merve

merve
Incipit vita nuova
Puan vermedi·68 syf.··
2024 2. kitabı
Eğer bir işle uğraşıyorsak işin içindeyken ne işle uğraştığımızı, bu işin bizim için değerli olup olmadığını anlayamıyor oluruz. Zaman içinde işten uzaklaşıp sadece yapılması gereken olarak bakarız. Sonra birden işin anlamını hissedecek bir an yaşanır. Bu an çok kıymetli olur genelde. Çünkü dönüp her o anı hatırladığımızda "evet işte o günden beridir, yaptığım bu işi seviyorum." Deriz. Bu anın nasıl olduğunun, hangi durumda başımıza geldiğinin bir önemi olmaz. Sadece olmuştur ve etkilenmişizdir. Bundan sonra artık hevesle yapmaya başlarız çünkü amacımızı bulmuşuzdur. "Neden?" Sorusuna bir cevap verebilmişizdir. Bir iş, bir ilişki ya da kıymetli bir dostluk tek bir olayın seyriyle çok çabuk değişebiliyor. Değişebiliyor çünkü insan bakış açılarından ibaret. Bugün iyi olan yarın kötü olabiliyor. Her zaman cevap aradığımız neden sorusuna cevabı verebilen olay, bakış açısının körlüğünü aydınlatıyor. İnsan bir kez aydınlığa kavuşunca bir daha kör olması imkansız hale geliyor. Bazen bilmek, bilmemekten daha acı verici olabiliyor. Acı vermesi gerçeği değiştirmiyor ama yaşamı değiştiriyor. Yaşama biçimini ve neden sorularının seyrini değiştiriyor. Değişmek için bir olay yetebiliyor insana ancak ardında soruları olmak zorunda. Hiç "neden?" Diye sormamış bir insan farkına varma yetisini kullanabilir mi? Hiç düşünmemiş insan yaşadıklarının acısını içtenlikle duyumsayabilir mi? Ve hiç kızıl olmamış insan, kızıl olan birini anlayabilir mi?
Edebiyat
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Reklam
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 34. kitabı
Çok beğendim. Başta okurken kafam çok karıştı ama okudukça netleşen hikayeyi inanılmaz beğendim çünkü insan olarak neredeyse her gün, her zaman yaşadığımız soyut bir ikilemin somutlaştırılmaya çalışılması fikri beni etkiledi açıkçası. Her insan iyi ve kötüyü içinde barındırır ve bununla birlikte insanın içinde bulunduğu konumun gerektirdiği roller, bir insan olarak yapması gerekenler kısacası kurumsal normların şekillendirmesiyle meydana gelen davranış kalıpları vardır. Ve bu kalıplar uyulması gerekenlerdir yani ortak doğrunun belirtecidir. Toplum içinde bir birey kendisini "ait" hissetmek istediği her durum için zorunlu olarak bu kalıpların içerisine yerleştirmek durumundadır. İyi ve kötü yanlarından hangisinin sesinin yükseleceğine içinde bulunduğu bağlamla karar verir. Aslında karar tam olarak kişiye mahsus değildir. Kişi salt özgün bir biçimde ve özgür şartlarda karar veremez. Bu toplumsal bir karardır. Dr. Jekyll ve Bay Hyde'ın Tuhaf Hikayesi bu karar verme sürecine değinen güzel bir eser olmuş. Bir kişi, iki farklı fikre sahip olabilir; iki farklı fikir iki farklı bedende bulunabilir ve bu fikirler birbirine hiç benzemese dahi düşünen bedenler birbirine benzeyebilir. Fikirlerin kendi başına var olduğunu düşünmek biraz zor gelebilir ancak her fikrin bir sahibi olduğunu düşünmek de pek doğru değildir bence. Çünkü fikirler kişinin yaşamının tüm aşamaları sonucunda meydana gelebilme yetisine sahiptir. Bir fikri ortaya çıkaran şey aynı zamanda benliğimizdir de denebilir. Fakat önemli olan ayrım şu: Birbirine zıt iki fikrin aynı kişi tarafından düşünülüyor olması ya da üretiliyor olması kişinin sabit fikre ulaşamayacağı bir yaşam sürdüğü anlamına mı gelir? Yoksa faal fikrin, kurumların kapıları baskısı sonucunda oluştuğuna inanarak gizil kalmış fikirlerin esas
İnsan ve Toplum
Dr. Jekyll ve Bay Hyde'ın Tuhaf HikayesiRobert Louis Stevenson · İndigo Kitap · 201927,1bin okunma
8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2022 19:15
Gündelik haliyle yaşamınızı sürdürdüğünüz günlerden birinde, bir başkasının size sizinle ilgili sizde görmüş olduğu bir görüntüyü dile getirdiğini düşünün. Bunu ne kadar düşünürsünüz? Bunun üzerinizde yarattığı etkinin boyutu ne büyüklükte olabilir? Sırf bu yüzden delirebilir misiniz mesela? Kim olduğunuzu, varlığınızın temelini oluşturan şeyleri kafanızda tasarlamaya gayret eder misiniz? Hayatı bir kabullenişle yaşıyoruz aslında. Her şeyi olması gerektiği gibi görüp belirlenmiş seçeneklerin içinden seçtiklerimizle hayatımızın "kendi" seçtiklerimiz dahilinde ilerlediğine inanıyoruz. Bir farkındalık anı oluşuncaya dek yaşadığımız verili hayatın istediğimiz o hayat olup olmadığını düşünmek aklımıza gelmiyor. Bazen bu düşünce yolunu açmak için bir an gerekir. O an çok önemli bir an olmayabilir - ancak kimin için? Eğer herhangi bir anın etkisi dahilinde hayatımızı, kim olduğumuzu hatta tüm varoluş meselemizi düşünmeye başlıyorsak bu an ne kadar gündelik, ne kadar sıradan olabilir ki? Kabullendiğimiz şeyin hayatın kendisi mi yoksa varolmuş olan kendimiz mi olduğunun ayrımına nasıl varabiliriz ve en önemlisi tüm bu düşünce selinin sonunda illaki delirmemiz mi gerekir? "Ben kimim?" diye düşünmeye başladığında insan ulaştığı sonuçlarla ne yapabilir? Bunları hayatın bir değişkeni olarak elde tutabilir veya bir uyanış biçimi olarak ele alabilir, bir değişim bir farkındalık biçimi anlamında kullanabilir. Oysa delirmek? Delirmenin bu anlamda en gerçek tarafı nedir? Neden deli olur insan, kim nasıl karar verir deliliğe? Deliyim çünkü istediğiniz gibi değilim! Olması gerektiği gibi değilim çünkü, işte bu yüzden de bir deliyim ben! "Tımarhaneye girmeyi göze aldım ama bu da yetmedi bize. Yaşamımızı da tehlikeye atmalıydık, sonunda iyileşip sağlığın yolunu (biri, hiçbiri,
Felsefe-Düşünce
Biri Hiçbiri BinlercesiLuigi Pirandello · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20215,7bin okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2022 26. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 00:07
Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu Anlaşma. Her şeyden önce belirtmeliyim ki hayran kaldım hem bu kadar bilgiyi ve bakış açısını içinde barındırmasına hem de bir öğretme amacı gütmeden okuyucuya birçok şeyi öğretebilmesine. Benim okunması için önereceğim bir kitap. Gerçek nedir? Her durum, koşul, kişi için farklı mıdır? Peki adalet nedir? Duygularından arınmış olmak yalnızca olayların ne olduğu üzerine yoğunlaşmak mı? Bir sanık yalnızca karşı tarafın suçlamalarının öznesi midir? Kendi duygu, düşünceleri, yaşadıkları ve deneyimledikleri bir davada ne kadar önemlidir? Sonuca götürecek olan şey hangi gerçeğin kendisidir ya da gerçek aslında tanığı olmadığınız bir durumda kimin söylediğidir? Kime inanacağınızı hangi değer yargılarını dikkate alacağınızı kitabı okurken sorguluyorsunuz. Özellikle gerçek konusunda sunduğu bakış açıları hayran olunmayacak gibi değil. Yazar gerçeği aramanın heyecanını okura bırakmış bu sebeple okuyucu olarak kitabın dışında değil aksine içinde bir yerlerde konumlanıyorsunuz. Karakterlerin her biri gibi sizin de kitapta bir yeriniz olduğunu hissediyorsunuz. "Chris o gece oradaydı. Ama hâlâ olanlar hakkında şüpheleri var. O bile şüpheliyse siz nasıl olmazsınız?" mervemerve AnlaşmaAnlaşma Jodi PicoultJodi Picoult
Edebiyat
AnlaşmaJodi Picoult · April Yayıncılık · 2012280 okunma
8/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2022 22. kitabı
Bir anne ve evladının arasında kuvvetle bağlanmış bir sevgi bağı olabilir. Ancak muhtemel ihtimalle annemizle hem nesil gereği hem de yaşam şartlarının kaçınılmaz değişimi sonucu aynı düşünceleri ve yaşam tarzını paylaşamayız. En azından bu pek kolay bir iş değildir. Ancak Pelageya çok farklı bir karakter, o ilk önce oğluna yakın olmayı ve onu anlamayı arzu etti oysa Pelageya bu arzunun peşinden giderken aslında yaşamayı, Yeniden bir hayat kurmayı istediğini keşfetti. Diğerlerinden daha güçlüydü çünkü onun yaşanmamışlıkları vardı. Üzeri örtülü arzuları, bir sürü söylenmemiş sözleri vardı. Öyle ki onun daha yürünmemiş yolları vardı. Duymadığı sözler, aklına getirmediği düşünceler. Ve Pelageya sonunda hayat verdiği evladının aslında ona hayat vermeye başladığını anladı. O hayata tutunmaya o hayatı düşünmeye ne kadar istekli olduğunu fark etti. Çabaladı ve yeni arzular üretti; bolca yürüyecek ve koşacak cesareti buldu yüreğinde. O da anlamıştı aslında bu cesaretin yüreğinde bir yük olacağını ama hayat öylesine yormuştu ki onu yeniden ayağa kalkmak, sonunda yüreğinin ezileceğini bile bile, bir mevzunun peşinden gitmek ona yaşam için anlam veriyordu. Yaşamanın neye benzediğini yaşayamadığını düşündüğü geçmişinde buluyordu. Ve Pelageya sonunda yaşıyordu! mervemerve Maksim GorkiMaksim Gorki AnaAna
İnsan ve Toplum
AnaMaksim Gorki · Evrensel Basım Yayın · 201634,3bin okunma
Reklam