BİR DİNAZORUN GEZİLERİ- Mîna Urgan
Mina Urgan'ın "Bir Dinozorun Gezileri" adlı gezi kitabı yazarın çeşitli zamanlarda yaptığı yurt içi ve yurt dışı seyahatlerinden derlenmiş deneme tarzı yazılardan oluşmaktadır.
“Bir Dinozorun Gezileri", bir gezi kitabı olmasının yanı sıra Mina Urgan'ın dünyaya, insanlara ve kendine dair gözlemlerini, düşüncelerini ve eleştirilerini içermektedir. Mina Urgan'ın ironi ve mizah anlayışı kitap boyunca hissedilir. Yazar, olaylara ve insanlara eleştirel bir gözle bakarken, aynı zamanda okuyucuyu güldürmeyi de başarıyor.
İncelemem de her bölümümden aklımda kalanları, beğendiğim kısımları anlattım kısaca.
Küçük Mutluluklar:
Yazar bu bölümde, büyük idealler ya da başarılar peşinde koşmak yerine, anlık, sade ve sahici mutluluklara değer vermemiz gerektiğini anlatır. Örneğin, bir Anadolu kasabasında geçen basit bir yaz akşamını şöyle betimler: “Ve güneş karşınızda batarken rakınızı yavaş yavaş içiyorsunuz. Sorarım size, büyük bir mutluluk değil mi bu küçük mutluluk?”
Urgan’a göre mutsuzlukla övünmek bir erdem değil; asıl meziyet, küçük mutluluklara tutunabilmektir. Bu mutluluklar için büyük koşullar gerekmez; beş duyunun açık olması yeterlidir: “Beş duyunuzun olması ve bu beş duyunun tam kapasite çalışması... küçük şeylerin sizi mutlu etmesine yeter de artar."
Deniz Tutkusu:
Bu bölümde Mîna Urgan, denize olan derin sevgisini dile getirir. Deniz, onun için sadece bir doğal güzellik değil; bir yaşam biçimidir, bir özgürlük alanıdır, hatta ruhsal bir sığınaktır. Çocukluğundan itibaren denize duyduğu bu yakınlık, yaşamının ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.
Mîna Urgan, İstanbul’da Boğaziçi kıyılarında yüzmeye başladığı günlerden söz ederken, denizle kurduğu ilişkinin sıradan bir eğlence olmadığını, adeta bir varoluş biçimi olduğunu hissettirir.