Gönderi

Özgürlüğünüzde ısrar ediyorum..
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2021 22:07
Jack Kerouac la yolculuğa çıkıyoruz.. Geçmişte bölük pörçük okuduğum kitabı tekrar okumadan hakkında bir şeyler yazmak kendime de haksızlık olacağından yeniden şöyle bir geçmek gerekiyordu, tabi inceleme için de biraz hafıza tazeleme biraz da araştırma.. Öncelikle, yazarımız Jack Kerouac ı tanımadan Yolda u anlayamayız, gerçi kitap hem içeriği hem yazılış tarzıyla 'Jack Kerouac aykırılığı'nı yansıtmaya yetiyorsa da bunun bir de okur gözüyle 'okunması' olmalı. Jack Kerouac in kağıt takıp çıkarmakla vakit kaybetmemek için koca bir ruloyu yerleştirdiği daktilo başına ülkenin doğusundan batısına her gidip geldiğinde başından geçenleri oturup, tek bir paragraf bile kullanmadan yaşam tarzında olduğu gibi hızlıca yazdıktan sonra bir basımevine atıp unuttuğu ruloyu neden sonra 7-8 yıl sonra kitap halinde yayınlamayı akıl ediyorlar.. *Rulonun başına gelen.. :)) Jack Kerouac'tan bahsedip de, adını verip damga vurduğu ve takip eden yıllarda bir kuşağa ilham kaynağı olan harekete değinmeden geçmek olmaz.. * Adımız: Beat Kuşağı.. İyi de neden 'Beat'? İnsanların beat hakkında ilk öğrenmek istedikleri ''Beat''in kelime anlamıydı. 'Beat' yapısı itibarıyla İngilizce'de daha çok negatif anlam ifade eden cümlelerde kullanılır, (dövmek, çarpmak, vurmak) Kerouac hareketi ile birlikte anılması kelimeye kişisel hırs ve materyalizmden arınmış, yeni bir yaşam ritmini niteleyen (beat-ing) kapsayıcı bir spiritüel anlam da kazandırmış. "Tepkimiz de ritmikti, böyle yaparak beat'in şiirsel bir süreklilik kazanmasını amaçladık.." der Kerouac. Temelde,1950'lerin birkaç savaş karşıtı yazar ve şairinin aykırı bir yaşamı deneyimleme serüveniyle başlayan Jack Kerouac liderliğindeki bu hareket Allen Ginsberg, Neal Cassady gibi 'çete' mensuplarıyla ilerleyen yıllarda, 60'lı, 70'lerin gençliğine de alternatif bir yaşam tarzı olarak rol model oluyor. Beat, adını, bir röportajında, bu aykırı ekol ile ilgili sorulan soruya karşı Kerouac tarafından o anda aldığı söyleniyor. İlle hızlı olacak ya.. *Her yönüyle aykırı :)) Kuşağa adını veren kahramanlarının sürekli beş parasız olduğu bu jenerasyon, yaşam tarzlarını ve eserlerini biçimlendiren 'Yol' teması ve dönemin Amerika'sında iş bulmak amacıyla ülkeyi baştan başa başıboş dolaşıp, yaptıkları uzun, amaçsız ve doğaçlama gelişen yolculuklarıyla tanınıyorlar.. Beat Kuşağına, sınırlı imkânlarla sınırsız sorumsuzluğu deneyen genç, heyecanlı, eylemleri spontane, diyalogları tutkulu, açık ve özgün bir cinsellik ve uyuşturucu deneyimlerine meraklı hızlı ve aykırı edebiyatçı çocukların kuşağı diyebiliriz.1950'ler Amerika'sının bu çılgın edebiyat akımının lokomotifleri, kitaplarında alışılagelmişin aksine suç, cinsellik, uyuşturucu, din karşıtlığı, alkol vb. ''tehlikeli'' konuları işlediklerinden, eserleri sürekli sansürleniyor. Fakat ne ilginçtir ki, yazarımız Jack Kerouac'ın bir kaç yıl içinde tüm gençlik tarafından kapış kapış satın alınan 'On the Road' rulosunun, (pardon kitabının :)) ) tüm Amerika'da tezgah altından satılmak zorunda olmasının nedeni, yasaklı olduğundan değil, raflardan, İncil'den sonra en çok çalınan kitap olmasıymış!. *Yasaklar işe yaramıyor anlayın artık! :)) Peki, dönemin hristiyan tutuculuğu karşısında birdenbire, her türlü özgürlük patlaması olarak ortaya çıkan bu gençlik ne istiyordu? *Ne istemiyordu ki? "Bana sorarsanız, gerçek yaşam hiç durmadan dosdoğru denize gitmektir.'' diye yaşamı tarif ediyordu Jack Kerouac meselâ. Ya da Jim Morrison.. “Dünyayı istiyoruz, hemen şimdi istiyoruz!.” diyordu. O ve diğerleri yasamdan beklentilerini 'varoluşçu bir bunalımla' gösterirken, sürekli arayış içerisindeki Beat Kuşağının artçı kalabalıkları da batıyı bir süre sonra tutup Buda Mistisizmiyle tanıştırıyor iyi mi? * O yaşlı ve huysuz papaz yağmurda dışarıda kalan bizim serserileri kiliseye almazsa olacağı buydu.. :))) Beat Kuşağının geniş kitlelere yayılması "Yol" ya da "Yolda olmak" la ilgilidir.. Peki "Yol" neden bu kadar anlam ifade edebilir? Hayır, cevap Kerouac'ın ifade ettiği; "Sizi yolculuğa çeken yolun sonu değil, yolun kendi de olabilir. Belki de sadece gitmeyi seviyorsunuzdur." basitliğinde anlatılamaz. Bunun birkaç nedeni var: Yol, sonu gelmeyen arayışın simgesidir ve Beat Kuşağı’nın felsefi özü olan Zen, dinamik meditasyon yöntemleriyle bu anlamı bulma üzerine kuruludur. Ancak, aranan anlam bir hedef değildir Beat ekolünde, anlam arayışın kendisindedir. Tam bu yüzden de anlam, arayışın sürekliliğine saklıdır.. * Biraz karışık, daha doğrusu süratli :)) Beat kuşağı kendi dönemlerinde olduğu kadar sonrasında da Bob Dylan, The Doors, The Rolling Stones, Jimmy Page'ten John Lennon, Pink Floyd'a bir çok rock, country şarkıcı ve gruplarına hatta James Dean ve günümüzün L. Di Caprio'su gibi gençlik idolü aktörlere ve sinema sektörüne de ilham kaynağı olmuştur, ki tüm zamanların en etkili rock gruplarından biri olan 'The Beatles', adını aldığı dönem itibarıyla 'Beat' etkileşimine ilginç bir örnektir meselâ.. Kerouac bir caz tutkunu aynı zamanda fakat, etkilediği müzikçilere bakınca.. Kitabı her okuduğumda bende çağrıştırdığı müzikse tarz ve kuşağın temposuna uygun olması bakımından hep yol hikâyelerine konu olan müzikler olmuştur. Gitarla az çok haşır neşir olan herkesin ajandasında mutlaka olan bir Styx klasiği Boat on the River mesela.. ''Take me back to my boat on the river, I need to go down, I need to come down..'' tıpkı bizim sevimli çeteyi yolculuklarına sevk eden içgüdüsel propramlarının vaadini sunar.. *Hadi bir daha dinleyelim :) youtube.com/watch?v=16VSqbj... Ve, yol hikayelerinin vazgeçilmez duraklarından hotellerin sıkça kullanılması, bir diğer grup Eagles klasiğini, unutulmaz şarkı Hotel California'yı çağrıştırır.. youtube.com/watch?v=l4dSZD3... Kitap; otostoplar, nerede akşam orada sabahlarla edebi anlamda bir seviye önermiyor fakat okuru, ''Özgürlüğünüzde ısrar ediyorum'' diyen 'ısrarcı' Kerouac, "Azizlerin hayatının cazibesine kapılmış, papaz olma hayalleri kuruyordum, ancak daha sonra şeytanın daha zevkli görünen yolunda kayboldum.." diyen Neal Cassady gibi bir 'günahkar' ve Molok şiiriyle şiirde sokağın devrimini yapan eşcinsel şair Allen Ginsberg gibi edebiyatçılarla tanıştırması bakımından edebiyata öyle olmazsa böyle konu oluyor.. :)) Haa! Allen Ginsberg deyip geçilmez tabi, kim mi o; Onun Uluma adlı şiir kitabı tabulara karşı atılmış yıkıcı bir tekmedir adeta.. Peki onun 1990'da Kumkapı'daki bir rakı masasında Can Yücel le otururken bir şiir yazıp bizimkinin önüne attığını bilir misiniz? Can Yücel'in çevirisiyle şiir bu; CAN YÜCEL Aynalar insan değil Aynalar insan Hem de ikisi Hem insan hem ayna İster Manhattan’ın doğu yakasında İster boğaz şehrinin Kumkapı’sında Herkes yalanları söyler Doğruları söyleyerek Yeni rakı masasındaki sarhoş ağızlar bile'' Şiir Ocak 1993'te PAPİRÜS Yayınları, 111. sayfada yayınlanmış.. Tabi Can Yücel düellodan kaçacak adam değil, o da bir kâğıda yazıp tıkıyor şişenin ağzına şiirini.. Onu da Allen Ginsberg le birlikte başka bir incelemede konu ederiz artık :/ *Konunun buraya gelmesi Kerouac'ın sorunu :))) Beat kuşağının Dünya Edebiyatına yaptığı felsefi ve edebi etkileri anlamlandırabilmek için Jack Kerouac, William S. Burroughs ve Allen Ginsberg in eserleri ile birlikte, Friedrich Nietzsche 'nin Böyle Buyurdu Zerdüşt, Wilhelm Reich ın Dinle Küçük Adam, Franz Kafka nın Mavi Oktav Defterleri, Jean-Paul Sartre nin Bulantı sı gibi temeli daha önce atılan sistemi silkeleyen kitapların da kuşağa etkilerini de gözardı etmemek lazım.. Kitap da, incelemesi de yoruyor, yol hali sonuçta.. :) Bu satıra kadar benimle yolculuk yapanlara sabırları için teşekkür ediyorum.. Kerouac, 'Hızlı yaşa, genç öl' mottosunun vücut bulmuş hali.. Bıraktığı izlerle bir dönemin aykırı çocuğu 47 yaşında, yaşam tarzına uygun *(lafa bak; yaşam tarzına uygun :))) nedenlerle hızını alamadan gidiyor.. Bekliyordun, konuşmuştuk.. Senin sözünle; 'seversin sen bunu' Caner the CahilBender ✰ kardeşim :) Eyvallah..
1000Kitap
YoldaJack Kerouac · Ayrıntı Yayınları · 20121,982 okunma
··1 alıntı·
3.930 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ayrıca Kerouac Rulo fikrini Neal'dan araklamıs diye rivayet edilir. Aslı astarı nedir bilemem 🤷‍♂️
Sene 17-18 Çantayı uyku tulumunu vurdum sırtıma elimde bu orijinal Rulo ile vurdum kendimi yollara. Çantada Platon'un Devlet kitabı ile Son Başkaldırı kitabının ilk denemelerini yazdığım kağıt tomarı var. Bir hocam "iyi bir felsefecinin iki özelliğe sahip olması gerekir: sağlam bir kafa ve sağlam bir popo çünkü felsefe günümüzde oturarak yapılır" derdi. Ben buna bir başkaldırı olarak çıktım yollara. Çünkü Jaspers'in dediği gibi "Felsefe YOLDA olmaktır." kaç gün elimde o RULO ile kamp attım hatırlamıyorum. Kerouac'ı iliklerine kadar yaşamış, SüperTramp bir Adventuresome olarak teşekkürü bir borç bilirim üstad. Hürmetle. Çünkü yolda olmak YOLDA olmaktır. 🍀🐾💫