Madem meşru daire; ruh ve kalb ve nefsin bütün lezzetlerine, safalarına, keyiflerine kâfidir. Gayr-i meşru daireye girme. Çünki o dairedeki bir lezzetin bazan bin elemi var. Hem hakikî ve daimî lezzet olan iltifatat-ı Rahmaniyeyi kaybetmeye sebebdir.
"Aynı labirentte dönüp duruyoruz ve psikoloğun meşhur faresi gibi kendimize bir çıkış noktası ve gün ışığına kavuşturacak bir çıkış ağzı bulamıyoruz. Birkaç yüzyıllık, İslam dünyasının düşünce serüveninin ve tarihinin özeti budur. " diye hüznünü dile getiriyor Sezai Karakoç.
Hangimiz İslam'ın dirilişi adına bir çaba sarf ediyoruz? Hangimiz hakkıyla müslümanlığı yaşayıp çevremizi İslam'a, o yeniden doğuşa çağırıyoruz??? Silkelenip kendimize gelmenin vakti gelmedi mi?! Allah cümlemize hakkıyla İslam'ı yaşamayı nasip etsin. AMİN
Okudukça beni tembelliğimden utandıran bir kitap oldu.. Aliya İzzetbegoviç'in İslam Deklerasyonu kitabına çok benzettim. İki değerli yazarımız da kitabın başından sonuna kadar İslamı nasıl dirilteceğimiz hususnda bize yön gösteriyor .. Biz zerre kadar çaba sarf ediyormuyuz ; meçhul..
"İslam, Doğu'nun başı ve önderi olarak Batı'yı da yola getirecek tek hakikatin sahibidir. nasıl geçmişte Batı Medeniyetinin kendini bulmasında İslam Medeniyeti kaynaklarından faydalanması başlıca rolü oynamışsa, Doğunun da, bugün ve gelecekte kendini bulması ve ortaya koymasında, birinci müracaat kaynağı İslam olacaktır. "
Üstad ümidini hiç yitirmemiş. Her ne kadar ahir zamanda olsakta, bizde ümidimizi yitirmeyelim İnşaAllah
Son olarak yine Sezai Karakoç' un bir cümlesiyle incelememi bitiriyorum :
"Müslüman, İslam' ı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin!"
...
Günümüzde, özellikle sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte, daha büyük bir tehlike baş gösterdi:
"Acının sıradanlaşması ve kalplerimizin taşlaşması. "
Antibiyotik tedavisi görenlerde zararlı mikroplarla birlikte bağırsaklardaki mikroplarla yok edildiği için, süt hazmolunmaz, aşırı balgam birikimine ve kireçlenmeye; bunun sonucunda da kemik erimesine; karaciğer, dalak ve damarlarda tıkanıklığa; katarakta; safra kesesi ve böbrek taşlarına; diş çürümesi ve diş eti hastalıklarına sebep olabilir (özellikle kan grubu "0" ve "A" olanlar için).
Farklı ineklerden sağılarak karıştırılan, pastörize edilen süt ancak kaynatılarak, zencefil ile ve biraz sıkılaşınca bal ile karıştırılarak içilebilir.
Sütlü tatlıların üzerine serpilen zencefil veya tarçın sütün hazmını kolaylaştırır.