Seni kim doğurdu yavrum,
Hangi ölümsüz bakire?
Dağlarda dolaşan Tanrı Pan'a
Gönlünü kaptıran mı?
Yüksek yaylalarda oturan
Loksias'la sevişen mi?
Belki Hermes'in oğlusun,
Kyllene dağının efendisi;
Belki de Bakkhos'un:
Doruklarda oturan,
Helikonda sık sık
Onlarla oynaşan;
Doğdun dünyaya birinden...
"Konuşurken gelmiş geçmiş, ileri sürülüp birakılmış bütün kuramlar bir salata gibi dökülüyordu ağzından. En tepede Karl Marx'ın görüşü vardı: Sermaye soyguna dayanıyor, bu çalınmış serveti geri almak da emeğin hem hakkı, hem ödevi oluyordu. Uygulamada ise Proudhon'un ardından gidip, ilkin aracıları ortadan kaldırma, kredileri halka geniş örgütlü bir banka eliyle dağıtma hayaline kaptırmıştı kendini; sonra Lasalle'in ortaya attığı, yeryüzünü kocaman bir sanayi kenti haline getirecek devlet kooperatiflerine gönül vermiş, ama denetleme güçlüğü yüzünden bundan da bıkmıştı; bir süredir tüm üretim araçlarının, kamulaştırılmasını öngören kollektivizme bağlanmıştı."