Şefkat artık burada bitmeliydi , toprak onu almalı ve saklamalıydı . Ne güzel bir istirahatti bu ! Duyacağı tek ses ot saplarını ezen kuşların hafif ayakları olacaktı . Başının üstünde kimse yürümeyecek , rahatsız edilmeden yıllarca evinde kalacaktı . Bu günlük güneşlik bir ölüm , kırların dinginliğinde sonsuz bir uykuydu .
Ah yavrum, hayatın oniki çiçeğinden bir tekini bile koparmamış, koklamamış olman ne kadar acı ! Sen yaşamaya henüz başlamıştın , hangi kızı sevdiğini bile bilmiyorum.
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.