AŞIK BEYİN/ LEYLA İLE MECNUN:
Âşık Beyin Leyla ile Kays göçebe bir Arap kabilesinde dünyaya gelirler. Çocuklukları birlikte geçer. Kabilelerinin sürüsünü güderler birlikte. Zamanla Leyla ve Kays birbirlerine âşık olur. Şair ruhlu Kays, Leyla'sı için şiirler yazmaya başlar. Şiirleri o kadar güzeldir ki duyanlar onları ezberleyip tekrarlamaktan kendilerini alamaz. Birbirlerine karşı duydukları bu derin sevgiyi ömür boyu birlikteliğe dönüştürmek isteyen Kays, Leyla'yı babasından ister. Fakat böyle bir birlikteliğin geleneklere aykırı, o nedenle de imkânsız olduğunu belirten Leyla'nın babası onun bu isteğini reddeder. Bir süre sonra Leyla istemediği hâlde başka bir kabileden zengin bir tüccar ile evlendirilir ve kabileden ayrılır. Leyla'nın evlilik haberini duyan Kays deliye döner. Kabileyi terk edip yakındaki bir çölde dolaşmaya başlar. Uzun bir süre ondan haber alınamaz. Onun için günlerce çöle yemek bırakan ailesi de artık ondan ümidi keser. Arada bir Kays'ı şiirler okurken veya kum üzerine çubukla şiirler yazarken gördüklerini söyleyenler olur. Kays'ın şiirleri dilden dile dolaşır ama artık o halk arasında, Arapçada deli anlamına gelen "Mecnun" ismiyle anılıyordur. Ayrılık acısına ve hasrete dayanamayan Leyla hastalanıp yataklara düşer. Kısa bir süre sonra da yaşama veda eder. Mecnun'un ölü bedeni ise kim olduğu bilinmeyen bir kadının mezarı başında bulunur. Mezarın yanındaki bir taşın üzerine kazınmış, üç kıtadan oluşan bir de şiir bırakmıştır geriye Mecnun.
Yaşadığımız yeri değiştirmekten korkan yetişkinler olarak geçmişte nasıl olmuş da göçebe bir yaşam sürmüşüz şaşıyorum.
Sayfa 224·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Göçebe
Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orası
Sayfa 77·Kitabı okuyor
düştüğümüz yolları bize yamayan yolculuk geçit vermiyor başka birine yolunu şaşıran sığınak dilin tuzağında göçebe yeni mekânlarda giydiğimiz çemberler bizi yineler bizi yineler bir yanımız vecdin kanı anonim sicil bir yanımız yüzyılın bombardımanı episteme episteme kullanılmış bütün yüzyıllar geriniyorken gövdemizde
Şiir
şimdi göçebe aşklar takvimsiz ayrılıklar artık adın bir ayrıntıdır mevsimler eskidi eskidi yollar /beklemeyi unutt um .. ./
Sayfa 19·Kitabı okudu
Türkler, Anadolu'yu görünce,
Göçebe gibi devam ettiğim hayatım, sonunda durup dinleneceği, sonsuza dek misafir belki de sahip olarak kalabileceği bir yer bulmuştu. Onu bulmuştum.
Sayfa 186 - Dokuz Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı