Wolfgang Borchert , 2.dünya savaşında Alman askeridir.Ruslarla savaşmıştır.Savaşta hem difteri, hem sarılık kapmıştır.Ağır yaralanmıştır.Ama bozguncu görüşlerinden dolayı, ona iyi bir bakım yapılmamıştır.Hatta cezaevinde de tutulmuştur.1947 de yani savaştan 6 sene sonra, İsviçre de uğruna savaştığı ülkesinden uzakta ölümü tatmıştır. Ölümünden tam 1 gün önce Kapıların Dışında kitabının Hamburg ta ilk oyunu oynanmıştır.30 Tiyatroda oyunu oynandı.Biri de Türkiye de.İstanbul da.Hiçbirini göremedi.
Kitabın çeviri hikayeside ilginç. Behçet Necatigil Tercümanlık Bürosuna Almancası iyi olduğundan dolayı bu kitabın ilk Türkçe metnini gönderiyor.Ama kitabın antimilitarist olmasından dolayı çeviri kabul görmüyor.Bol süslü cümlelerle red ediyorlar.Yıllar sonra oyunu Behçet Necatigil çevirisinden İstanbul da oynanıyor.Ardından da De Yayınevi kitabı basıyor.Yıllar sonra da bildiğiniz üzere Can basıyor. Behçet Necatigil tüm bu görüşmeleri hatta kitabın çevirisini Wolfgang Borchert in annesine gönderiyor ve annesinden de fotoğraflı teşekkür yazısı alması da dahil hepsini Can Yayınlarına yazarımızın kızı Ayşe Sarısayın veriyor.Günümüze kadar bu ilginç hikayenin metinleri orjinal nüshaları ile günümüze kadar geliyor yani.
Kitaba gelecek olursak : Bir tiyatro.İsim seçimi harika olmuş önce bunu söylemem gerekiyor.İkincisi Johann Wolfgang Von Goethe nin, Faust kitabını okuyorum gibi geldi bir ara.Bence yazar etkilenmiş bu eserden ki kitabın içinde de çeşitli yerlerde Goethe nin adı geçiyor.Belli ki sevdiği, saygı duyduğu bir isim.Allah(cc) ı konuşturma muhabbeti, Ölümü konuşturma muhabbeti aynı olmakla birlikte beni yine rahatsız etti.Savaş karşıtı bir kitap olması ve verdiği mesaj iyiydi.Ama intihar düşüncesi ve Allah(cc)a isyan, kader sorgusu, bezmişlik, bıkmışlık,olumsuz bakış açısı olarak sağlıksız ve psikolojik olarak insanları etkileyebilecek düzeyde olduğundan zararlı buldum.Bu nedenle 18 yaş altı, psikolojik sorunları olan kişiler okumamalı.
Kitabın baş karakteri Bechmann.Ölme isteği olan, intiharı düşünen bir kişi olarak ilk karşılarız onu.Savaşta kendi sorumluluğundaki 11 kişinin ölümünü kaldıramaz.Dizkapağı yoktur.Evlidir ama aldatılmıştır savaş esnasında.İşleri hiç yolunda gitmez.Herkes kötüdür.Kime gitse işi ters gider.Uykusuzdur, düşüncelidir, bıkmıştır.Tüm yaşadıkları onu intihar düşüncesi açısından haklı çıkarır.Savaşın faydasız bir şey olduğunu sürekli isyanlarıyla dile getirir.Özellikle öteki ile konuşmaları iyidir.
Mesajları kitabın netti.Basit bir anlatımı vardı.
Puanım 7.
Eric Fromm'un İnsanın Anlam Arayışı kitabını tavsiye ederim. Bu kitapta da esir kampında yaşadıklarını anlatıyor yazar. En kötü şartlarda dahi insanın hayatına anlam bulabileceğini öğretiyor. Okunası bir kitap :)