z

Boşvermiş
Puan vermedi·112 syf.··
2019 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2019 23:59
Hayatı onlar gibi karşılamadığı için suçlanıyordu. Cinayetten değil de, annesinin ölümüne üzülemediği, cenazenin ertesi günü film izleyip plaja gittiği için yargılıyorlardı onu.. Okuduğum en farklı karakterlerden biriydi Meursault. Onun boşvermişliğine, vurdumduymazlığına özenmedim diyemem kitabı okurken. Her konuda olmasa da hayata bazen vurdumduymaz bakmak gerektiğini düşündürdü kahramanımız bana. Belki böylece dünyayı daha geniş görürüz de kafamız rahatlar. Yabancı Albert Camus
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·704 syf.··
2019 3. kitabı
"Namuslu olmak sizi diğer insanlardan üstün yapmaz, övünme hakkını vermez, zaten herkes yaşadığı sürece namuslu olmak zorundadır." Toplumsal yapıyı inceleyen ve ruh tahlillerine yer veren kitapları seven biri olarak, tabii ki de bu başyapıtı bir solukta okudum. Kitapta karakterler öylesine iyi yerlere yerleştirilmiş ki, her karakteri kötü olsa bile seviyor ve fazlalık olarak görmüyorsunuz. Her karakter, toplumun farklı kesimlerini ele alıyor, bu yan karakterler sayesinde toplumun farklı yönlerini anlıyorsunuz. Örneğin, Lujin karakteri toplumun bilgiç, zengin, övünen insan kısmını yansıtırken, Sonya karakterimiz, ailesi için bedenini satmaya mecbur olan kesimi anlatıyor.. Bu karakterlerin her birinin yerine kendinizi koyuyor ve onlarla ağlıyor, onlarla gülüyorsunuz. Özellikle baş karakterimiz Raskolnikov’un ruh karmaşası sizi de karmaşıklığa sürüklüyor. Hukuk öğrencisi olan karakterimiz, ev sahibi tefeci kadını ve onun kız kardeşini öldürmekle, ruh karmaşasını başlatmış olur. Tefeci kadını topluma zarar veren bir bit olarak görür ve onu öldürmenin toplumdan bir bitin temizlenmesini sağladığını düşünür. Ve bu suçundan pişmanlık duymak istemesine rağmen pişmanlık duymamaktadır. Yayınevine gelecek olursak, dünya klasiklerinde iş bankası yayınları kesinlikle bir numara. Çevirisi akıcı ve günümüz Türkçesine uygun. Tüm klasikseverlerin okuması gerektiğini düşünüyorum
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2018 53. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2018 17:57
Zweig, incecik kitaba yine dünyaları sığdırmış. Kadının cümleleri o kadar duygu yüklüydü ki, sanki mektubu ben yazmışım, yaşayan benmişim gibi hissettim. Başlayınca duramadım, bir solukta bitti. Adamı başlarda iyi hayal ettim, çünkü kadının tasvirleri bu yöndeydi. Gerçekten iyi biri gibiydi fakat bu kadar umursamaz olacağını tahmin edemezdim (o da etmezdi), sonlara doğru iyice sinirlendim. Kadının sık sık kullandığı “unutmak” kelimesi, gerçekten bu adamın eylemini tarif etmek için az kalmış. Ve kadının, kitap boyunca bitmeyen umudu.. Sizce adam, bu güzel umudu hak ediyor mu?
Edebiyat
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,7bin okunma
10/10
·266 syf.··
2018 52. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2018 13:23
Doğum eyleminin mide bulandırıcı sayıldığı, birlikteliğin sadece zevk için olduğu, evliliğin, dinlerin olmadığı bir dünya.. Alfa, Beta, Delta, Epsilon sınıfları.. Alfalar en zekileri ve üstün ırk, Epsilonlar köle. Kişilik denilen kavram yok, şişedeyken nasıl şartlandırılmışsan öylesin. Hipnopedya (uykuda telkin) ile şartlandırılma sayesinde öğrenme gerçekleştiriliyor. “Atıp kurtulmak onarmaktan iyidir. Yama artarsa refah düşer.” diye bir anlayışları var. Tüketime teşvik ediliyor insanlar böylece. İnsanlar kendilerini kötü hissettiklerinde “soma” denilen ilacı alıyorlar ve kendilerine gelmiş oluyorlar. Acı çekmek bu insanlarda neredeyse hiç yok, hep mutlu olmalılar ve şehvetleri hiç bitmemeli. Bizim dünyamızda ise biz, belki yıllarca acı çekiyoruz, sevdiğimiz insanlar tarafından teselli edilmeye ihtiyaç duyuyoruz. Geçici birliktelikler değil, ruhlarımızın birlikteliğini amaçlıyoruz. Biz çok az insana bağlanıyoruz ama sürekli mutluluk istiyoruz bu kişilerle. Oysa Cesur Yeni Dünya’da “Herkes, herkese aittir.” İstediğin zaman istediğini elde edebilirsin bu dünyada. İhtiyacının olmadığı şeyleri istemezsin. Bir amaç uğruna savaşılmayan dünya, fazla iyimser. Her şey önünde hazır. Ne anlamı kaldı ki yaşamanın? Vahşi John bu düşünceden yanadır. Sevdiklerin için bir şeylerini feda edebilmelisin, onların iyiliğini düşünürken gerekirse mutsuz olmalısın, sevdiğini gösterebilmelisin. Mutluluğa mutsuzluktan sonra erişmelisin. Yoksa doğuştan mutluluğun ne anlamı kalır. (Pardon, şişeden çıkarıldığından beri olan mutluluk mu demeliydim?)
Edebiyat
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,3bin okunma
10/10
·184 syf.··
2018 45. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2018 20:54
Anadolu kokan şiirleriyle gönlüme taht kuran şairimiz. Klasikten uzak, kendine özgü imgeleriyle beni etki altında bıraktı. Resmen kişiliğini, doğup büyüdüğü yerleri, halkın dilini yansıtmış şiirlerinde. Kitabın son kısımlarında ropörtaja yer verilmiş, bu kısmı sevdim çünkü şairi tanımak benim için önemli. Bir de çok fazla bilmediğimiz kelimelerin, imgelerin ne anlama geldiğini açıklamışlar son kısımlarda. Okurken anlamadıklarımı böylelikle anlamış bulundum, aa bu böyle mi demekmiş filan oldum.
Edebiyat
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748,1bin okunma