7/10
·320 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 21:15
Heminqueyin ən təsirli romanlarından biri. Müharibə səhnələrindən çox dialoqlar və gündəlik hadisələrə yer verilsə də dövrün şərtlərini kifayət qədər aydın çatdıra bilir. Bəzən bizim tenente və tibb bacısının əttökən dialolarını oxumağa məcbur qalırıq yaxud epizodik rollardakı obrazlarla əsas süjetə dəxli olmayan söhbətləri. Bütün bunlara baxmayaraq kitab əsl klassika sayıla bilər. Bu nəşrdə tərcümə və çap xətaları çox idi. Golden Gate-in Qızıl Darvaza olaraq tərcümə edilməsi də bunlardan biri.
Əlvida, Silah!Ernest Hemingway · Bakı Kitab Klubu · 20177,9bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2025 01:52
BİR DİNAZORUN GEZİLERİ- Mîna Urgan Mina Urgan'ın "Bir Dinozorun Gezileri" adlı gezi kitabı yazarın çeşitli zamanlarda yaptığı yurt içi ve yurt dışı seyahatlerinden derlenmiş deneme tarzı yazılardan oluşmaktadır. “Bir Dinozorun Gezileri", bir gezi kitabı olmasının yanı sıra Mina Urgan'ın dünyaya, insanlara ve kendine dair gözlemlerini, düşüncelerini ve eleştirilerini içermektedir. Mina Urgan'ın ironi ve mizah anlayışı kitap boyunca hissedilir. Yazar, olaylara ve insanlara eleştirel bir gözle bakarken, aynı zamanda okuyucuyu güldürmeyi de başarıyor. İncelemem de her bölümümden aklımda kalanları, beğendiğim kısımları anlattım kısaca. Küçük Mutluluklar: Yazar bu bölümde, büyük idealler ya da başarılar peşinde koşmak yerine, anlık, sade ve sahici mutluluklara değer vermemiz gerektiğini anlatır. Örneğin, bir Anadolu kasabasında geçen basit bir yaz akşamını şöyle betimler: “Ve güneş karşınızda batarken rakınızı yavaş yavaş içiyorsunuz. Sorarım size, büyük bir mutluluk değil mi bu küçük mutluluk?” Urgan’a göre mutsuzlukla övünmek bir erdem değil; asıl meziyet, küçük mutluluklara tutunabilmektir. Bu mutluluklar için büyük koşullar gerekmez; beş duyunun açık olması yeterlidir: “Beş duyunuzun olması ve bu beş duyunun tam kapasite çalışması... küçük şeylerin sizi mutlu etmesine yeter de artar." Deniz Tutkusu: Bu bölümde Mîna Urgan, denize olan derin sevgisini dile getirir. Deniz, onun için sadece bir doğal güzellik değil; bir yaşam biçimidir, bir özgürlük alanıdır, hatta ruhsal bir sığınaktır. Çocukluğundan itibaren denize duyduğu bu yakınlık, yaşamının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. Mîna Urgan, İstanbul’da Boğaziçi kıyılarında yüzmeye başladığı günlerden söz ederken, denizle kurduğu ilişkinin sıradan bir eğlence olmadığını, adeta bir varoluş biçimi olduğunu hissettirir.
Bir Dinozorun GezileriMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 20253,928 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2024 133. kitabı
Keşke Gerçek Olsa.. Marc Levy'nin kalemi ile tanıştım mi? Benim okuduğum ilk kitabı ve bayıldım. Harika güzel bir kurgu ve kalem ile daha tanışmış olmak beni çok mutlu etti. Özellikle dram okumayı sevenler.. Marc Levy asla kaçırılmaması gereken bir kalem.. Gelelim konumuza, Lauren, yoğun bir şekilde çalışan bir stajyer doktor. Golden Gate manzali harika bir eve ve bir de köpeğe sahip. Hayatından gayet memnun bir kadın. Son nöbetinden sonra, haftasonu tatilini arkadaşlarının yanında geçirmek için, arabası ile yola çıkar. Sabah erken saatler, yollar bomboş, sessizliğin tadına vara vara yoluna devam ediyorken... Birden arabası yoldan çıkar ve kaza yapar. Sağlık ekipleri olay yerine geldiğinde, aslında Lauren çoktan ölmüştür. Ama meslektaşı stajyer doktor, ondan aldığı bir enerji olduğunu iddia ederek, onu hayata döndürmeye çalışır ama maalesef.. Cesedi, polis arabasına yüklenir. Polis arabası yolda giderken ani bir manevra yapar ve ceset arabanın içinde düşer. Polislerin düzeltmek için gittiği ceset, nefes almaya başlamıştır... Bundan sonrasi ise, Lauren için tam bir mücadele. Derin komada olarak hayatını sürdürüyor.. Arthur, yeni kiraladigi evine yerleşir. Fakat bir gün banyo dolabından bir ses duyar. Şarkı söyleyen bir kadın. Dolabı açar ve o kişi ile karşı karşıya gelir. Onu gören kadın, beni görebiliyor musun?, diye sorar. Bu ne mantıksız bir soru böyle diye düşünür Arthur. Sonra kadın kim olduğunu açıklar.. Kiraladığı ev Lauren'nin evidir.. Ve konuştuğu kişi ise komada yatmakta olan Lauren'den başkası değildir.. Delilik mi? Belki.. Ama Arthur, artık Lauren'nin büyüsüne kapilmistir. Ve onu hayata döndürmek için elinden geleni yapmaya başlar.. O kadar harika bir kitaptı ki arkadaşlar. İkinci kitap Sizi Tekrar Görmek'i okumak için can atıyorum. Çünkü öyle bir yerde
Keşke Gerçek OlsaMarc Levy · Artemis Yayınları · 20241,186 okunma
10/10
·768 syf.··
2022 48. kitabı
Varoluşçu psikoterapi, orijinal adı existential psychotherapy olan Irvın Yalom’un tuğla gibi kitabıdır. Bu tuğlada varoluşçu psikoterapi 4 aşamada inceleniyor: Ölüm Özgürlük Yalıtım Anlamsızlık Ölüm kitabın ilk bölümü olan ölüm kısmında, insanların bir gün ölecek olmalarıyla ilgili duydukları endişe, daha doğrusu anksiyete işleniyor. ölümün gerçekliği ile ilk kez yüzleşilen çocukluk çağlarında, çocukların ölüme bakış açısı ve bu bakış açısının çocuk büyüdükçe, kişinin karakterini nasıl şekillendirdiği de belirtilmiş. Antik çağdan birisiydi sanırım, namı da "l" ile başlıyordu; araştırmak gelmedi içimden, şöyle buyurmuştu kendisi: "ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok. o halde korkacak ne var?" (hepinizin elinin altında bilgisayar/telefon var araştırıp bulursunuz elbette kimin sözü olduğunu, ben metnin akışını bozmayayım(!) dilersem sözün sahibinin adını da buraya eklerim.) varoluşçu psikoterapi kitabı, ilk bölümünde bu sözün anlamını kanıksayamayan insanların nasıl bir terapiyle iyileşebileceklerini detaylı bir şekilde olmasa da, örnekler vererek bize anlatıyor. bir psikoterapist mutlaka kitabın bu kısımlarından benim bu kitaptan faydalandığımdan daha çok yararlanacaktır ama taze bir ölümden sonra okumaya başladığım bu kitap kimi miniminnacık yaralarımı iyileştirdi diyebilirim. Özgürlük kitabın ikinci kısmı özgürlük bölümünde ise sorumlulukları tarafından kısıtlanan insanoğlunun sorumluluktan kaçma meylinde olması ama bir yandan da bu kaçışı göze alamaması ikilemi ele alınmış. bu bölümde ilginç oluşumlardan söz ediliyor. hani şu manifestolar yayınlayarak "hayatınızın dizginlerini ele alın." , "değiştirebileceğiniz tek şey kendinizsiniz" vs gibi mottoları olan organizasyonlar işte. bu organizasyonlar hakkında çok renk verilmemiş olsa da çok da
Varoluşçu PsikoterapiIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 19991,172 okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2023 93. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2023 04:29
Seri katil Rudy Cutter'ın müebbet hapis cezası almasından dört yıl sonra, San Francisco cinayet masası müfettişi Frost Easton korkunç bir yalanı ortaya çıkarır. En yakın arkadaşı ve amiri Jess Selceda, Cutter'ı hapse attırmak için sahte bir kanıtı katilin evine yerleştirmişti. Frost Easton şimdi ne yapacaktı? Bu ikilemden çıkabilecek miydi? Elbette Frost, doğru olan neyse onu yapacaktı o bir izciydi, doğru olan neyse onu yapardı, Cutter de bunu biliyordu ve müfettişin üstüne oynuyordu. Yedi kadının ve Frost'un kardeşi Katie'nin de katili olan Rudy  serbest mi kalacaktı? Frost susabilir Rudy dört duvar arasında kalmaya devam edebilirdi ama Frost öyle bir adam değildi. Şimdi Cutter'ı tekrar hapse göndermesi gereken dedektif Easton, ona yanaşan ve yardım teklif eden Eden Shay  ile işbirliği yapacak mıydı? Golden Gate Cinayetleri üzerine bir kitap yazan ve Cutter hakkında herkesten daha çok şey bilen kadın elindeki tüm bilgileri vermeyi teklif etmişti. Frost ; katilin yeniden saldıracağını biliyordu ve bu defa  işin içinden o kadar kolay sıyrılamayacaktı. Onu tekrar yakalayıp, duvarlar arkasına geri gönderekti. Peki nasıl? Tabiki hepsi kitapta :-)  
Polisiye
İçimizdeki SesBrian Freeman · Panama Yayıncılık · 2021120 okunma
Mina Urgan'la Tanışmanız Lazım
Puan vermedi·285 syf.··
2022 51. kitabı
Mina Hanım'la tanıştığım için çok şanslıyım. İlk kitabı "Bir Dinozor'un Anıları" gibi bu kitabı da şahaneydi. Özellikle Amerika'ya gittiği zamanları anlattığı sayfalar beni mest etti. Zira görmeyi en çok istediğim ülke. Hele Golden Gate körfezini anlattığı kısımlarda neredeyse o manzarayı izliyor gibi hissettim kendimi. Şahane bir kadın Mina Hanım. Yaşasaydı, kendisi ile bizzat tanışmak için elimden geleni yapardım. O kadar açık sözlü ve ilkeli ki. Örnek alınacak bir Cumhuriyet kadını. Cüretkâr, dost canlısı, kültürlü, zeki, öngörülü, açık görüşlü ve adap bilen bir hanımefendi. Kitap elimde epeyce kaldı maalesef. Ders çalışmak zorunda olmam nedeniyle, günlük okuduğum sayfa sayısı düştüğü için kopuk kopuk okudum ne yazık ki. Ama bir çırpıda okunacak kadar akıcı ve bilgi dolu bir kitap. Keyifli okumalar...
Edebiyat
Bir Dinozorun GezileriMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 20253,928 okunma