sormayanın da boynu bükük kalsın.
Unutmayacağız. Affetmeyeceğiz. 🇹🇷
Peyami