Puan vermedi·72 syf.··
2026 144. kitabı
Viyana’nın kendine has, kahve kokulu atmosferinde, Gluck Kahvesi’nin bir köşesinde zamana meydan okuyan bir figür belirir zihnimizde: Jakob Mendel. Stefan Zweig, Sahaf Mendel ile bize sadece bir kitap tutkununun hikâyesini anlatmaz; aslında bir devrin, bir kültürün ve hepsinden önemlisi "saf bilginin" trajedisini sunuyor. Mendel, kâğıtların ve mürekkebin dünyasında yaşayan, hafızası kütüphane raflarından daha düzenli bir münzevidir. Ancak Zweig’ın ustalıkla işlediği bu sükûnet, I. Dünya Savaşı’nın hoyrat eliyle paramparça olur. Mendel’in "casus" yaftasıyla toplama kampına gönderilmesi, aslında insanlığın ortak hafızasının ve kültürel birikiminin tutuklanması olarak gördüm. Zweig, bireyin trajedisi üzerinden bir imparatorluğun ve bir kıtanın çöküşünü resmeder. Mendel serbest kalıp eski masasına döndüğünde, artık ne o kafe eski kafedir ne de Mendel eski Mendel. Kitapların dünyasında kaybolan parlak zihin, gerçek dünyanın gaddarlığı karşısında yenik düştü. Mendel’in ölümünü, nezaketin ve derinliğin kaba kuvvet tarafından tasfiyesi olarak anlamlandırdım.
Sahaf MendelStefan Zweig · İş Bankası Kültür Yayınları · 202112,8bin okunma
7/10
·126 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 21:48
1929'da yazılan Kitapçı Mendel, Viyana'da bir kafede aynı masada oturarak günlerini geçiren nev-i şahsına münhasır bir ikinci el kitap satıcısının trajik öyküsünü anlatır. Romanın baş aktörü Mendel'den bahsetmek gerekiyor. Mendel, olağanüstü bir hafızaya sahip yaşlı bir adamdır. Kendi başına bir ansiklopedi gibidir. Mendel ne bir kitapçı ne de bir kütüphanecidir. Stefan Zweig'in öyküsünün kahramanıdır. Mendel, öğrenmenin ve bilginin sembolüdür. Mendel, insanlığın kendi ağzından anlattığı insanlık tarihidir. Bir dönemin toplumsal hafızasıdır. Medeniyetin temellerini yıkmak birçoklarının hedefi haline gelse de ve bu hedef kitle insanı canavarını doğursa da, Mendel'in temsil ettiği şeyi ortadan kaldıramıyor. Yaşlı adamın masasında bıraktığı, saatlerce okuduğu Viyana kafesinin tuvaletlerine bakan okuma yazma bilmeyen yaşlı bir kadının bakımına emanet ettiği kitap, sahibinden ve savaştan daha uzun süre yaşadı. Bu kitap, barbarlığa karşı özgürlüğün sembolüdür. Bu kitap, insanın birey olarak, düşünen bir benlik olarak girebileceği açık penceredir; kitapta, Mendel'in mülkünde, insanlık devam ettirilir. Ansiklopedik hafızasıyla Rus Yahudi göçmeni, Gluck Kafe'nin sahibi ve hizmetlerine güvenen kültürlü müşteriler tarafından sadece hoşgörüyle karşılanmakla kalmaz, aynı zamanda sevilir ve takdir edilir. Ancak 1915'te Jakob Mendel, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun düşmanlarıyla işbirliği yapmakla haksız yere suçlanarak bir toplama kampına gönderilir.Suçsuz olduğu sonradan anlaşılır ve perişan bir halde cafeye döner. 20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa'da yaşanan dışlanmanın kısa ve etkileyici bir öyküsü. . . .
Kitapçı MendelStefan Zweig · Koridor Yayınları · 202012,8bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·162 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
‎Ayrılık Yürüyüşü ‎ ‎”Ayrılık Yürüyüşü” Yazar Tunay Özer’in Çıra Edebiyat etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu deneme-anlatı türündeki eseridir. Ekim 2025 tarihinde çıkan kitap, yüz altmış sayfa hacmindedir ve yirmi yedi deneme yazısından müteşekkildir. Dört bölüm de tasniflenmiş yazıların bölüm başlıkları; “Sırtımdaki Zaman, Büyü Bitmez, Küçük Resme Bakmak, Ağacın Ölümü” şeklindedir. Kitap ismi olan “Ayrılık Yürüyüşü” kitapta yer alan aynı isimli bir deneme yazısından gelmektedir. ‎ ‎Yazarın anlatımları çocukluğundan, mazi anlatımlarından günümüze değin uzunca bir yolculuğu ihtiva etmektedir. Çocukluğun, insanın ana vatanı olduğunu gerçeğinin ne kadar çok önemli olduğunu biliriz. Yazar da anlatımlarına bu dönemlerden başlar. Yazarın hayatı, Ağrı Patnos’ta başlar ve İstanbul’a kadar uzanan bir salınım gösterir. Yazar, kitabını bir nevi anı yazısı ve hikâye tarzı şeklinde kurgulamıştır. Bu anlatımları, sahici bakış açılarıyla çevrelenmiş bir hayat bütünü olarak tanımlayabiliriz. Yani deneme yazısı formatına uygun, birinci tekil şahıs anlatımlarıyla öyküleştirilmiş bir dille kaleme alınmış denemeler diyebiliriz. Anlatım yazarın hayattan, anılarından ve çevreden alımladıklarıyla temellük etmektedir. Başka bir ifadeyle anlatımlar gerçekçidir. Kurgusal ve kuramsallıktan öte daha çok ampirik bir duygudaşlık üzre yol almaktadır. Dikkatimi celp eden bir durum da, anlatımlarda benzer kelime tekrarlarına bolca yer verilmesidir. Mesela bir çiçek ismi verildiğinde diğer birçok çiçek isimleriyle birlikte konu ele alınır. Ayrıca yazarın bazı yazılarını şiirleriyle de desteklediğini görmekteyiz. ‎ ‎Çocuklukla beraber anne, baba, kadın, eş, aile, öğrencilik, eğitim, virüs dönemi, hayat, ölüm, zaman, küçük enstantaneler, rutinler, dergi, şiir, yazım konusu gibi birçok konuya
Ayrılık YürüyüşüTunay Özer · Çıra Yayınları · 20251 okunma
Bilim Kurgu Oyluleri
7/10
·156 syf.··
2026 50. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 07:02
Kuzeyin Büyüsü ve Pliyosen Kalıntısı Jack London yine bizi buzların arasına götürüyor. Hikayede Kuzey ışıkları göğe köprü kuruyor. Kahramanımız medeniyetten binlerce kilometre uzakta oturmuş takılıyor. Sonra aniden karşısına tuhaf bir adam çıkıyor. Bu yabancı Sibirya kurdundan tut da dağ keçisine kadar her şeyi avladığını anlatıyor. Hatta hızı alamayıp St. Elias yamaçlarında yaşayan devasa bir ayıyı vurduğunu iddia ediyor. Ayının bir taraftaki ayakları diğerinden kırk santim uzunmuş. Tam bir avcı masalı gibi duruyor ama anlatıcıya göre adamın tipi pek yalan söyler gibi değil. Gölge Ve Işık: Kimyanın Karanlık Yüzü Bu öyküde Paul Tichlorne ve Lloyd Inwood adında iki dahi var. İkisi de aynı kıza aşık olmuş. Tabii bu durum rekabeti kanlı bir savaşa dönüştürüyor. Paul üniversitede sosyal bilimler okuyacağını söyleyip gizlice kimyaya sarmış. Adamın derdi görünmezliği bulmak. Paul rengin sadece bir duygu olduğunu savunuyor. Işık olmazsa renkler de olmaz diyor. Sonunda bu iki rakip görünmez olup birbirlerini yok etmenin peşine düşüyorlar. Tüm Dünyanın Düşmanı: Emil Gluck Emil Gluck tam bir anarşist terörist portresi. Adam hapse girip çıktıktan sonra dünyaya küsmüş. İntikam almak için kablosuz bir ateşleme aleti icat etmiş. Bu aletle California’daki bir askeri üssü patlatmış. Kimse bu patlamaların sebebini anlayamıyor. Askerlerin tüfekleri durduk yere ellerinde patlıyor. Emil sessizce bir köşede gülüp intikamının tadını çıkarıyor. İlginç Bir Hikâye ve Goliah "İlginç Bir Hikâye" gelecekteki kölelik düzenini anlatıyor. Ralph Jacobus isminde bir lider var. Ama asıl olay "Goliah" öyküsünde kopuyor. Goliah diye biri çıkıp dünya liderlerine mektuplar gönderiyor. "Energon" adında gizemli bir gücü olduğunu iddia ediyor. Bassett adındaki bir zengine mektup yazıp onu adasına davet
Alıntı
Goliah: Bilimkurgu ÖyküleriJack London · Fihrist Kitap · 202519 okunma
Kitaplardan bir kale, savaşla yıkılan bir hafızayı okuyoruz
8/10
·59 syf.·
2026 5. kitabı
Stefan Zweig’in "Sahaf Mendel" adlı bu eserinde üç öykü var. İlk olarak aynı zamanda kitabın adı olan «Sahaf Mendel», ikincisi «Görülmeyen Koleksiyon» ve son olarak «Unutulmayacak Bir İnsan» yer alıyor. Öncelikle ilk öykü, Viyana'da bir kafede oturan anlatıcının, yıllar önce aynı kafede bulunan ve "yaşayan bir kütüphane" olarak bilinen Jakob Mendel'i hatırlamasıyla başlamaktadır. Bu meşhur Mendel Kimdir? Hikayenin merkezinde yer alan Mendel, Galiçya’dan Viyana’ya gelmiş, yoksul, içine kapanık, neredeyse dünyadan kopuk bir sahaf ve kitap simsarıdır. Hayatını sadece kitaplara adamış, dünyadaki neredeyse tüm kitapların nerede basıldığını, fiyatını ve baskı özelliklerini ezbere bilen, olağanüstü hafızalı bir dehadır. Bu yönüyle o, yalnızca bir kitapçı değil, canlı bir kütüphanedir. Günlerini sahibinin Bay Standhartner olduğu Viyana’daki Café Gluck’un bir köşesinde, çevresindeki dünyadan tamamen kopuk bir şekilde kitap kataloglarını inceleyerek geçirir. Çünkü resmî bir dükkânı yoktur ve tüm varlığı, Viyana’daki Café Gluck’ta, küçük bir masanın etrafında geçmektedir. Mendel’in kişiliği tek bir fikre adanmış yani kitaplar. Bilginin kendisi dışında insan ilişkilerine ilgisiz, paraya, siyasete, gündelik hayata neredeyse tamamen kayıtsızdır. Çevresindeki savaş söylentilerini, milliyetçi coşkuyu ya da düşmanlıkları algılayamaz; çünkü zihni yalnızca kitaplarla meşgul olmaktadır. Bu mutlak yoğunlaşma, onu hem bilgeye hem de deliye yaklaştıran bir yalnızlığa iter. I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde, Mendel o kadar kendi dünyasındadır ki savaşın başladığını bile fark etmez. Tarafsız biri olmasına rağmen, okumak istediği bir kitap için düşman ülkeler olan Fransa ve İngiltere’ye mektup yazınca casus olarak görülür. Okuma yazma bilmediği veya siyasetle ilgilenmediği gerçeği önemsenmez ve toplama
Edebiyat
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,8bin okunma
10/10
·59 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 15:03
Sahaf Mendel iki novella ve bir hikayeden oluşan kısa ama çok etkileyici, dokunaklı bir kitaptı. Zweig okumayı özlediğimde elime aldığım bu kitabı, sindire sindire, düşünerek, hikayelerin geçtiği zamanları araştırarak okudum. Mendel sadece bir sahaf değil eşsiz hafızası ve bilgeliğiyle insanı kendine hayran bırakan bir antikacıdır. Para, dünyevi şeyler umurunda değildir. Zamanının çoğunu Viyana'da Gluck kafede işte böyle bir masada okuyarak geçirir. Ve okuyucu da sayfaları çevirdikçe onun trajedik öyküsüne tanıklık eder. Görünmeyen Koleksiyoncu adlı diğer hikaye yi de ilgiyle okudum. Dönemin siyasi ve toplumsal yapısına da mercek tutan bu hikaye de, kokeksiyon tutkusu olan eski bir askerin trajedik öyküsü beni oldukça düşündürdü. Bir diğer kısacık hikaye ise Anton'un hikayesi. Paraya değer vermeyen, iyilik, barış, sevgi, yardımlaşma, sonsuz güven gibi erdemleri öne çıkaran Anton, tek başına gösterdiği çabayla etrafını etki altına alıp, ütopik bir dünya yaratıyor.
Edebiyat
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,8bin okunma