10/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 146. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 14:58
Yeşim Dorman’ın 1996 yılında İmge Kitabevi tarafından yayımlanan "Mimu'nun Hayat Kitabı" eseri, aslında tek bir kişinin rehber kitabından ziyade, "Mimu" adlı yedi yaşındaki bir çocuğun çevresindeki insanların yaşam kesitlerini ve Beyoğlu atmosferini anlatan bir öykü kitabıdır. ​Eser, birbirine bağlı 14 farklı öyküden oluşur ve döneminin edebiyat dünyasında kendine has bir yere sahiptir. ​1. Kurgu ve Atmosfer ​Mekan ve İnsanlar: Kitap, "Afrika Hanı" olarak adlandırılan bir apartmanda geçer. Burası, farklı kökenlerden gelen insanların bir arada yaşadığı, Beyoğlu’nun o dönemki kozmopolit yapısını yansıtan bir yerdir. ​Karakterler: Penelope, Hari, Nanaçe ve Aznif gibi dört kadın ile Doktor Enver, kapıcı Ali Efendi ve Hüseyin Halidi gibi karakterlerin ekseninde şekillenir. Yedi yaşındaki Mimu, bu karmaşık ve hüzünlü yetişkin dünyasını gözlemleyen "merkez" konumundadır. ​Odak Noktası: Kitap, Mimu’nun kendi hayat kitabından ziyade, onun etrafındaki insanların "hayat kitaplarını" (geçmişlerini, yaralarını, sırlarını) okuyucunun önüne serer. ​2. Tematik Analiz ​Kayıplar ve Yalnızlık: Karakterlerin her biri kendi geçmişlerinin yükünü taşır. Özellikle apartman görevlisi Ali Efendi’nin geçmişine dair travmalar (Dersim vurgusu) ve diğer karakterlerin göç, aşk ve yaşlılık ile imtihanları kitabın hüzünlü tonunu belirler. ​Beyoğlu Kültürü: Eser, Beyoğlu'nda yaşayan azınlıkların ve oraya sonradan yerleşenlerin hayatlarına, sosyal çatışmalarına ve aralarındaki naif ama bazen mesafeli ilişkilere odaklanır. ​Anlatım Tarzı: Yeşim Dorman, tiyatro kökenli bir yazar olmasının verdiği etkiyle karakterlerin iç dünyasını, diyaloglar ve çevresel betimlemelerle teatral bir havada sunar. ​3. Eleştirel Notlar ​Parçalı Yapı: Eserin öykülerden oluşan yapısı, karakterlerin derinliğinin yer yer
Hayata Dair
Mimu'nun Hayat KitabıYeşim Dorman · İmge Kitabevi · 19964 okunma
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 20:51
Dokuz kişilik bir aileden geriye kalan üç kardeş. Kayıpları, travmaları, acıları. Savaş yüzünden göç etmek zorunda kalmanın yaşattığı köksüzlük, bur yere ait hissedememeleri. Duygu dolu, çok samimi ve iç burkan bir okumaydı. Tavsiye ederim.
Edebiyat
Gezgin RuhlarCecile Pin · Domingo Yayınevi · 2025694 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·556 syf.·
2020 648. kitabı
Bugün bir çok okurun överek söz ettiği Gazap Üzümleri'nden bahsedeceğim. Açıkçası kitaba ilk başladığımda bir süre kitabın durağan ilerlemesi beni haliyle sıkmıştı. Yazarın anlatımı oldukça akıcı ve anlaşılır; bir çoğumuz bunu biliyoruz ama hikayenin durağanlığı beni olumsuz etkiliyordu. Fakat sayfalar aktıkça hikaye şekillenmeye başladı ve insanı sarsan bir eser ortaya çıktı. Gazap Üzümleri Amerika'da 1929 yılında başlayan ve büyük buhran olarak adlandırılan dönemde bir ailenin özelinde insanların yaşamış olduğu zorlukları konu ediniyor. Eser, ekmeğini topraktan çıkaran insanların kapitalist düzenin etkisiyle topraklarını kaybetmesi ve bunun üzerine yeni umutlarla oradan oraya göç ederek, hayatta kalma mücadelerini hüzünlü bir şekilde okuyucuya aktarıyor. Bir yanda hayvanlar gibi çalışmasına rağmen karnını bile doyuramayan insanlar mevcutken diğer tarafta zenginleştikçe zenginleşen, bir türlü gözü doymak bilmeyen emek hırsızları söz konusu. Öylesine bir açlık, sefalet ve yoksulluk yaşanıyor ki o insanların tüm acısını okuyucu da iliklerine kadar hissediyor. Böylesi güzel bir eseri tavsiye etmeme gerek yok sanırım, bir çok okurun bu eseri okuduğunu veya okumayı düşündüğünü tahmin edebiliyorum. Biz de en azından okumayı düşünenler için bu güzel eseri tekrar hatırlatmış olalım...
İnceleme
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma
10/10
·156 syf.··
2026 163. kitabı
Arafat’ta Bir Çocuk, Zülfü Livaneli’nin insan hikâyelerini merkezine alan öykülerinden oluşan bir kitabıdır. Kitapta farklı coğrafyalardan, farklı kültürlerden insanların yaşamlarına dokunan; savaş, yoksulluk, göç, inanç, yalnızlık ve umut temalarını işleyen öyküler yer alır. Livaneli bu eserinde büyük tarihsel ve toplumsal olayları anlatmaktan çok, bu olayların sıradan insanların hayatlarında açtığı yaralara odaklanır. Özellikle kitabın adını taşıyan öyküde, kutsal bir mekânın kalabalığı içinde kaybolmuş bir çocuğun hikâyesi üzerinden insanlığın ortak duygularına ulaşmaya çalışır. Arafat'ta Bir Çocuk Zülfü Livaneli
Arafat'ta Bir ÇocukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201210,1bin okunma
Puan vermedi·360 syf.·
2020 648. kitabı
İşte karşınızda edebiyat dünyamızın en orjinal, en şahsına münhasır, en eğlenceli, en kafası kırık karakterlerinden bir tanesi görev aşkıyla yanıp tutuşan, görevinin arslanı Murtaza! Çok eğlenceli, çok güzel bir kitap okudum ve bunu sizlerle paylaşmazsam olmazdı. Murtaza, mübadele döneminde Yunanistan'dan ailesiyle birlikte Çukurova'ya göç eden muhacirlerden bir tanesidir. Görev ve vatan aşkıyla yanıp tutuşan Murtaza'nın tek emeli dayısı Kolağası Hasan Bey gibi şehit olmak, vatanına hizmet etmektir. Subay olmayı başaramayan Murtaza en sonunda bekçi olarak üniformasına kavuşmuştur. Kim tutar artık onu, Allah onun bekçilik yapacağı mahalle sakinlerinin yardımcısı olsun:) Mahelle de geç saatlerde bir evin ışığının yandığını görürse hemen kapıya dayanır, ışığı kapatıp uyumalarını ister yoksa sabah dinlenmeden uyanacaklarını, dolayısıyla işlerini layıkıyla yapamayacaklarını tembihler. Ona itiraz edenlere ise Yukarda Allah, Ankara'da Devlet hem da Hükümet, burda da ben! diyerek gerekli cevabı verir:) Murtaza görev aşkıyla yanıp tutuşur, bu uğurda karısını, anasını, evlatlarını bile tanımaz. Erkek evlatlarını büyüdüklerinde şehit dayısı gibi olacakları için el üstünde tutar, kız evlatlarını ise evlattan saymaz. Görevini aksatan birini gördüğü an hemen "Görse idin kurs, alsa idin sıkı terbiye hem da disiplin amirlerinden, dolaşsa idi damarlarında şehit kolağası Hasan Bey'in kanı görevini böyle yapar mıydın?" gibilerinden uyarırır, kimseye söz hakkı vermez. Murtaza'nın bu eğlenceli hikayesini her okurun keyifle okuyacağına inanıyorum. Hele o Trakya ağzıyla konuşması okura ayrı bir lezzet sunuyor. Böyle görevine tutkun, kuralları bağlı, kendine hiçbir esneklik payı tanımayan bir adamın hayattan istediğini alamaması da hikayenin ayrı hazin konusu. Ben çok severek, eğlenerek
İnceleme
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,592 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:40
Bayılarak okuduğum,bir çok yeri not ettiğim 2025 yılı kurmaca dışı alanında Amerikan Ulusal kitap ödülünü almış bir kitap. Mısırda doğan, ülkesindeki baskılardan dolayı babası Katar’a göç etmiş, gençlik dönemi sansürsüz,adil yerlere özenerek,batı medeniyetine gıptayla bakarak geçtiğini okuduğumuz bu gazeteci yazarımız Omar El Akkar’ın kitabındaki temel meselesi de Batı’nın insan hakları, özgürlük ve adalet söylemleri ile pratikte yaptıkları arasındaki çelişki aslında. Yeni çıkanlarda isminden ötürü çok ilgimi çekmişti,kitabın adı şuradan geliyormuş. Gazze b*mbalanmaya başladığında kendisi şöyle bir tvit atıyor. Aslında kitabın ismi de bundan çıkıyor. "Bir gün, artık tehlike arz etmediğinde, bir şeyi gerçek adıyla anmanın kişisel bir bedeli kalmadığında ve artık hesap sormak için çok geç olduğunda herkes buna hep karşıymış gibi yapacak." Kitap aslında bu çağda yaşanan s*ykırıma karşı duyulan sessizlikle ilgili ama arka planda Amerikan siyaseti,gazetecilik yıllarında farklı ülkelerde tanık olduğu anıları,yazarlık hayatı ve zorlukları gibi bir çok konu var. Bilemiyorum dilini üslubunu çok beğendim. Yaşanan vahşeti insan odaklı ve vicdani ele alışı,dini temellerle “benden olana destek” anlayışının ötesindeki yaklaşımı o kadar kuvvetli ki.. Kitabı okuduktan sonra o ahlaki idealizmden etkilenmemek elde değil. İlginizi çekerse muhakkak okumanızı öneririm.
Bir Gün Herkes Buna Hep Karşıymış Gibi YapacakOmar El Akkad · Nepal Kitap · 202612 okunma