Əlvida, Silah!

Ernest Hemingway
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·320 syf.··
2022 77. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2022 00:00
Bu eser ne qeder muharibe erzinde sevgiden behs etse de men bunu hiss etmedim.Oxudugum kitabin tercumesi cox zeif idi.Elaqesiz cumleler qurulmusdu.Her sey suretli bas verirdi.Ne sevgi ne de muharibe tam izah olunurdu.Sanki yazici bu kitabi yazib bitirmek ucun telesirdi tessurati aldim
Əlvida, Silah!Ernest Hemingway · Bakı Kitab Klubu · 20177,9bin okunma
HAYALLERE VEDA...
Puan vermedi·434 syf.··
Beğendi
·
2022 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 21:33
Bazı kitaplar vardır. Çok beğeniriz ve birileriyle bu kitap üzerine saatlerce konuşmak isteriz. Zihnimizde kitabın güzelliği kalır. Bazı kitaplar vardır. Bizim için gerçekten efsane kategorisinde yer alır. Yazar bunu nasıl yazmış, bu duyguları nasıl aktarabilmiş deriz. Bir de bazı kitaplar vardır. Sonunda öyle bir vurur ki bizi, yüzlerce sayfa boğazımızda bir yumru olur birkaç dakika yutkunamayız, tekrar tekrar okuruz o acımasız sonu. İşte Hemingway'in 1929 senesinde yazdığı Silahlara Veda'sı tam olarak böyle bir kitap. Son sayfayla birlikte içimde bir şeyler acıdı. Bu hızlı girişten sonra, biraz yazara değinmekte fayda var. Daha önce Çanlar Kimin İçin Çalıyor incelemesinde Ernest Hemingway'den bahsetmiştim. #83342791 Ama yine hatırlamakta fayda var. Ernest Hemingway, 1.ve 2.Dünya Savaşları'nda ama özellikle 1.Dünya Savaşı'nda asker, ilk yardım eri, gazeteci, muhabir olarak birçok görev üstlenen, ruhu alev alev yazmak aşkıyla yanan muhteşem bir yazar. Yazma arenasına Güneş de Doğar eseriyle hızlı bir giriş yaptıktan birkaç sene sonra hayatında ciddi izler taşıyan ve şu an incelemesini yapma lütfunda bulunduğum Silahlara Veda'yı yazıyor. Bu kitabın bu kadar güzel olmasını sağlayan birçok unsur var ve açıklamaya çalışacağım; Hemingway eserlerinde genellikle savaş teması görürüz. Bu temanın yanına şarap ve kadın teması da eklenince ortaya çok samimi ve gerçek bir Hemingway kitabı çıkar. Hemingway asla öylesine bir şeyler yazmaz. Görmediği, hissetmediği, şahit olmadığı duyguları ve olayları bize anlatmakla uğraşmaz. O ruhundaki her şeyi yazmak ister. Kitabın içinden örnekler verecek olursak, savaş sırasında bacakları kopan bir askerden bahsettiği sayfalar vardı. Gerçek hayatta da
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Savaş, kimsenin kazanmadığı bir oyundu.
10/10
·434 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 20:33
Bu kitapta savaşın ortasında filizlenen bir aşkın hem umut veren hem de yıkıcı yönlerine tanık oldum. Hemingway’in dili oldukça sade ama bir o kadar da etkileyici. Sanki her cümlesiyle duygular içime işledi. Frederic ile Catherine’in hikâyesi beni hem çok etkiledi hem de zaman zaman yordu. Savaşın anlamsızlığı, insan hayatını ne kadar kolayca alt üst ettiğini bir kez daha hissettim. Bazı bölümlerde yavaş ilerledim ama sonu o kadar çarpıcıydı ki içimde bir ağırlık bıraktı. Edebiyatla ilgilenen herkesin bir gün okuması gereken kitaplardan biri bence. Kolay okunan ama kolay hazmedilemeyen bir roman. Hemingway’in gerçekçiliği, anlatımı ve duyguları bu kadar sade bir dille verebilmesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. Silahlara Veda Ernest Hemingway Gülnur Kaya
Alıntı
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Puan vermedi·382 syf.·
2023 3. kitabı
“Belki de artık savaş kazanmak mümkün değildi. Belki savaşlar artık sonsuza kadar sürecekti.” Ernest Hemingway, Silahlara Veda, 1929. Kitap, 1. Dünya Savaşı’nda İtalya’nın yanında yer alan ABD’nin İtalya’ya gönderdiği gönüllü orduda şehitlerin ambulanslarla taşınmasında görev alan Teğmen Frederic Henry’nin cephede yaşadıklarını ve bir hemşireye aşık olmasıyla içinde bulunduğu duygu değişimini ve bu hemşireyle yaşadıklarını konu alıyor. Ek bilgi vereyim, yazarımız Hemingway de 1918 yılında gönüllü olarak Avrupa’ya gelip Birinci Dünya Savaşı’nda ambulans şöförü olarak görev yapmış, Milano’da bir hastanede tedavisi sürerken tanıştığı hemşireye aşık olmuş ve terhis edildikten sonra ABD’ye aşık olduğu hemşire Agnes ile dönmeyi planlarken terk edilmiş, kitabımızın konusu da buradan gelmiştir. Hatta kitapta geçen İtalyan cephesinde yaşanan sahneyi (arkadaşının öldüğü, kendisinin bacağını kaybettiği) de yaşamıştır Hemingway, bir nevi otobiyografi olarak da yazmış diyebiliriz Silahlara Veda’yı. (Kitap, savaşın ardından İtalya Hükümeti tarafından yaklaşık 1929’dan 1948’e kadar İtalyan ordusunun savaştaki küçük düşürücü yenilgisinin tasvirlerinden dolayı ve kitaptaki askeri karşıtı sözler nedeniyle İtalya’da yasaklanmış. Hatta İtalyan yazar ve çevirmen Fernando Pivano, romanı yasa dışı bir şekilde çevirdiği için 1943 tarihinde tutuklanmış. Ayrıca kitap Nazilerin yaktığı savaş karşıtı kitapların içinde de yer alıyor.) Savaş ve aşk olmak üzere birbirine tamamen zıt iki tema işlenmiş kitapta. Savaş teması kendisi de savaşta görev almış bir yazar tarafından gerek betimlemeler olsun gerek cephedeki insanların psikolojik tahlilleri olsun tüm gerçekliğiyle işlenmiş fakat maalesef ki aşk için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. (Belki de kendisi savaşı cephede yaşayıp gördüğünden ama aşkı
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2026 14:12
Yazar Birinci Dünya Savaşında bir asker üzerinden yaşadığı olayları kusursuza yakın gözlemlemiş. Savaş anları gözünüzün önünde canlanıyor. Hava şartlarının zorluğu, bombalanmak, köprülerin yıkılması, verilen önemli kararlar gibi durumlar söz konusu. Arkadaşlarının kimisi vuruluyor, kimisi esir düşmek için savaşı bırakıyor. Kendisi de sonunda silahlara veda ediyor ve aşık olduğu hemşire ile yakalanmamak için başka şehre kaçıyor. Ve trajik bir son bizi bekliyor.
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Zaman kaybı!
Puan vermedi·434 syf.··
2022 114. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 00:03
Hayal kırıklığı. Malesef kitabın bende yarattığı izlenim bu. Olmamış, çok basit cümleler alakasız karşılıklı diyaloglar, karakterlerin biri bişey söylüyor diğeri başka bir cevap veriyor. Kendini tekrarlayan okadar çok söz var ki! Örnek "Beni seviyormusun, Seviyorum, çok mu? Senin için çıldırıyorum, hiç yaramazlık yapmıyorum değil mi? Asla ben uslu bir eşim, sana sorun çıkarıyorum dime sevgilim, sen iyi bir sevgilisin." vs vs Bu diyaloglar okadar çok ki kitabı bu hayal kırıklığı ile bitirdim. Okuyucuyu Kitapla bütünleştirememiş yazar bence. Savaş mi? Savaş araya sıkıştırılmış o kadar beni içine çekmedi, sevemedim bir türlü. Savaşın insan hayatının, insanın üzerinde bıraktığı etkiyi acımasız yüzünü yazıya dökememiş yazar malesef. Kurgusu çok güzel olup böyle vasat bitmesi beni çok üzdü. Benim için zaman kaybı oldu. Ben sevemedim, kitap dostlarım. Kitapla kalın
Edebiyat
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Puan vermedi·434 syf.··
2021 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2021 10:04
Hemingway önyargımı sonunda kıran: Silahlara Veda. Kitap konu itibariyle 1.Dünya Savaşını ve savaş koşullarından, durumlarından söz ediyor. Baş karakterimiz Henry bir teğmendir ve çok canlar kaybetmiştir. Arkadaşları birer birer ölümle yüzleşir... Henry bu savaş ortamında aşık olur ve savaş-aşk zıtlığını gözler önüne serer. Savaşın gereksizliği, anlamsız oluşunu Henry'in savaşa sırtını dönüp kaçmasından, aşka doğru yol almasından anlıyoruz. Catherine ile Henry aşkı bana biraz yavan geldi. Aşk, sevgi, fedakarlık duyguları maalesef çok işlemedi bana. Kitapta Hemingway'in yaşamından bölümler görüyoruz. Kendisi de savaş ortamına katılmış birisidir. Anlatım o kadar gerçekçi ki yazarın bir şeyler yaşamamış olması düşünülemez bile. Dili çok sadece ve akıcıydı. Mutlaka okunması gereken bir kitap.
Edebiyat
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Gerçeğin Tokadı Gibi Bir Roman Silahlara Veda
Puan vermedi·277 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2026 10:11
Spoiler uyarısı!!! Hemingway’in Silahlara Veda’sı, yalnızca bir savaş romanı değil; insan ruhunun savaşla, kaderle ve aşkla girdiği o bitmek bilmeyen hesaplaşmanın romanı. Hemingway’i daha önce okuyan özellikle Çanlar Kimin İçin Çalıyor’u deneyimlemiş biri zaten bilir: O asla yalnızca “olayları” anlatmaz. O insanın kalbine sinmiş kırılganlığı, sessiz acıları ve söylenmeyen gerçekleri anlatır. Bu yüzden Hemingway’i okurken hikâyeden ziyade hayatın kendisi akıyor sayfaların arasından. Ve gerçekten insanın içinden şu cümle geçiyor: “Hemingway yazsın, biz okuyalım.”Romanın merkezindeki Frederic Henry, klasik bir kahraman değil. Hemingway hiçbir zaman parlatılmış, kusursuz karakterler yaratmaz. Henry; korkuları, tereddütleri, bazen bencilliği ve bazen yenilgiyi bile kabullenen haliyle gerçektir. Aslında o, savaşın ortasına düşmüş herhangi bir insandır. Onun üzerinden Hemingway, savaşın yalnızca bedenleri değil, insanın iç dünyasını da nasıl paramparça ettiğini gösterir. Henry savaşta bir asker gibi görünse de iç dünyasında sürekli bir yolculuk hâlindedir: hayatla ölüm arasında, kalmakla kaçmak arasında, sorumlulukla özgürlük arasında gidip gelen bir insan.Catherine Barkley ise romanın duygusal omurgası. Yüzeyde bakıldığında yalnızca bir “aşk karakteri” gibi görünür ama kitap ilerledikçe onun aslında ne kadar güçlü, ne kadar derin ve ne kadar trajik bir figür olduğunu fark ediyorsun. Catherine’in sevgisi; masalsı, idealize edilmiş bir aşk değil. Aksine kırık, korkuları olan, kaybetme ihtimaliyle sürekli yüzleşen, buna rağmen tutunmaya çalışan bir aşk. Bu yüzden gerçek. Bu yüzden etkileyici. Savaşın paramparça ettiği bir dünyada sevgi onların sığınağı, nefes almalarını sağlayan son yer. Ama Hemingway’in dünyasında hiçbir sığınak mutlak güvenli değildir.Hemingway’in üslubu
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 19887,9bin okunma
9/10
·434 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2022 23:57
Silahlara Veda, Hemingway'in kaleminden okuduğum ikinci kitap. Beni yine şaşırtmadı diyebilirim, çünkü kitabın sonuna her geldiğimde "Neden?" diye soruyorum. Kitabın konusu, I.Dünya Savaşı'nda Teğmen olan bir adamın genel olarak verdiği mücadeleyi anlatıyor diyebiliriz. Teğmen'in teker teker silah arkadaşlarını kaybetmesi de bu mücadeleyi güçleştirmektedir, ölümün gerçekliğiyle yüzleşmiştir çünkü. Teğmen, savaş ile aşkın zıtlığını bir hemşireye aşık olmasıyla gözler önüne serer ve aynı zamanda savaşın mahmurluğunu, güçlüğünü,anlamsızlığını, gereksizliğini bize savaşı geride bırakıp aşka doğru bir kaçışla göstermiş olur. Okurken sanki siz de savaştaymışsınız gibi bir heyecana kapılıyorsunuz, bu yüzden kitabı istesenizde bırakamıyorsunuz. Dili gayet akıcı ve anlaşılır, okumanızı tavsiye ederim.
Roman
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma
Puan vermedi·296 syf.·
2018 37. kitabı
“Ernest Hemingway, ‘Dünya güzel bir yer ve de uğruna savaşmaya değer’ demiş. Ben cümlenin ikinci yarısına katılıyorum.” Seven | W. Somerset Bir üslup ve sadelik ki, en darlanılan zamanlarda, en yakın kulağa fısıldanan sözleri anımsatır. Bir iskemlede sessizce oturup, Hemingway’i dinlersin. Savaş buhranlarından sığınılan yaşama sevincini duyumsarsın. Arzuları için yalan söylemekten çekinmeyen, mutluluk veren her şeyi mübah kabul eden bir adam çıkar ortaya, özyaşamöyküsel olabileceği hissini çokça vererek… Elinde purosu, masada viskisi, denizin dalgalı sesi, yağmur altında ıslanan kedi, tren vagonlarının gürültüsü, geride bırakılan anılar, daha az gülüşler, daha çok savaş ve daha fazla aşk. 1. Dünya Harbi’nin patladığı yıllarda orduya gönüllü olarak katılan Amerikalı bir teğmen olan Frederic Henry, savaştan yaralı olarak kurtulan askerleri hastanelere sevk etme görevini üstlenir. Savaşın tüm şiddetiyle sürdüğü anlar, akla gelen yaşama sevincini ve bütün iyi şeyleri -ütopik de olsa- hayal etme, arzulama anlarıdır. Silahların ve bombaların insanlardan daha fazla konuştuğu bir zamanda, eşikte kalan bir ruh halinin bir şeylere kaçma arzusundaki keskinlik, savaşın bıraktığı izlerle doğru orantılıdır. Zorluklar karşısında hayatın dar koridorlarından geçmekte olan birinin tutum ve ciddiyeti, sıradan bir yaşantının unsurlarıyla karşılaştırılamaz elbette. Açlık orucundan sonra damakta artan tat duygusu gibi bir şeydir bu. Kendi kırılmalarımızla beraber dünyanın da karanlığa karışmasını isteyerek çamuru onda ararız, kendimizi doğru çıkarırcasına. Haksız da sayılmayız, kötülüğü kendisinin dışına çıkarmayan hapsolmuş insanın durumu, tabiatın kesin kanunları gibidir. Ölümler çok uzaktadır onun için. ‘’İlk bilmen gereken şey savaşın filmlerdeki gibi olmadığıdır.’’ İtalyan
Edebiyat
Silahlara VedaErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 20257,9bin okunma

Yazar Hakkında

Ernest HemingwayYazar · 48 kitap
Oak Park, İllinois'de doğdu. Hemingway, beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştı. Çocukluğunda eski bir müzisyen olan annesinden müzik dersleri aldı. İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesi olan Trapeze'de yayınladı. Yazılarında daha çok Ring Lardner etkisi gözlemleniyordu. 1917 yılında liseyi bitirdi. Lisenin ardından ailesinin isteğinin tersine üniversiteye gitmek yerine Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı. Hemingway'in liseden mezun olduğu bu yıllarda Avrupa'da I. Dünya Savaşı başlamıştı. ABD o yıllarda savaş konusunda tarafsız kalsa da daha sonra Nisan 1917 de savaşa girmesinin ardından Hemingway de orduya katılmak için başvurdu. Fakat Hemingway sol gözündeki bozukluktan dolayı orduya alınamadı. Ardından 1917 sonlarına doğru Kızılhaç'ın da gönüllü aldığını duyduğunda ilk başvuranlar arasındaydı. Ocak 1918'de Hemingway'in başvurusu kabul edildi ve ambulans şoförü olarak göreve alındı. Kızılhaç'ta çalışmaya başlar başlamaz gazetedeki işinden ayrıldı. Gazetede kaldığı kısa zaman içerisinde birçok yöntem ve de teknik öğrendi. Daha sonraki yıllarda o günleri "Gazetecilik yıllarında öğrendiğim kurallar en güzelleri idi ve de tüm yazarlık hayatım boyunca onları unutamadım" şeklinde hatırlayacaktı. Avrupa'da ilk olarak vardığı şehir Paris oldu. Orduda bir süre normal bir görevli olarak çalışmasının ardından ambulans şoförlüğüne geçti. 8 Haziran 1918 de birkaç adım ilerisinde patlayan bir Avusturya topu yüzünden ağır şekilde yaralandı. Yardım etmeye çalıştığı İtalyanlardan bir tanesi ölürken diğeri bacaklarını kaybetti. Aynı olay esnasında başka yaralı bir İtalyan askerini cepheye taşımaya çalışırken bacaklarından yaralandı. Yaşananların ardından İtalyan gazetelerinde kahraman olarak ilan edilip, İtalyan hükümeti tarafından Gümüş Onur Madalyası ile ödüllendirildi. Hemingway bu olayı bir mektubunda arkadaşına şu şekilde anlatıyordu: "Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu." Hemingway bu olayların ardından Milan’da bir hastanede tedavisini tamamlarken hemşire Agnes von Kurawsky ile tanıştı. Bu da onun ölümsüz eserlerinden olan "Silahlara Veda" (A Farewell to Arms) adlı eserini yazmasını sağladı. Tekrar ABD'ye dönen yazar ailesinin iş bulması için yaptığı baskılara rağmen sakatlığından dolayı ordunun verdiği parayla bir yıl kadar işsiz olarak yaşadı. Daha sonra 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. Aynı yıl içerisinde Chicago'ya göçtü. Toronto'da bulunan Daily Star adlı gazetede yazmaya başladı. Gazetede iş bulduktan sonra ilk iş olarak Paris'e taşındı. Paris yıllarında birçok yazarla tanıştı. Kendisine yavaş yavaş da olsa bir isim yapmaya çalıştı ama 1923 yılında eşinin hamile olduğunu fark edince çocuklarının Kuzey Amerika'da doğması için Amerika'ya döndüler. 1924 yılında ilk çocukları doğdu. Hemingway ailesi 1924'te tekrar Paris'e döndü. 1925-1929 yılına kadar olan dönemde Hemingway kendi yazarlık yıllarının en güzel örneklerini verdi. Bu yıllarda hiç tanınmayan bir yazarken birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasında girdi. İlk basılan romanı olan "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Güneş de Doğar" adlı eserinde savaş yorgunu bir askerin anılarını anlatan Hemingway 1929 yılında basılan "Silahlara Veda" adlı eseri ile çok büyük yol kaydetti. "Silahlara Veda"da yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Hemingway böylelikle savaşında anlamsızlığına değinmeyi amaçlıyordu. 1931'de Avrupa anılarından olan İspanya yıllarına dair "Öğleden Sonra Ölüm" adlı kitabını yazdı. Afrika'da yaptığı turla ilgili yazılarını ise Afrika'nın Yeşil Tepeleri adlı kitabında topladı. 1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde artık zirveye ulaştı. 1942'de Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne girdi. 1944'te Fransa çıkartmasına katıldı ve de Paris'in kurtuluşuna şahit oldu. 1950'de çok da başarılı olmayan "Irmaktan Öteye ve Ağaçların İçine" adlı eserlerini yazdı. 1952'de gerçek başyapıtı olan "Yaşlı Adam ve Deniz" adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiği ve de aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair olan fikirlerini belirtti. 1953'te aynı eseri ile Pulitzer Ödülünü aldı. 1954'te ise Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Hemingway tutkulu bir yaşamın ardından 1961 yılında Ketchum/Idaho'da kendini av tüfeği ile vurarak yaşamına son verdi. Fidel Castro ile kurduğu dostluk ve Castro'nun kişiliği onu çok etkilemiştir. Fidel Castro Hemingway'in ölümünün ardından, başkent Havana'da adına bir anıt yaptırmıştır.